<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Siyasette Bugün &#187; muhalefet</title>
	<atom:link href="https://www.siyasettebugun.com/?feed=rss2&#038;tag=muhalefet" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.siyasettebugun.com</link>
	<description>Siyasette Bugün</description>
	<lastBuildDate>Tue, 21 Apr 2015 08:15:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr-TR</language>
		<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
		<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=4.0.7</generator>
	<item>
		<title>TOPLANTIYA KATILMAMA SEBEBİ; KİŞİSEL DEĞİL, İLKESEL</title>
		<link>https://www.siyasettebugun.com/?p=2459</link>
		<comments>https://www.siyasettebugun.com/?p=2459#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 26 Aug 2014 08:15:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[cumhurbaşkanı]]></category>
		<category><![CDATA[danıştay]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[feyzioğlu]]></category>
		<category><![CDATA[mahir ünal]]></category>
		<category><![CDATA[muhalefet]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yargıtay]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.siyasettebugun.com/?p=2459</guid>
		<description><![CDATA[AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, CHP’nin genel başkan adaylığı için toplantılar ve konuşmalar yapan, ana muhalefet partisinin genel başkan adaylığına dönük bir takım sinyaller veren Feyzioğlu’nun, kendisine mikrofon uzatılmasıyla yine hiç de hoş olmayan konuşma yapacağı düşünülerek Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ilkesel olarak katılmak istemediğini ifade etti. Mahir Ünal&#8217;ın açıklamaları şöyle oldu: FEYZİOĞLU’NUN KONUŞMASI MUHALEFETTEKİ BOŞLUKTAN [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, CHP’nin genel başkan adaylığı için toplantılar ve konuşmalar yapan, ana muhalefet partisinin genel başkan adaylığına dönük bir takım sinyaller veren Feyzioğlu’nun, kendisine mikrofon uzatılmasıyla yine hiç de hoş olmayan konuşma yapacağı düşünülerek Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ilkesel olarak katılmak istemediğini ifade etti. </p>
<p>Mahir Ünal&#8217;ın açıklamaları şöyle oldu:</p>
<p>FEYZİOĞLU’NUN KONUŞMASI MUHALEFETTEKİ BOŞLUKTAN KAYNAKLI</p>
<p>“Ana muhalefette yaşanan boşluk çeşitli semptomlar ortaya çıkarıyor. Sayın Feyzioğlu’nun isminin genel başkan adaylarının arasında geçiyor olması, o günden itibaren gözlenebilir bir şeydi. Danıştay konuşmasından hemen sonra çok net bir şey ortaya çıktı ki; muhalefette oluşan boşluk birçok insanın o boşluğu doldurmak adına bir takım siyasi yatırımlar yaparak ve bu siyasi yatırımlarla çoğu zaman bir siyasi şova dönüştürme hevesi içerisinde olduğu ortaya çıktı. Ve bunun en çarpıcı örneği de Danıştay’da yaşanan örnekti. Yani Metin Feyzioğlu’nun orada bir buçuk saat bütün teamülleri yok sayarak, adeta o eski Türkiye’nin yargısının siyasete parmak sallayan ve ona ayar verme alışkanlığının bir tekrarı mahiyetinde ve muhalefetteki boşluğu doldurmaya dönük de çeşitli işaretler içeren bir konuşmaydı.</p>
<p>TOPLANTIYA KATILMAMA SEBEBİ; KİŞİSEL DEĞİL, İLKESEL</p>
<p>&#8220;Sayın Cumhurbaşkanımızın Yargıtay’daki toplantıya katılmamasını kişisel olarak görmemek lazım. Sayın Cumhurbaşkanımız bu toplantıya kişisel olarak değil, “Baro Başkanı katılacaksa, ben katılmayacağım” demesi tamamen ilkesel bir durumdan kaynaklanıyor, kişisel değil.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.siyasettebugun.com/?feed=rss2&#038;p=2459</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8221;YARI BAŞKANLIK SİSTEMİ GELİYOR”</title>
		<link>https://www.siyasettebugun.com/?p=2250</link>
		<comments>https://www.siyasettebugun.com/?p=2250#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 05 Aug 2014 16:53:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[başkanlık]]></category>
		<category><![CDATA[bulut]]></category>
		<category><![CDATA[fransa]]></category>
		<category><![CDATA[israil]]></category>
		<category><![CDATA[muhalefet]]></category>
		<category><![CDATA[tüsiad]]></category>
		<category><![CDATA[yiğit]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.siyasettebugun.com/?p=2250</guid>
		<description><![CDATA[&#160; YARI BAŞKANLIK SİSTEMİ GELİYOR” Türkiye’de yeni bir liderlik mekanizması doğuyor. Bundan sonra ne olacağını meydanlar anlatıyor. Yüzde 55-58-60 almış, seçilmiş bir cumhurbaşkanı, yanında kim olursa olsun daha düşük bir oyla seçilmiş bir Başbakan sistemin nasıl değişeceğini bize gösteriyor. Halkın cumhurbaşkanını seçmesi, yarı başkanlık sistemidir. Fransa da bir yarı başkanlık sistemidir. Fransız Başbakanı’nın ismini biliyor [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p><strong>YARI BAŞKANLIK SİSTEMİ GELİYOR”</strong></p>
<p>Türkiye’de yeni bir liderlik mekanizması doğuyor. Bundan sonra ne olacağını meydanlar anlatıyor. Yüzde 55-58-60 almış, seçilmiş bir cumhurbaşkanı, yanında kim olursa olsun daha düşük bir oyla seçilmiş bir Başbakan sistemin nasıl değişeceğini bize gösteriyor. Halkın cumhurbaşkanını seçmesi, yarı başkanlık sistemidir. Fransa da bir yarı başkanlık sistemidir. Fransız Başbakanı’nın ismini biliyor musunuz? Bilmiyorsunuz. Ben 30 sene Fransızca okudum, 20 sene Fransa’da orada burada çalıştım. Ben de bilmiyorum. Fransız Başbakanı’nın adını bilmiyorum, hiç öğrenmedim. Ama Fransız Cumhurbaşkanı’nın adını biliyorum. Türkiye aynı sistemle yönetilecek 10 Ağustos’tan sonra. Yarı Başkanlık sisteminde halkın yüzde 55’lerle, 60’larla seçtiği bir cumhurbaşkanı anayasanın kendisine verdiği yetkilerle cumhurbaşkanı devletin başıdır diyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://www.siyasettebugun.com/wp-content/uploads/Yiğit-Bulutun-SAÜ-Konferansı-Ertelendi.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2251" src="http://www.siyasettebugun.com/wp-content/uploads/Yiğit-Bulutun-SAÜ-Konferansı-Ertelendi.jpg" alt="Yiğit-Bulutun-SAÜ-Konferansı-Ertelendi" width="663" height="345" /></a></p>
<p><strong><br />
“İHSANOĞLU’NU GÖNDERENLE DERVİŞ’İ GÖNDEREN AYNI”</strong></p>
<p>2001 yılında DSP ve MHP ABD’den uçağa konan, uçağa Merkez Bankası Başkanı olarak binen, Türkiye’ye süper yetkili bakan olarak inen Kemal Derviş’in önünde ceket iliklemediler mi? Ha Derviş ha İhsanoğlu. İkisi de aynı uçağa konulan kişidir. Sadece etiketi değişiktir. Yurt dışından gönderilen ve budur arkadaş denilen isimlerdir bunlar. Yurt dışında Kemal Derviş’i kimler gönderdiyse, yurt içinde onu kimler karşıladıysa, hangi holding medyası onu nasıl başbakan yapacak şekilde senaryoları kaleme aldıysa, parti kurdurmaya çalıştıysa, cebine kim para koyduysa bugünkü ‘Çatı aday’ formülünün arkasında da aynı güç odakları vardır. Başka bir şey aramaya gerek yok.</p>
<p><strong>“MUHALEFET LİDERLERİ KOLTUKLARINI KAYBEDECEK”</strong></p>
<p>Bu yöntem tutmayacak. Çok kötü bir sonuç verecek, bunu tezgahlayanlar için. Bu seçimin sonunda muhalefet partilerindeki taban başkaldıracak ve muhalefet partilerinin liderleri koltuklarını kaybedecek.<br />
<strong>“HOLDİNG MEDYASININ YÜZDE 66’SI ALMAN SERMAYESİ”</strong></p>
<p>Almanya’nın Türkiye ile ilgili çok ciddi tasavvurları oldu geçmişte. Osmanlı imparatorluğunun yıkılmasında, T.C. Devletinin vesayet altına alınmasında, Türkiye’deki holding medyasının yüzde 66’sı Alman sermayesidir. Türkiye’de geçmişte ne zaman medya patronlarına yönelik yargı yoluyla bir adım atmıştır, ertesi gün Alman devleti bu arkadaşlara madalya takmıştır. Bu benim adamım, dokunamazsın demekti bu. Almanya’nın son dönemde verdiği tepkiler kendini net olarak ortaya koyuyor. Almanya sanıyor ki burası hala Osmanlı Devleti’nin son günleri veya T.C. devletinin ilk 80 yılı gibi, 2023’e kadar istediğini yapacak, bu ülkede başbakan belirleyecek, ayağına çağıracak, brifing, emir verecek. Türkiye’de beslediği medya patronlarıyla başbakanları tokatlayacak. Yok böyle bir Türkiye artık.</p>
<p><strong>“TÜSİAD İSRAİL ALEYHİNE NEDEN İLAN VERMİYOR?”</strong></p>
<p>Ben buradan TÜSİAD’a sesleniyorum. Eskiden bu ülkenin başbakanları aleyhine ilanlar verirdiniz. “Başbakan istifa etsin” diye. Gazze’de binlerce kadın ve çocuk öldürüldü. Bir tane İsrail’in aleyhine ilan versenize gazeteye. Parasını ben vereceğim. Ama altına adınızı yazacaksınız, yazamazlar. Bu ülkenin başbakanına posta koymak kolay, bu ülkenin başbakanına küfür etmek kolay, hadi bakalım İsrail ile ilgili tek kelimelik ilan verin. Gezi olaylarında 8 bin kişi yaralandı diye yalan ilan vermek İngiltere’deki zaman gazetesine kolay, İsrail aleyhine tek kelime zor. Hadi TÜSİAD Başkanı çık, “İsrail katliam yapıyor, katil devlettir” de. Yarın çıkıp özür dileyeceğim. Söyleyemezler. Çünkü içerdeki yerleşik düzen, holding medyası, Paralel Yapı, bunların hepsi İsrail beslemesidir.</p>
<p><strong>“KÜRESEL CASUSLUK ÖRGÜTÜ”</strong></p>
<p>Küresel bir casusluk örgütünden bahsediyoruz. İçerdeki taşeronun kim olduğu sorguladığımız konular. Başbakan eğer Fransız Başbakanı ile Türkiye’nin alacağı nükleer santrallerini konuşuyorsa bunu da kaydediyorlarsa, arada gidip gelen mesajları kırıyorlarsa bu bir casusluk faaliyetidir. Sen ne yapacaksın? Nükleer santral ihalesine rakip mi olacaksın? Niye Başbakan’ın nükleer santralle ilgili görüşmesini kaydetmeye çalışıyorsun? Zaten Türk devleti bunu kaydedip arşive koyuyor. Gizli bir görüşme değil. Ama bunu kaydediyor ve başka bir ülkeye bunu servis ediyor.</p>
<p><strong>“DAHA NELER NELER ORTAYA ÇIKACAK”</strong></p>
<p>Daha öyle şeyler ortaya çıkacak ki -Şu anda söylemek istemiyorum, söylemem de doğru değil- Türkiye’deki insanlar o kadar büyük bir şaşkınlığa kapılacak. Ortaya çıkan yapının büyüklüğünden dolayı ve neler yaptığından. T.C. Devletinin MİT Müsteşarı’nı sen Türkiye’nin milli menfaatlerini Ortadoğu’da koruduğu ve operasyon yaptığı için tutuklamaya kalkarsan bu operasyonlar senin kim olduğunu bulana ve seni ininden çıkarıp tutuklayana kadar devam edecek.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.siyasettebugun.com/?feed=rss2&#038;p=2250</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Barış Süreci, Ekonomi ve Mısır Meselesi</title>
		<link>https://www.siyasettebugun.com/?p=2236</link>
		<comments>https://www.siyasettebugun.com/?p=2236#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 Aug 2014 11:01:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[barış süreci]]></category>
		<category><![CDATA[bdp]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[demirtaş]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[iktidar]]></category>
		<category><![CDATA[kürt]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>
		<category><![CDATA[mısır]]></category>
		<category><![CDATA[muhalefet]]></category>
		<category><![CDATA[öcalan]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.siyasettebugun.com/?p=2236</guid>
		<description><![CDATA[Siyasi Gündeme Dair Değerlendirmeler: Barış Süreci, Ekonomi ve Mısır Meselesi “Mutlu Son” ‘lar Yakın mı? Mesele Kürtlere ayrıcalık çerçevesinden çıkartılıp, Türkiye’nin demokratikleşmesi bağlamına oturtulduğu müddetçe süreç krizlere rağmen ilerler kanısındayım. Barış sürecini hükümeti sıkıştırmak için kullanan ülke içi ve dışı mihraklar olduğunu görmemek için kör olmak gerekir. Şu anda ekonomi ve barış süreci en kırılgan [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Siyasi Gündeme Dair Değerlendirmeler:</p>
<p>Barış Süreci, Ekonomi ve Mısır Meselesi<br />
“Mutlu Son” ‘lar Yakın mı?</strong></p>
<p>Mesele Kürtlere ayrıcalık çerçevesinden çıkartılıp, Türkiye’nin demokratikleşmesi bağlamına oturtulduğu müddetçe süreç krizlere rağmen ilerler kanısındayım.<br />
Barış sürecini hükümeti sıkıştırmak için kullanan ülke içi ve dışı mihraklar olduğunu görmemek için kör olmak gerekir. Şu anda ekonomi ve barış süreci en kırılgan noktalardır. Öcalan’ın; elinin kuvvetli olduğunu düşünerek, bundan faydalanmak adına elinden geleni yaptığını görüyoruz. PKK’nın kendi içerisinde de çözüm sürecini desteklemeyen bir kesimin olduğu da göz ardı edilmemeli. Provakatif küçük alevlenmelerin, yangına dönüşmemesi adına çok hassas olunması gerekir. Barış sürecinin aktörleri arasındaki görüş farklılıklarını göz ardı etmeden, genel stratejiye bakarak doğru teşhis ile yola devam edilmelidir.</p>
<p><strong>Barış Sürecinden Çok Karalama Politikası Yürüten Muhalefet</strong></p>
<p>Muhalefeti çözüm süreci pek ilgilendirmiyor gibi gözüküyor. Onların tek derdi; iktidarın değişmesi ya da en azından yıpranması… Barış sürecinin sekteye uğraması halinde AKP’nin ağır bir hasar alacağını düşünüyorlar. Söylemlere ve tutumu doğru şekilde analiz ettiğinizde, muhalefetin özellikle CHP’nin sadece süreçten kendi adlarına “nasıl fayda sağlarız” fikri ile hareket ettiklerini görmek çokta zor olmasa gerek… CHP Genel Başkanı’nın büyük sıklıkta yaşadığı kafa karışıklığı ve zihin karmaşası kendi ülkesine zarar vermekten başka bir işe yaramıyor.</p>
<p>Dinime küfür eden, Müslüman olsa… “<br />
Bu lafı birçoğunuz bilirsiniz, ben tam da muhalefetin tavrını bu şekilde tanımlıyorum. İktidarın Türk halkına verdiği onca hizmeti görmezden gelip aynı zamanda halk için hiçbir proje üretmeyip, sadece karalama yöntemi ile hareket etmeleri gerçekten halkı aptal yerine koyduklarını zannetmekten başka bir şey değil… Halk artık daha bilinçli, daha sürecin içerisinde aktif… O yüzden küçük oyunların bir adım ötesine geçip, halka hizmet için bir adım atmalarını tüm iyi niyetimle muhalefetten diliyorum. MHP’ye baktığımızda, ellerinde “milliyetçilik” ten başka hiçbir şey olmadığını görmek için çok üst seviyede bir siyasi bilgiye ihtiyacımız yok.<br />
Gelelim barış sürecini siyasal rekabete dönüştürmeye çalışmalarına… Süreç sadece AK Parti ve BDP’nin çalışması olarak görülmekten çıkarılıp, Türk toplumunun ortak problemi gibi algılanır ve baltalanmaktan vazgeçilir ise, sorunsuz bir “mutlu son” olacağını düşünüyorum. Bu noktada temel ilke ise; diyalog ve uzlaşma adına karşılıklı iletişimi korumak. Konuşmak, dinlemek ve her şeyden önemlisi anlamak- anlaşılmak çok önemli. Silahların gürültüsü kesildiği anda sesler duyulabilir hale geliyor.</p>
<p><strong>Medyanın Doğru Tavrı</strong></p>
<p>Medya öyle büyük bir güçtür ki, hem savaşın, hem de barışın destekçisi olabilir. Gelelim barış sürecindeki medyanın rolüne… Barış sürecinin Türkiye’nin geleceği için ne kadar önemli olduğunu kısa sürede kavrayan medya, bilinçli bir şekilde sürecin çözümlenmesine destek vermektedir. Zaten kim savaş ister ki?… Bu süreci desteklemeyenlerin vatanına karşı iyi niyetinden şüphe ettiğimi de eklemek isterim.</p>
<p><strong>Barış Süreci ve Ekonomi</strong></p>
<p>Barış sürecinin olumlu gelişmesi en çok Türkiye ekonomisi bakımından önemli. Bu boyutu nedense bazı taraflarca ikinci plana atılıyor. Terörün sona ermesi ile kaynaklar askeri harcamalar yerine sosyal refah alanına kaydırılacaktır, böylelikle genç ve üretken nüfus kaybı büyük olanda önlenecek, ciddi bir üretim ve pazar alanı ulusal ekonomiye kazandırılabilecektir. İşte tam da bu yüzden de çözüm sürecinin başarıya ulaşması şarttır. Bölgeye yönelik teşvikler ve bunun sonucunda gerçekleşen yatırımlar, ülkenin doğusu ve batısının birbiriyle eklemlenmesine ve iktisadi akışın sağlanmasına yol açacaktır. Bu zincirleme sürece büyüyen ve gelişen Türkiye’ye yönelik adımlar olarak bakmak gerekir.</p>
<p><strong>Dünya Gündemi- Mısır Meselesi</strong></p>
<p>Mısır’da yaşanan katliam hiçbir şekilde kabul edilemez ve affedilemez… Devamlı olarak İslam dünyası üzerinde oyunlar oynanıyor tuzaklar oluşturuluyor. Bu katliama sessiz ve tepkisiz kalmak insanlık dışıdır. Uluslararası medya Türkiye’de polisin hukuk dâhilinde kullandığı biber gazını günlerce abartılı bir şekilde yer verirken, bu darbeye karşı neden sessiz kaldıkları bilinmez. Yüzlerce kişinin öldüğü bir katliamı göz ardı etmek, kabul edilemez…<br />
Dualarımız Mısır halkı ile…</p>
<p><strong>Timur Özgönül<br />
TMR Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.siyasettebugun.com/?feed=rss2&#038;p=2236</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
