<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Siyasette Bugün &#187; kredi</title>
	<atom:link href="https://www.siyasettebugun.com/?feed=rss2&#038;tag=kredi" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.siyasettebugun.com</link>
	<description>Siyasette Bugün</description>
	<lastBuildDate>Tue, 21 Apr 2015 08:15:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr-TR</language>
		<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
		<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=4.0.7</generator>
	<item>
		<title>Erdoğan resti çekti, ABD ve Avrupa harekete geçti</title>
		<link>https://www.siyasettebugun.com/?p=2723</link>
		<comments>https://www.siyasettebugun.com/?p=2723#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Sep 2014 11:47:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[amerika]]></category>
		<category><![CDATA[cumhurbaşkanı]]></category>
		<category><![CDATA[DERECELENDİRME]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[kredi]]></category>
		<category><![CDATA[recep]]></category>
		<category><![CDATA[tayyip]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.siyasettebugun.com/?p=2723</guid>
		<description><![CDATA[Uluslararası Kredi Derecelendirme Kuruluşları&#8217;nın Türkiye’ye yönelik not güncellemesi öncesinde ardı ardına yaptığı açıklamalar hükümetin sabrını taşırdı. &#160; &#160; Tüm gelişmelere rağmen yapılan negatif açıklamalar üzerine Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, kredi derecelendirme kuruluşlarının teknikten uzak siyasi olarak aldıkları tavırlarını değiştirmemeleri halinde bu kuruluşlarla ilişkilerin kesilebileceğini belirterek yaşanan tartışmalara son noktayı koydu. Cumhurbaşkanı Erdoğan&#8217;ın bu çıkışının arka planına [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası Kredi Derecelendirme Kuruluşları&#8217;nın Türkiye’ye yönelik not güncellemesi öncesinde ardı ardına yaptığı açıklamalar hükümetin sabrını taşırdı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://www.siyasettebugun.com/wp-content/uploads/images4.jpg"><img class="aligncenter  wp-image-2724" src="http://www.siyasettebugun.com/wp-content/uploads/images4.jpg" alt="images" width="593" height="409" /></a></p>
<p>Tüm gelişmelere rağmen yapılan negatif açıklamalar üzerine Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, kredi derecelendirme kuruluşlarının teknikten uzak siyasi olarak aldıkları tavırlarını değiştirmemeleri halinde bu kuruluşlarla ilişkilerin kesilebileceğini belirterek yaşanan tartışmalara son noktayı koydu.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan&#8217;ın bu çıkışının arka planına bakıldığında ise Türkiye&#8217;ye yapılan haksızlıkların ciddi anlamda sabırları zorladığı görülüyor.</p>
<p>TÜRKİYE&#8217;NİN NOTU NAMİBYA İLE AYNI</p>
<p>Kredi derecelendirme kuruluşlarından hak ettiği notu bir türlü alamayan Türkiye göstergelere bakıldığında İspanya ile aynı notu paylaşması gerekirken inanılması güç ama ismini dahi belki ilk defa duyacağınız Barbados ve Namibya gibi ülkelerin de yer aldığı Kostarika, Kolombiya, Endonezya, Romanya, Tunus ve Uruguay ile aynı notu paylaşıyor.</p>
<p>YATIRIMCI ARTIK DİNLEMİYOR</p>
<p>Avrupa&#8217;nın en hızlı büyüyen ülkesi olmasına rağmen 2007 yılından bu yana olumsuz raporlar yayınlayan kredi derecelendirme kuruluşlarının aksine Türkiye’ye giren doğrudan yabancı yatırım oranı ise her geçen yıl daha da artıyor. 2013 yılı itibarıyla Türkiye’de 36.500’in üzerinde yabancı sermayeli şirket faaliyet gösterirken, doğrudan yatırım oranı ise yılın ilk altı ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 28 arttı. Bu da yapılan açıklamaların artık yatırımcı nezdinde bir anlam ifade etmediğini gösteriyor.</p>
<p>TÜRKİYE HİÇBİR ŞEY KAYBETMEZ</p>
<p>Konuyla ilgili görüşüne başvurduğumuz Türk Hava Kurumu Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Ünsal Ban, kredi derecelendirme kuruluşları ile çalışılmamasının Türkiye&#8217;ye hiçbir şey kaybettirmeyeceğini öne sürerek çok ilginç bilgiler paylaştı.</p>
<p>AVRUPA VE ABD ÇOKTAN HAREKETE GEÇMİŞ</p>
<p>Prof.Dr. Ban, alınan hatalı kararlar sonrasında ABD ve AB’nin kredi derecelendirme kuruluşlarının etki alanlarını sınırlayan düzenlemeleri hayata geçirdiğini belirterek , ‘’ABD’de 2010’da Dodd-Frank yasasına göre bankaları derecelendiren reyting kuruluşlarının inceleyebileceği veri seti daraltılıyor. Bu yasayla kredi derecelendirme kuruluşlarının inceleme alanının büyük kısmı devletin denetleyici organlarına taşınıyor. Reyting kuruluşları denetlenmeye başlandı. Yani Avrupa ve Amerika bu reyting kuruluşlarına güvenmiyor.’’ diye konuştu.</p>
<p>DİNAMİTİ ELLERİNDEN ALMAMIZ LAZIM!</p>
<p>Reyting kuruluşlarının dibe vurmuş durumda olduğunu da sözlerine ekleyen Prof.Dr. Ban, ‘’ Bunların elinde bir dinamit var. Bu dinamiti bunların elinden almamız lazım. Buna günümüzün atom bombası da diyebiliriz. Çünkü yanlış bir karar aldıklarında her şeyi mahvedebiliyor.’’ dedi.</p>
<p>RAPORLARIN YÜZDE 85’İ YANILTICI ÇIKTI</p>
<p>Derecelendirme kuruluşlarında çalışan kişilerin yaş ortalamasının oldukça düşük ve yeni mezunlardan oluştuğunu da belirten Prof.Dr. Ban, bu kişilerin ellerine bir takım verirlerin verildiğini ve bu veriler üzerinden değerlendirme yapmaları istendiğini aktararak, yaptığı bir araştırmaya göre; söz konusu kuruluşların yayınlamış olduğu raporların yüzde 85’nin yatırımcıyı ters köşeye yatırdığını ve al dediklerinde satanın karlı, sat dediklerinde ise alanın karlı olduğunu yani tam tersi pozisyon alanların çoğunlukla kazandığının görüldüğünü söyledi.</p>
<p>İYİ NOT VERDİKLERİ BATIYOR!</p>
<p>Türkiye’de yaşanan ufak bir gerilimde dahi negatif mesajlar vermekten çekinmeyen kredi derecelendirme kuruluşlarının geçmişinin de çok parlak olmadığı ortaya çıktı.</p>
<p>Kredi derecelendirme kuruluşları tarafından Türkiye ile ilgili 1994’de yayınlanan bir raporda ekonomiye övgüler dizilerek yatırım yapılabileceği vurgulanırken rapordan birkaç ay sonra 5 Nisan1994’te çıkan krizle birlikte devalüasyonun patlak verdiği görülüyor.</p>
<p>Öte yandan yakın zamanda komşumuz Yunanistan ile ilgili risklerin konuşulduğu dönemde kredi kuruluşlarının borçluluk durumunun abartıldığını ve yanıltıcı bilgilere dayatıldığını öne sürerek ülkenin notunu korumasının ardından 6 ay sonra Yunanistan&#8217;ın battığı ve yaşanan bu çöküşün ardından harekete geçen derecelendirme kuruluşlarının bu seferde notları acımasızca dip seviyelere çektiği gözleniyor.</p>
<p>Yunanistan’dan sonra Portekiz’e yönelik de ardı ardına alınan not indirme kararları başta OECD ve Avrupa Komisyonu olmak üzere birçok kesimin tepkisini çekerken, Avrupalı uzmanlar da derecelendirme kuruluşlarının hatalı not verdiğini yüksek sesle dile getirip, kredi notlarının arka planın iyi incelenmesi gerektiğine vurgu yapıyor.</p>
<p>Kredi derecelendirme kuruluşlarının en büyük mağdurlarından biri de Amerika.2008 yılında patlak veren Mortgage krizi öncesinde olumlu bir tablo çizerek yatırımcıyı uyarmakta geç kalan kredi derecelendirme kuruluşlarının kriz sonrasında ise notları bir bir kırarak adeta yangına körükle gittikleri görülüyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.siyasettebugun.com/?feed=rss2&#038;p=2723</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Babacan yine uyardı: Dikkatli olmalıyız!</title>
		<link>https://www.siyasettebugun.com/?p=2683</link>
		<comments>https://www.siyasettebugun.com/?p=2683#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Sep 2014 10:32:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[ali babacan]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[BABACAN]]></category>
		<category><![CDATA[BANK ASYA]]></category>
		<category><![CDATA[banka]]></category>
		<category><![CDATA[cari açık]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[faiz]]></category>
		<category><![CDATA[kredi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.siyasettebugun.com/?p=2683</guid>
		<description><![CDATA[İstanbul Finans Zirvesi&#8217;nde konuşan Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, büyümeyle ilgili cari açığa dikkat çekerek dikkatli olunması gerektiğine vurgu yaparken büyümenin kaliteli ve sürdürülebilir olması gerektiğini de belirtti. Kredi derecelendirme kuruluşları ile ilgili Türkiye&#8217;ye daha fazla özen göstermeleri gerektiğinin de altını çizen Babacan, Bank Asya ile ilgili ise yetkili kurumun BDDK olduğuna işaret ederek kendilerinin gerekli [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Finans Zirvesi&#8217;nde konuşan Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, büyümeyle ilgili cari açığa dikkat çekerek dikkatli olunması gerektiğine vurgu yaparken büyümenin kaliteli ve sürdürülebilir olması gerektiğini de belirtti. Kredi derecelendirme kuruluşları ile ilgili Türkiye&#8217;ye daha fazla özen göstermeleri gerektiğinin de altını çizen Babacan, Bank Asya ile ilgili ise yetkili kurumun BDDK olduğuna işaret ederek kendilerinin gerekli kararları gözlerini kırpmadan alabileceklerini söyledi.</p>
<p><a href="http://www.siyasettebugun.com/wp-content/uploads/ekonominin_kaptanindan_guven_veren_aciklama13891802040_h1114183.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2684" src="http://www.siyasettebugun.com/wp-content/uploads/ekonominin_kaptanindan_guven_veren_aciklama13891802040_h1114183.jpg" alt="ekonominin_kaptanindan_guven_veren_aciklama13891802040_h1114183" width="628" height="304" /></a></p>
<p>Başbakan Yardımcısı Ali Babacan&#8217;ın konuşmasından satırbaşları şöyle;</p>
<p>FAİZSİZ BANKACILIK DAHA DAYANIKLI</p>
<p>Faizsiz bankacılık her geçen gün artıyor. Bizim arzumuz da bu yönde. 2008-2009 krizi gösterdi ki faizsiz finans kültürü çok daha dayanıklı. Bu uluslararası para fonunun raporları ile de tescil edildi. Yeni yeni başlayan farklı modellere açık olduğumuzu da buradan belirtmek istiyorum.</p>
<p>AVRUPA&#8217;DAKİ HAREKETLİLİK TÜRKİYE İÇİN ÇOK ÖNEMLİ</p>
<p>Global ekonomik kriz etkisini sürdürüyor ama bu etkinin de azaldığını görüyoruz. Dünya genelinde sınırlı da olsa bir toparlanma söz konusu. Dolar ve Amerikan ekonomisine baktığımızda ufukta parasal sıkılaşmanın olduğunu görüyoruz.</p>
<p>Avrupa ekonomilerine baktığımızda burada 18 büyük ekonomi var ama büyüme yüzde 1&#8217;i aşmıyor. Önümüzdeki dönemde Avrupa Merkez Bankası&#8217;nın daha aktif olacağını göreceğiz. Bu da Türkiye için çok önemli. Çünkü ABD tarafında oluşacak parasal sıkılaşma Avrupa&#8217;daki hareketlilik ile dengelenecek.</p>
<p>TÜRKİYE BÜYÜMEDE DİKKATLİ OLMALI</p>
<p>Cari açığı büyük olan bir ülke olduğumuz için Türkiye&#8217;nin dikkat etmesi gerekiyor. Büyüme dengeli ve kaliteli olmalı. Sürdürülebilir olmalı. Saman alevi gibi olmamalı. Kalıcı olmalı.</p>
<p>Gelişmekte olan ülkelerle ilgili ortaya atılan iddiaların bugün gelinen noktada hiçbir anlam ifade etmediği görülüyor. Gelişmekte olan ülkelerin finansal yapıları sağlam. Bir çoğunda esnek kur rejimi var. Gelişmekte olan ülkelerle ilgili şu doğru geçmişe göre daha düşük bir büyüme olacak ancak bu büyüme bile gelişen ekonomilerden daha yüksek olacak.</p>
<p>AVRUPA&#8217;NIN EN HIZLI BÜYÜYEN ÜLKEYİZ</p>
<p>Türkiye&#8217;nin kriz öncesi attığı adımlar ekonomiyi dış risklere karşı daha korunaklı hale getirdi. Kriz gelip çattığında bu krizden en hızlı çıkan ülkelerden biri olduk. Bir kaç yıla kadar yüksek gelir satütüsüne sahip ülkeler arasına gireceğiz.</p>
<p>Büyümeyi, cari açığı ve enflasyonu aynı anda götürebilen bir ülkeyiz bu da inan çok kolay değil.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin gelişmekte olan ülkeler arasında Avrupa&#8217;da özellikle en iyi performansı gösteren ülkesiyiz. Avrupa&#8217;nın en hızlı büyüyen ülkesiyiz, bu sene de inanıyoruz ki yine öyle olacak.</p>
<p>İMALAT SANAYİ DESTEKLENMELİ</p>
<p>Kalıcı ve sürdürülebilir bir ekonomi istiyorsak yapısal reformlara devam etmemiz gerekiyor. İmalat sanayimizin desteklenmesi temel önceliklerimizden biri olacak.</p>
<p>Eğitim ve enerji de önümüzdeki dönemlerde önemli adımlar atmamız gerekiyor.</p>
<p>YIL SONUNDA 3-4 ARALIĞINDA BÜYÜME ÖNGÖRÜYORUZ</p>
<p>Büyümeyle ilgili yıl sonunda 3-4 aralığındaki bir büyüme halen güncelliğini koruyor. Irak pazarında yaşanan gelişmeler Avrupa&#8217;daki riskler ihracatımızı olumsuz etkiliyor. Keşke daha fazla ihracat yapabilseydik daha büyük büyüme öngörebilseydik.</p>
<p>İNŞAATA ÖLÇÜSÜZ RANTI ELEŞTİRDİK</p>
<p>Son 1 yıldır yatırım harcamalarında arzu ettiğimiz rakamları görmüyoruz. Önümüzdeki dönemde imalat sanayiye yönelik adımlar bizim önceliğimiz olacak. İnşaat sektörü ile ilgili ölçüsüz rantlara bizim eleştirimiz oldu. Bir gecede kalem değişilkliği ile yapılan rantlar varken ister istemez imalat sanayine yönelik rağbet düşüyor.</p>
<p>Faiz hiç şüphesiz yatırımcı için önemlidir ancak bu tek başına etken değildir. Güven yatırımcı için çok daha önemlidir.</p>
<p>Borçlanmada arzu ettiğimiz bir noktaya geldik, o yüzden geriye gitmek gibi bir gayemiz olamaz. Ancak belki ufak sektörel dokunuşlar olabiliraynı kuyum sektöründe olduğu gibi.</p>
<p>TARIM KOMİTESİ KURULACAK</p>
<p>Tarım ürünleriyle ilgili bir komite kurma kararı aldık. Çünkü özel izlenmesi gereken ürünlerin olduğunu gördük.</p>
<p>TÜRKİYE&#8217;YE DAHA FAZLA ÖZEN GÖSTERMELİLER</p>
<p>Kredi derecelendirme kuruluşları son krizde adeta çuvalladılar. Eksik not verdikleri ülkeler bu krizi sapasağlam atlattı, iyi not verdikleri ise battı. Biz bu noktada kredi derecelendirme kuruluşları Türkiye&#8217;yi burada yakından takip etmeliler. Ancak onlar yılda bir kaç kez gelip gidip not veriyorlar. Bizim arzumuz Türkiye&#8217;yi daha geniş ekiplerle daha derinden analiz edip not vermeleridir. Bugün yüz yatırımcıdan 80&#8217;ni Türkiye&#8217;nin hakettiği notu almadığını söylüyor. Türkiye derecelendirme olayına girmeden öncede yatırım çekiyordu. O yüzden Türkiye için daha özenli bir çaba sarffetmeleri gerektiğini düşünüyorum.</p>
<p>BDDK GEREKLİ KARARLARI VERİR</p>
<p>Bank Asya ile ilgili tüm kararları BDDK veriri. Etrafta dolaşan bazı söylemlere itibar edilmemelidir. Biz bunu Gezi olaylarında da yaşadık. Yetkili BDDK&#8217;dır. Kurallar çerçevesinde BDDK gerekli adımları gözünü kırpmadan atar. Oradan yapılan açıklamalara bakmak lazım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.siyasettebugun.com/?feed=rss2&#038;p=2683</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bankaların yeni oyunu! Binlerce kişi borçlandı</title>
		<link>https://www.siyasettebugun.com/?p=2501</link>
		<comments>https://www.siyasettebugun.com/?p=2501#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 Aug 2014 12:09:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[banka]]></category>
		<category><![CDATA[kredi]]></category>
		<category><![CDATA[sms]]></category>
		<category><![CDATA[tüketici kanunu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.siyasettebugun.com/?p=2501</guid>
		<description><![CDATA[Bankaların &#8216;krediniz hazır&#8217; tarzı kısa mesaj servisi (SMS) bildirimleri can yakmaya başladı. Tüketici Kanunu&#8217;nda &#8220;Kredi talep eden kişinin bankaya şahsen başvurması gerekir&#8221; maddesi olmasına karşın, bankalar SMS mesajlarıyla otomatik olarak kredi kullandırıyor. Son dönemlerde bankaların kredi pazarlamak için kullandıkları bu vahşi pazarlama yöntemiyle binlerce kişiyi borçlandırdıkları öğrenildi. Özellikle 2009&#8217;dan sonra küresel sermayenin Türk bankalarına akmasıyla [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Bankaların &#8216;krediniz hazır&#8217; tarzı kısa mesaj servisi (SMS) bildirimleri can yakmaya başladı.</p>
<p>Tüketici Kanunu&#8217;nda &#8220;Kredi talep eden kişinin bankaya şahsen başvurması gerekir&#8221; maddesi olmasına karşın, bankalar SMS mesajlarıyla otomatik olarak kredi kullandırıyor.</p>
<p>Son dönemlerde bankaların kredi pazarlamak için kullandıkları bu vahşi pazarlama yöntemiyle binlerce kişiyi borçlandırdıkları öğrenildi.<br />
Özellikle 2009&#8217;dan sonra küresel sermayenin Türk bankalarına akmasıyla ellerinde bulunan yüklü miktardaki parayı satmak için her yolu deneyen bankalar, bu konuda çalışanlarına da &#8216;mobbing&#8217; uygulamaktan kaçınmıyor.</p>
<p>16 yıllık bankacıyken bu tür baskılara boyun eğmediği için şube müdürlüğü görevinden atılan Önder Karaçay, yaşananları anlattı.</p>
<p>Hafta sonları bile çalışmaya zorlandıklarını ve merkezden gelen &#8216;sorunsuz müşteri&#8217; listelerine göre kredi için SMS attıklarını söyleyen Karaçay, &#8220;SMS&#8217;le bildirilen krediyi almak için müşterinin şubeye gidip imza atması gerekiyor. Bunu bilenler istemiyorlarsa şubeye gitmiyor. Ancak, bilmeyen o kadar çok insan var ki, çoğunluğu kredi çıktı diye gidiyor. Bu kişilerin kredi belgelerindeki tarih, şubeye geldikleri günden önceki döneme göre yazılıyor. Yani tüketici daha önce şubeye gelerek başvurmuş gibi gösteriliyor&#8221; dedi.</p>
<p>İŞTEN ATIP KREDİ VERDİ</p>
<p>Kendisini işten atan bankadan SMS&#8217;le kredi talebi aldığını belirten Karaçay, &#8220;12 Eylül 2012&#8217;de beni işten çıkaran bankam, birkaç ay sonra yazılı talebim olmadan Bankalar Kanunu ve Tüketici Yasası&#8217;nı ihlal ederek adıma 171 bin 300 TL konut, 75 bin TL taşıt, 15 bin TL ihtiyaç kredisinin ön onayının yapıldığını SMS ile bildirdi.</p>
<p>Oysa aynı banka 16 yıllık çalışanı olarak beni haksız yere işten çıkarmıştı. İşe iade davamı kazandım. Yargıtay&#8217;a gitti. Banka yüzde 100 suçlu bulundu. İşe geri çağırmadılar. Maddi karşılığı tarafıma ödendi. Çalıştığım yıllarda kullanamadığım yıllık izinlerle ilgili hâlâ haklarımın tamamı tarafıma ödenmedi. &#8216;Ödememe kararı aldık, biz büyük bir bankayız. Ne yapmak istiyorsan yap dediler&#8221; şeklinde konuştu. SMS görüntüsünün fotokopisiyle konuyu önce BDDK&#8217;ya bildirdiğini belirten Karaçay, BDDK&#8217;nın ise bunun kendi yetkilerinde olmadığını, şikâyetin Bankalar Birliği&#8217;ne yapılması gerektiği şeklinde bir yanıtın geldiğini söyledi. Karaçay, &#8220;Bankalar Birliği&#8217;ne yazdım 1 yıldan fazla oldu cevap vermediler&#8221; dedi.</p>
<p>YÖNETİM BASKI YAPTI</p>
<p>Karaçay, çalıştığı dönemin özellikle son yıllarında, otomatik olarak talimatsız onaylanan kredilerin kullandırılması konusunda baskı gördüğünü vurguladı. Karaçay, &#8220;Bu yapılanlara karşı çıkıyordum. Müşteriler de bize kızıyordu. Banka yönetimine bunu anlatamıyorduk. Arayacaksınız ve bu kredileri satmak için müşterileri zorlayacaksınız diye baskı yapıyorlardı&#8221; diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.siyasettebugun.com/?feed=rss2&#038;p=2501</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
