<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Siyasette Bugün &#187; fetullah</title>
	<atom:link href="https://www.siyasettebugun.com/?feed=rss2&#038;tag=fetullah" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.siyasettebugun.com</link>
	<description>Siyasette Bugün</description>
	<lastBuildDate>Tue, 21 Apr 2015 08:15:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr-TR</language>
		<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
		<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=4.0.7</generator>
	<item>
		<title>Gülerce, Paralel Yapı soruşturmasında tanık</title>
		<link>https://www.siyasettebugun.com/?p=3273</link>
		<comments>https://www.siyasettebugun.com/?p=3273#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 24 Oct 2014 06:54:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[ak parti]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[fetullah]]></category>
		<category><![CDATA[hüseyin gülerce]]></category>
		<category><![CDATA[mit]]></category>
		<category><![CDATA[paralel yapı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.siyasettebugun.com/?p=3273</guid>
		<description><![CDATA[&#160; &#160; İstanbul Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarından Fuzuli Aydoğdu&#8217;ya yaklaşık 2 saat ifade veren Hüseyin Gülerce adliye çıkışında basın mensuplarının sorularını yanıtladı. &#8220;Bilgime başvurulmak üzere tanık olarak davet edildim&#8221; diyen Gülerce, Herkesin bildiği paralel yapıyla ilgili soruşturma kapsamında özellikle de Beyaz TV&#8216;de son 4-5 programda yaptığım konuşmalarla ilgili sorular soruldu. Bence en önemli soru, son attığım bir [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.siyasettebugun.com/wp-content/uploads/huseyin_gulerce_parti_icin_son_noktayi_koydu13921957340_h1126822.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-3274" src="http://www.siyasettebugun.com/wp-content/uploads/huseyin_gulerce_parti_icin_son_noktayi_koydu13921957340_h1126822.jpg" alt="huseyin_gulerce_parti_icin_son_noktayi_koydu13921957340_h1126822" width="628" height="304" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="color: #000000;">İstanbul Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarından Fuzuli Aydoğdu&#8217;ya yaklaşık 2 saat ifade veren <a class="link_keywords" style="font-weight: inherit; font-style: inherit; color: #00589c;" title="Hüseyin Gülerce" href="http://www.haber7.com/etiket/h%C3%BCseyin+g%C3%BClerce" target="_blank">Hüseyin Gülerce</a> <a class="link_keywords" style="font-weight: inherit; font-style: inherit; color: #00589c;" title="adliye" href="http://www.haber7.com/etiket/adliye" target="_blank">adliye</a> çıkışında basın mensuplarının sorularını yanıtladı.</p>
<p style="color: #000000;">&#8220;Bilgime başvurulmak üzere tanık olarak davet edildim&#8221; diyen Gülerce, Herkesin bildiği paralel yapıyla ilgili soruşturma kapsamında özellikle de <a class="link_keywords" style="font-weight: inherit; font-style: inherit; color: #00589c;" title="Beyaz TV" href="http://www.haber7.com/etiket/beyaz+tv" target="_blank">Beyaz TV</a>&#8216;de son 4-5 programda yaptığım konuşmalarla ilgili sorular soruldu.</p>
<p style="color: #000000;">Bence en önemli soru, son attığım bir tweet var orada diyorum ki; <strong style="font-weight: bold; font-style: inherit;">&#8216;7 Şubat savaş ilanıydı 25 Aralık topyekün saldırıydı bunu önlemeye çalıştım ama Turfa müneccim yaftası yapıştırıldı. Çok bilmiş çekirge tarafından&#8217;</strong> diye onu bazı internet siteleri de oraya çektiler maalesef. Sanki ben 25 Aralık&#8217;ın yapılacağını biliyormuşum da bunu önlemeye çalışmışım gibi halbuki cümlenin başında <strong style="font-weight: bold; font-style: inherit;">7 Şubat savaş ilanıydı diyorum yani 7 Şubat&#8217;tan beri ben cemaatle hükümet arasındaki savaşı önlemeye çalıştım. 25 Aralık&#8217;ı nereden bilebilirim ben. Mesele bir gazetecinin 25 Aralık&#8217;ı önleme gücü olacak da nasıl önlemeye çalışacak&#8221; </strong>diye konuştu.</p>
<p style="color: #000000;"><span style="font-weight: inherit; font-style: inherit; color: #800000;"><strong style="font-weight: bold; font-style: inherit;">&#8220;25 ARALIK&#8217;I BİLİP DE, ÖNLEMEYEN DE NAMERTTİR&#8221;</strong></span></p>
<p style="color: #000000;">Gülerce, &#8220;Savcıya Twitter&#8217;da belli harf sayısıyla tweet atıldığını cümle baştan okunursa böyle bir anlam çıkarılamayacağını bunun zorlama bir şey olduğunu söyledim. Ben bunları gördüğüm üzüldüğüm için durdurmaya çalıştım yoksa 25 Aralık&#8217;ı bilip de önlemeyen de namerttir&#8221; ifadesini kullandı.</p>
<p style="color: #000000;"><span style="font-weight: inherit; font-style: inherit; color: #800000;"><strong style="font-weight: bold; font-style: inherit;">&#8220;BAŞBAKAN&#8217;A YÖNELİK BİR HAREKET&#8221;</strong></span></p>
<p style="color: #000000;">Basın mensuplarının İfadede neler sorudu sorusuna ise Gülerce, 7 Şubat 2012&#8217;deki MİT kriziyle ilgili de soru sorulduğunu ifade ederek, &#8220;Baştan itibaren 7 Şubat&#8217;la başladı. &#8216;Sizin Zaman gazetesindeki bu çizgi farklılığınız ne zaman başladı&#8217; diye soruldu ben de 7 Şubat&#8217;a kadar hiçbir ciddi problemim yoktu ertesi gün 8 Şubat&#8217;ta Zaman Gazetesi MİT ifadesiyle ilgili şu başlığı attı; &#8216;Savcılar bugüne kadar haklı çıktı&#8217; Ben de savcı beye dedim &#8216;Söz meclisten dışarı savcılar her zaman haklı çıkmaz&#8217;  O da &#8216;evet&#8217; dedi &#8216;yüzde 60 reddediliyor&#8217; dedi. Nasıl oluyor da bir iddia makamı için bir gazete savcılar hep haklı çıktı diyor. Bunu ben niye eleştirdiğimi de anlattım Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı&#8217;nda anlattım bir sıkıntı doğuyor ne diyorsunuz diye. Dedim ki savcıların her zaman haklı çıktığını neden yazdık. İkincisi böyle yapınca yargıda arkadaşımız yoktu savcıya sahip çıkmış oluyorsunuz ama en önemlisi bu hükümete karşı bir savaş ilanıdır çünkü MİT müsteşarı Sayın Erdoğan&#8217;ın Başbakanken yaptığı bir tayindir ve kendisi için çok önemli bir makam. Kaldı ki Sayın Erdoğan bir televizyon kanalında MİT müsteşarı Hakan Fidan&#8217;ı çağırmak kendisinin çağrıldığı anlamına geldiğini söyledikten sonra &#8216;Gelin beni alın&#8217; dedi. Şimdi bunu idrak edemeyecek bir gazeteci editör var mı? Bu doğrudan MİT üzerinden müsteşarı ve personeli üzerinden Başbakana yönelik bir hareket&#8221; dedi.</p>
<p style="color: #000000;"><span style="font-weight: inherit; font-style: inherit; color: #800000;"><strong style="font-weight: bold; font-style: inherit;">&#8220;BENİM KOPTUĞUM AN 25 ARALIK&#8221;</strong></span></p>
<p style="color: #000000;">Gülerce sözlerine şöyle devam etti: &#8220;Bir sivil toplum kuruluşu bunu neden sahiplenir benim sarsıntı geçirdiğim yer. Bendeki kırılmayı sordu ben sırayla dedim ki 7 Şubat&#8217;taki MİT krizindeki tavır. İki Gezi olaylarındaki hiç görülmeyen uslüp yanlışlığı, Erdoğan&#8217;ı eleştirmenin ötesinde hakaret etme noktası benim için kırılma noktasıydı. Zaman&#8217;da hakaret olmaz hem de seçilmiş Başbakan&#8217;a hakaret yapılıyor. Üçüncüsü 17-25 Aralık dördüncüsü de yerel seçimler ama benim koptuğum an 25 Aralık&#8221;</p>
<p style="color: #000000;">Gülerce konuşmasının ardından aracına binerek adliyeden ayrıldı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.siyasettebugun.com/?feed=rss2&#038;p=3273</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Valiler kararnamesindeki 3 önemli kriter</title>
		<link>https://www.siyasettebugun.com/?p=2708</link>
		<comments>https://www.siyasettebugun.com/?p=2708#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Sep 2014 14:36:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[cemaat]]></category>
		<category><![CDATA[diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[fetullah]]></category>
		<category><![CDATA[gülen]]></category>
		<category><![CDATA[hatay]]></category>
		<category><![CDATA[İSTANBUL]]></category>
		<category><![CDATA[mgk]]></category>
		<category><![CDATA[osmaniye]]></category>
		<category><![CDATA[paralel yapı]]></category>
		<category><![CDATA[valiler kararnamesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.siyasettebugun.com/?p=2708</guid>
		<description><![CDATA[20 ilin valisini değiştiren son kararname, hükümetin bundan sonraki yol haritasında temel şifreleri gözler önüne serdi. Kritik illeri kapsayan valiler kararnamesiyle Türkiye&#8217;nin önümüzdeki süreçteki yol haritası da belirlenmiş oldu. Kararnameyle hükümet &#8216;paralel yapıyla mücadele&#8217;, &#8216;çözüm süreci&#8217; ve &#8216;Suriyeli göçmenlerin durumları&#8217;na ilişkin yeni süreçte atacağı adımlara uygun isimlerle çalışma yürütecek. Paralel yapıyı &#8216;milli güvenliğe karşı tehdit&#8217; [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><strong>20 ilin valisini değiştiren son kararname, hükümetin bundan sonraki yol haritasında temel şifreleri gözler önüne serdi.<br />
</strong></p>
<p><a href="http://www.siyasettebugun.com/wp-content/uploads/valiler_kararnamesindeki_3_onemli_kriter_1410929067_4168.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2709" src="http://www.siyasettebugun.com/wp-content/uploads/valiler_kararnamesindeki_3_onemli_kriter_1410929067_4168.jpg" alt="valiler_kararnamesindeki_3_onemli_kriter_1410929067_4168" width="628" height="304" /></a></p>
<p>Kritik illeri kapsayan valiler kararnamesiyle Türkiye&#8217;nin önümüzdeki süreçteki yol haritası da belirlenmiş oldu. Kararnameyle hükümet &#8216;paralel yapıyla mücadele&#8217;, &#8216;çözüm süreci&#8217; ve &#8216;Suriyeli göçmenlerin durumları&#8217;na ilişkin yeni süreçte atacağı adımlara uygun isimlerle çalışma yürütecek.</p>
<p>Paralel yapıyı &#8216;milli güvenliğe karşı tehdit&#8217; olarak konumlandıran hükümet, bu konuda daha etkin mücadele için İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Seyfullah Hacımüftüoğlu&#8217;nu Milli Güvenlik Kurulu (MGK) Genel Sekreterliği&#8217;ne atadı. Yerine ise Antalya Valisi Sebahattin Öztürk getirildi. Eski MGK Genel Sekreteri Muammer Türker ise Antalya&#8217;nın yeni valisi oldu. 20 il valisinin değiştiği kararnamede 9 isim merkeze çekildi, merkezdeki 7 vali de yeni illere atandı.</p>
<p>KGM VE DİYARBAKIR</p>
<p>Çözüm sürecini doğrudan kendisine bağlayan Başbakan Ahmet Davutoğlu, çözüm sürecinin koordinasyonunu yürüten Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı&#8217;nda da (KGM) adım atacak. 62. Hükümet&#8217;in yaptığı 2. Bakanlar Kurulu toplantısında KGM&#8217;yi ilk kurulduğu gibi yeniden İçişleri Bakanlığı&#8217;na bağlayan Davutoğlu, çözüm sürecine ne kadar önem verdiğini ortaya koydu. Bu süreçte KGM&#8217;nin başındaki isim Mehmet Ulvi Saran görevinden istifa etti. Yerine atanacak ismin, çözüm sürecine ilişkin kararlı adımlar atacak bir bürokrat olması bekleniyor. Bunun yanında Diyarbakır Valisi Mustafa Cahit Kıraç da merkeze alınan isimler arasında yeraldı. Çözüm süreci açısından kilit önemdeki kentte son dönemde yaşananların, Kıraç&#8217;ın görevden alınmasında etkili olduğu belirtiliyor. 2. Taktik Hava Kuvvetleri Komutanlığı&#8217;nda bayrak indirme eylemi yaşanmış, daha sonra bu birim lağvedilmişti. Lice&#8217;deki yol kesme eylemlerinin ardından Kıraç da eleştiri oklarının hedefi olmuştu. Bu iki olay sonrası Diyarbakır Valisi merkeze çekilirken yerine Samsun Valisi Hüseyin Aksoy atandı.</p>
<p>SURİYELİ GÖÇMENLER İSTANBUL&#8217;U SALLADI</p>
<p>İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu da merkeze çekilen isimlerin arasında yeraldı. 4 yıldır bu görevi yapan Mutlu&#8217;nun yerine ise Malatya Valisi Vasip Şahin atandı. Mutlu&#8217;nun görevden alınmasında, İstanbul sokaklarındaki Suriyeli göçmenlerin durumlarına karşı çözüm üretememesinin yattığı belirtiliyor. Mutlu&#8217;nun, &#8216;dilencilik&#8217; gibi sosyal olaylar ve asayiş vakalarındaki artışın önüne geçemediği için görevden el çektirildiği konuşuluyor. Diğer yandan Mutlu&#8217;nun yerine atanan Vasip Şahin&#8217;in ise kendi ilindeki &#8216;Gezi&#8217; eylemlerinin olaysız bir şekilde bitirilmesini sağladığı biliniyor.</p>
<p>Bu arada hükümet, IŞİD ile mücadele kapsamında sınır güvenliğini de artıracak. Kararname ile Suriye ile sınırı olan Hatay ve Osmaniye&#8217;nin yanısıra güneydeki kilit kentlerden Mersin ve Kahramanmaraş&#8217;ın valileri de değiştirildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.siyasettebugun.com/?feed=rss2&#038;p=2708</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gülen hareketi hakkında çifte darbe soruşturması</title>
		<link>https://www.siyasettebugun.com/?p=2592</link>
		<comments>https://www.siyasettebugun.com/?p=2592#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Sep 2014 16:12:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[fetullah]]></category>
		<category><![CDATA[gülen]]></category>
		<category><![CDATA[hükümet]]></category>
		<category><![CDATA[operasyon]]></category>
		<category><![CDATA[paralel]]></category>
		<category><![CDATA[paralel yapı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.siyasettebugun.com/?p=2592</guid>
		<description><![CDATA[Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Gülen örgütüyle ilgili darbe soruşturması yürütürken İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı&#8217;nın da 25 Aralık operasyonlarını &#8220;Darbe girişimi&#8221; nitelemesi, Gülen ve örgütüne yönelik çifte darbe soruşturmasını ortaya çıkardı. Çalışmaların hızlanmasıyla darbeye yönelik soruşturmada nasıl bir yol haritası izleneceği de netleşmeye başladı. 30 İLDE ÖZEL EKİP KURULDU Bu 2 dosya önümüzdeki günlerde birleştirilecek. Ankara ve İstanbul [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Gülen örgütüyle ilgili darbe soruşturması yürütürken İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı&#8217;nın da 25 Aralık operasyonlarını &#8220;Darbe girişimi&#8221; nitelemesi, Gülen ve örgütüne yönelik çifte darbe soruşturmasını ortaya çıkardı. Çalışmaların hızlanmasıyla darbeye yönelik soruşturmada nasıl bir yol haritası izleneceği de netleşmeye başladı.</p>
<p><a href="http://www.siyasettebugun.com/wp-content/uploads/gulen_hareketi_hakkinda_cifte_darbe_sorusturmasi_h11760.jpg"><img src="http://www.siyasettebugun.com/wp-content/uploads/gulen_hareketi_hakkinda_cifte_darbe_sorusturmasi_h11760.jpg" alt="gulen_hareketi_hakkinda_cifte_darbe_sorusturmasi_h11760" width="590" height="300" class="aligncenter size-full wp-image-2593" /></a></p>
<p>30 İLDE ÖZEL EKİP KURULDU</p>
<p>Bu 2 dosya önümüzdeki günlerde birleştirilecek. Ankara ve İstanbul Cumhuriyet başsavcılıkları da önümüzdeki günlerde bir araya gelerek ana &#8220;darbe&#8221; soruşturması dosyasının nerede yürütüleceğine karar verecek. Hangi savcılık soruşturmada daha kapsamlı bilgi ve delillere sahipse dosya orada birleşerek devam edecek. &#8220;Türkiye Cumhuriyeti hükümetini cebren ortadan kaldırmaya teşebbüs&#8221; ettikleri gerekçesi ile yürütülen soruşturmanın yol haritası da ortaya çıkmaya başladı. 17-25 Aralık operasyonları öncesi ve sonrası, darbeye teşebbüse giden süreç olarak değerlendirme yapılacak.</p>
<p>PARALEL, KISKAÇ ALTINDA</p>
<p>Ankara Anayasal Suçlar Bürosu&#8217;nun talimatı ile Terörle Mücadele Daire Başkanlığı, 30 ilde bulunan terör şubelerinde özel ekipler oluşturdu. Ekipler il bazında daha önce yapılan operasyonlar ve Gülen grubunun bulundukları ilde ve bağlı illerindeki faaliyetleri, finans kaynakları, eğitim alalındaki girişimlerine ilişkin geniş çaplı inceleme başlattı. Bu kapsamda daha önce paralel yapı tarafından tehdit ve şantajla yapılan polis operasyonları da mercek altına alındı. Paralel yapının eylemlerinin ortaya çıkmasıyla birlikte emniyet içerisindeki yapılanmaya yönelik yüzlerce ihbar mektubu da delilleri ile birlikte savcılıklara ulaştı. </p>
<p>Özellikle emniyet içindeki imamların çalışması, kimlerden talimat alındığı, operasyonların hangi amaçla yapıldığına yönelik bilgilerin aktarıldığı öğrenildi. Ankara başta olmak üzere birçok savcılıkta yürütülen soruşturmalar kapsamında bazı emniyet mensuplarının ifadelerine başvuruldu. Paralel yapıya yönelik emniyet birimlerinin dışında İnterpol Daire Başkanlığı cemaatin yurtdışındaki faaliyetleri konusunda çalışma yaparken, MASAK tüm finansal kaynaklarını incelemeye aldı. SPK, BDDK, RTÜK ve TİB gibi kurumlar da kendi alanlarında çalışma yürütüyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.siyasettebugun.com/?feed=rss2&#038;p=2592</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erdoğan&#8217;dan Fethullah Gülen&#8217;e soru</title>
		<link>https://www.siyasettebugun.com/?p=2496</link>
		<comments>https://www.siyasettebugun.com/?p=2496#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 Aug 2014 11:30:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[başbakan]]></category>
		<category><![CDATA[cumhurbaşkanı]]></category>
		<category><![CDATA[cumhurbaşkanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[fetullah]]></category>
		<category><![CDATA[gülen]]></category>
		<category><![CDATA[paralel yapı]]></category>
		<category><![CDATA[pensilvanya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.siyasettebugun.com/?p=2496</guid>
		<description><![CDATA[Başbakan Erdoğan, kongredeki konuşmasının son bölümlerinde Fethullah Gülen&#8217;e seslendi. &#160; &#160; Ey Pensilvanya&#8217;daki zat Türkiye&#8217;yi seviyor musun? diye soru soran Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&#8217;a seslendi: Yeni Türkiye’de devlet içinde paralel devlet yapılanmasına, çetelere, mafyatik örgütlere asla izin verilmeyecektir. &#160; Paralel yapının tabanındaki mensuplarına sesleniyorum. Lütfen kendilerini sorgulasınlar. Ey Pensilvanya’daki zat, sen bu Türkiye’yi seviyor musun? [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h2 style="font-weight: inherit; color: #000000;" tabindex="2">Başbakan Erdoğan, kongredeki konuşmasının son bölümlerinde Fethullah Gülen&#8217;e seslendi.</h2>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ey Pensilvanya&#8217;daki zat Türkiye&#8217;yi seviyor musun? diye soru soran Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&#8217;a seslendi:<br />
Yeni Türkiye’de devlet içinde paralel devlet yapılanmasına, çetelere, mafyatik örgütlere asla izin verilmeyecektir.</p>
<p>&nbsp;<br />
<a href="http://www.siyasettebugun.com/wp-content/uploads/erdogandan_fethullah_gulene_soru_1409137246_216.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2497" src="http://www.siyasettebugun.com/wp-content/uploads/erdogandan_fethullah_gulene_soru_1409137246_216.jpg" alt="erdogandan_fethullah_gulene_soru_1409137246_216" width="628" height="304" /></a></p>
<p>Paralel yapının tabanındaki mensuplarına sesleniyorum. Lütfen kendilerini sorgulasınlar. Ey Pensilvanya’daki zat, sen bu Türkiye’yi seviyor musun? Türkiye’yi seviyorsan neden Türkiye’de değil de Pensilvanya’dasın. Gel o zaman Türkiye’ye deyin. Gel Erzurum’a, gel İstanbul&#8217;a gel Ankara’ya, gel Konya’ya gel Edirne&#8217;ye. Niçin buralar değil de Pensilvanya? İnzivaya çekilmekse buralar da oralardan çok daha anlamlı olacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.siyasettebugun.com/?feed=rss2&#038;p=2496</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>30 MART SEÇİMLERİ SONRASI</title>
		<link>https://www.siyasettebugun.com/?p=2338</link>
		<comments>https://www.siyasettebugun.com/?p=2338#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Aug 2014 13:55:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[başbakan]]></category>
		<category><![CDATA[cemaat]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[fetullah]]></category>
		<category><![CDATA[gülen]]></category>
		<category><![CDATA[güler]]></category>
		<category><![CDATA[kılıçdaroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[recep]]></category>
		<category><![CDATA[seçim]]></category>
		<category><![CDATA[tarhan]]></category>
		<category><![CDATA[tayyip]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.siyasettebugun.com/?p=2338</guid>
		<description><![CDATA[30 MART SEÇİMLERİ SONRASI 30 Mart yerel seçimlerinden sonra CHP’de ki ve Türkiye’de ki gelişmeleri , Gülen Cemaatinin neler yaptığını , çaresizlikten çırpınışlarını , cemaate bağlı gazetelerden , televizyonlardan ve sosyal medyadan takip ediyoruz. CHP genel başkanı Kılıçdaroğlu, partisini ve kendisini nasıl başarısızlığa sürüklediğini, Ülker Tarhan ve Birgül Ayman Güler’in ulusalcılar seçim sonuçlarını değerlendirdiği gibi; [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><strong>30 MART SEÇİMLERİ SONRASI</strong></p>
<p>30 Mart yerel seçimlerinden sonra CHP’de ki ve Türkiye’de ki gelişmeleri , Gülen Cemaatinin neler yaptığını , çaresizlikten çırpınışlarını , cemaate bağlı gazetelerden , televizyonlardan ve sosyal medyadan takip ediyoruz. CHP genel başkanı Kılıçdaroğlu, partisini ve kendisini nasıl başarısızlığa sürüklediğini, Ülker Tarhan ve Birgül Ayman Güler’in ulusalcılar seçim sonuçlarını değerlendirdiği gibi; paralel yapı ile işbirliği yapmasının Kılıçdaroğlu ve partisini hüsrana, başarısızlığa sürüklediğini , il ve büyükşehir belediyelerinin sayılarının artmadığı, başta Karadeniz olmak üzere önemli kalelerini kaybettiğini gördük. Yirmi altı adet siyasi kasetle , tapelerle genel kurullarda yayınlatarak CHP’yi sosyal çizgiden çıkardı. Taban artık yeni bir genel başkan için kaynamaya başladı.</p>
<p>Kılıçdaroğlu, kendi başına aldığı kararlarla , adaylarla kendi ipini de çekti. Yakında genel başkanlık için çekişmeler görülecek. Tapeleri sallayıp , hükümet, başbakan istifa derken , şimdi genel başkanlığı elinden gidecek. Zaman her şeyi gösterecek. Cemaatin yayın organları ile genel seçime gitmemiz lazım şeklinde halen beyanatlar veriyorlar. Genel seçim tarihlerinde bir değişiklik olmayacak.<br />
30 Mart seçimlerine kadar cemaatin paralel yapısı Türkiye Cumhuriyeti’ni ele geçirmek için yaptığı tüm hamlelerin cevabını, AKP Hükümeti’nden ve 30 mart seçimleri ile sandıktan aldılar. Kendilerini Türk Halkından büyük görüp, devletin kurumlarının içine yerleşerek devleti ele geçirebileceklerini zannettiler. Kumpaslarla , şantajlarla, yargıya yerleştirdikleri elemanlarla devleti ele geçirdiklerini zannettiler. Ülkeyi ele geçirmek için destek oldukları muhalefet partilerine yaptıkları medya desteği ile ses ve siyasi kasetlerle 30mart yerel seçimlerinde başarılı olması için yaptıklarının cevabını sandıkta tokat gibi aldılar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.siyasettebugun.com/?feed=rss2&#038;p=2338</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HESAP ZAMANI İÇİN DÜĞMEYE BASILDI</title>
		<link>https://www.siyasettebugun.com/?p=2328</link>
		<comments>https://www.siyasettebugun.com/?p=2328#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 Aug 2014 15:45:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[cumhurbaşkanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[darbe]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[fetullah]]></category>
		<category><![CDATA[gülen]]></category>
		<category><![CDATA[milli güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[tib]]></category>
		<category><![CDATA[timur özgönül]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.siyasettebugun.com/?p=2328</guid>
		<description><![CDATA[HESAP ZAMANI İÇİN DÜĞMEYE BASILDI 17 Aralık ve 25 Aralık darbe girişimlerinin hesabını sormak için sonunda düğmeye basıldı. Cemaatin lideri ve paralel yapının lideri Fethullah Gülen için darbeye teşebbüs, anayasal düzeni bozmak, örgüt kurmak, yönetmek ve tehdit suçlamalarıyla soruşturma açıldı. Ayrıca (TİB ) bulunan önemli ve hassas bilgilerin yabancı ülkelere ve istihbarat birimlerine servis edildiği [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><strong>HESAP ZAMANI İÇİN DÜĞMEYE BASILDI</strong></p>
<p>17 Aralık ve 25 Aralık darbe girişimlerinin hesabını sormak için sonunda düğmeye basıldı. Cemaatin lideri ve paralel yapının lideri Fethullah Gülen için darbeye teşebbüs, anayasal düzeni bozmak, örgüt kurmak, yönetmek ve tehdit suçlamalarıyla soruşturma açıldı. </p>
<p>Ayrıca (TİB ) bulunan önemli ve hassas bilgilerin yabancı ülkelere ve istihbarat birimlerine servis edildiği ve servis edilen bilgi silindiğiyle ilgili de casusluk faaliyeti suçlamalarıyla soruşturma açıldı. 30 mart seçimlerinden sonra Türk Halkı’nın güven ve desteğini alan AKP Hükümeti ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın başlattığı , emniyet teşkilatında ki, yargıda ki ve diğer kurumlardaki cemaatin uzantıları kişilerin temizliği devam ediyor. </p>
<p>Darbe girişiminde başarılı olsalardı , hocaları Fetullah Gülen’i Humeyni gibi Türkiye’ye getireceklerdi. Hükümeti istifaya zorlayacaklardı. Tüm hayalleri suya düştü. Hesap günü yaklaşıyor. Gülen’in Amerika’dan kelepçeli getirileceği günler uzakta değil. Bu kadar insanın hem dünyada hem ahirette hesabını verecek. İnsanların nasıl hayatlarını kararttılarsa, iş adamlarını, bürokratları, akademisyenleri, emniyet mensuplarını , yargı mensuplarını nasıl kumpasla, şantajla, tehditle hayatlarını kararttılarsa hesabını da verecekler. </p>
<p>Türkiye’den binlerce kilometre öteden Amerika’nın Pensilvanya Eyaletinde olsa da, Amerika Türkiye ile ters düşmeyi göze alamaz. Cemaat liderini iade edecektir. Milli Güvenlik nisan ayı olağan toplantısındaki birinci madde olarak ulusal güvenliğimizi tehdit eden paralel yapı görüşüldü. Türkiye Cumhuriyeti’nden hiçbir cemaat ve hiçbir kişi güçlü değildir. Yetmiş yedi milyondan oluşan, Türk Halkı’na yapılan tüm hainliklerin, kim olursa olsun hesabı sorulacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.siyasettebugun.com/?feed=rss2&#038;p=2328</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>OTUZ YIL GEÇ GELEN MİT KANUNU</title>
		<link>https://www.siyasettebugun.com/?p=2314</link>
		<comments>https://www.siyasettebugun.com/?p=2314#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 12 Aug 2014 07:45:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[başbakan]]></category>
		<category><![CDATA[cemaat]]></category>
		<category><![CDATA[CIA]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[fetullah]]></category>
		<category><![CDATA[MIG]]></category>
		<category><![CDATA[mit]]></category>
		<category><![CDATA[MOSSAD]]></category>
		<category><![CDATA[tbmm]]></category>
		<category><![CDATA[TERÖR]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.siyasettebugun.com/?p=2314</guid>
		<description><![CDATA[OTUZ YIL GEÇ GELEN MİT KANUNU Otuz yıl önceki kanunlarla ve düzenle yönetilmeye çalışılan Milli İstihbarat Teşkilatı on beş maddelik yasa Mit’in daha çok dış istihbarat ve devlet güvenliği ile ilgili konularda yasa kurumu daha güçlü , daha şeffaf bir yapısı olacak. Kanunun kabul edilmesinden sonra, Pensilvanya ve Yahudiler ile bunların Türkiye’de ki işbirlikçileri deliye [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><strong>OTUZ YIL GEÇ GELEN MİT KANUNU</strong></p>
<p>Otuz yıl önceki kanunlarla ve düzenle yönetilmeye çalışılan Milli İstihbarat Teşkilatı on beş maddelik yasa Mit’in daha çok dış istihbarat ve devlet güvenliği ile ilgili konularda yasa kurumu daha güçlü , daha şeffaf bir yapısı olacak. Kanunun kabul edilmesinden sonra, Pensilvanya ve Yahudiler  ile bunların Türkiye’de ki işbirlikçileri deliye döndü. Çünkü Türkiye 12 Eylül darbesini yapmış asker iradesinde 1983 yılında çıkmış bir yasayla Mit teşkilatı yönetiliyordu. Türkiye uzun yıllar küresel ve batılı güçlerin dış istihbarat birimlerinin, operasyon yaptıkları bir ülkeydi. Dış istihbarat örgütlerinin cirit attıkları bir yerdi. Çağın çok gerisinde kalan bir düzenle Milli İstihbarat Teşkilatı idare ediliyordu. Kanunların dışına çıkılamıyordu.</p>
<p>Konuyla ilgili 2005 yılında Milli İstihbarat Teşkilatı’nın 80. Yıl kuruluş yıldönümünde , dönemin MİT müsteşarı Emre Taner’in açıklamasında ; 1990 sonrasına Milli İstihbarat Teşkilatının hazırlıksız yakalandığını belirtmiştir. Mit gibi istihbarat teşkilatlarına bakıldığında  CIA, MOSSAD, MIG olsun 2014 yılında yürürlüğe giren  MİT yasasına benzer yasaları yıllardır uyguluyorlar.</p>
<p>MİT çözüm sürecinde en önemli yapı taşıdır. Terör sorununun çözülmesiyle , Türkiye’nin üzerinde hiç bir etki yapamayacakları için MİT’i denetlemek amacıyla muhalefet partilerin baskısıyla son dakika kanuna bir madde eklendi. Güvenlik ve istihbaratı TBMM denetleyecek. On yedi kişilik Güvenlik ve İstihbarat Komisyonu kurulacak. Bu komisyon MİT’i denetleyecek. Yeni kanunla istihbarat kurumları meclis denetimine açılmış oldu. Jandarma İstihbarat ve Emniyet İstihbarat birimlerini de bu güvenlik istihbarat komisyonu denetleyecek.</p>
<p>Bundan sonra hiçbir etki 07 Şubat 2012’de olduğu gibi milli istihbaratı ele geçirmek için bir savcı kararıyla ulusal güvenliği tehdit edemeyecek. 17 Aralık 2013’te darbe girişiminin ardından, Milli İstihbarat Teşkilatı’nın otuz yıl önceki yasal alt yapısının zayıflığından faydalanıp MİT’e ait tırlara ve elemanlarına operasyon yapamayacak. Yeni MİT Kanunu ile MİT müsteşarlarını ancak Yüce Divan yargılayabilecek. Denetimde MİT’le ilgili kararları da ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi alabilecek. MİT yurt dışında operasyona yetkili olacak. Operasyon yapabilecek. Zamanın siber savaşlarında , elektronik haberleşmede , takipte zaman ne gerektiriyorsa hatta zamanın ötesinde yer alacak. Bu kanun ile Türkiye’nin dış güçlere karşı ulusal güvenlik konusunda eli güçlendirilmiş oldu.</p>
<p><strong>TİMUR ÖZGÖNÜL</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.siyasettebugun.com/?feed=rss2&#038;p=2314</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>YEREL SEÇİMLER VE ÇÖZÜM SÜRECİ</title>
		<link>https://www.siyasettebugun.com/?p=2310</link>
		<comments>https://www.siyasettebugun.com/?p=2310#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 12 Aug 2014 07:23:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[başbakan]]></category>
		<category><![CDATA[çözüm süreci]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[fetullah]]></category>
		<category><![CDATA[gülen]]></category>
		<category><![CDATA[pkk]]></category>
		<category><![CDATA[seçim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.siyasettebugun.com/?p=2310</guid>
		<description><![CDATA[YEREL SEÇİMLER VE ÇÖZÜM SÜRECİ Yerel seçimler eski seçimlere göre çok ılımlı geçti. Güneydoğu ve Doğu Anadolu’da eski seçimlerle karşılaştırıldığında arada uçurumlar var. Baskısız, şiddetsiz, olaysız, kansız bir 30 mart yerel seçimleri oldu. Türkünde, kürdünde tek istediği bir şey var ki’ akan kanın durması ‘. Ölen türkte, kürtte bu vatanın evladı. Yıllardır birbirlerine düşseler de [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><strong>YEREL SEÇİMLER VE ÇÖZÜM SÜRECİ</strong></p>
<p>Yerel seçimler eski seçimlere göre çok ılımlı geçti. Güneydoğu ve Doğu Anadolu’da eski seçimlerle karşılaştırıldığında arada uçurumlar var. Baskısız, şiddetsiz, olaysız, kansız bir 30 mart yerel seçimleri oldu. Türkünde, kürdünde  tek istediği bir şey var ki’ akan kanın durması ‘. Ölen türkte, kürtte bu vatanın evladı. Yıllardır birbirlerine düşseler de türkte, kürtte kardeş. Kürtler de PKK’nın silahlı bir güç değil , siyasi bir güç olarak onları temsil etmesini istiyor. BDP’nin bu süreçte oynadığı rolü,  başarısını kimse  görmezden gelemez. Çözüm süreciyle birlikte doğu ve güneydoğu anadoluda ki yatırımların hızlanmasında AKP ve BDP’nin başarısı büyük. Artık kan akmıyor. Her gün şehit haberleri duymuyoruz. Süreç başladığından beri kanlı bir olay olmuyor, olmasın da . Tarafların hiç biri istemiyor.  Herkes çözüm sürecinin bozulmaması için dikkatli davranıyor.<br />
Gülen cemaati lideri, Fettullah Gülen , AKP hükümetini yıkmak için gönderdiği iki mektuba Pkknın cevap bile vermediği ortaya çıktı.  Hükümeti 17 aralıkta baskı altına almak , pkk ve çözüm sürecini kullanmak için son gönderdiği mektuptan çok umutluydu. Kürt halkını çanta da keklik zannediyordu.  Pkk çözüm sürecinde duyarlı davranıp, paralel yapıyla işbirliği yapmaması cemaatin aklından geçen en son durumdu. En büyük koz da kendileri için suya düşmüş oldu. Hükümette ki bazı eylemler pkknın ağır hareket etmesine , çekilme de ağır davranmasına sebep oldu. Pkk’nın vaat ettiği bu değildi ancak bir eylem yapılmaması da ikinci yıla giren çözüm süreci için büyük başarıdır.<br />
BDP, 30 mart yerel seçimlerinde ki durumu da azımsanacak bir durum değil. İki tane büyükşehir belediyesi, sekiz il belediyesi başkanlığı, altmış yedi ilçe belediye başkanlığı, yirmi dört belde belediye başkanlığı olmak üzere yüz bir belediye başkanlığıyla hizmete devam dediler.<br />
15 nisanda kabul edilen Mit Kanunu’nun on beş maddesinden ilk dört maddesi kabul edildi. Kabul edilen dört madde ile mitçilerin ve bdp heyetlerinin İmralı görüşmeleri yasal zemine oturmuş oldu.<br />
Silahların sustuğu, kanın akmadığı günleri yaşıyoruz. Tarafların çözüme, barışa destek her geçen gün artıyor. İstenen en önemli şey huzur, mutluluk.  Pkknın silahlı bir örgüt olarak hak aramasının devri bitti. Herkesin haklarını siyasal platformda arayacağı ve çözüm sürecinin sonuna doğru adım adım yaklaşıyoruz.  Tek istenen artık türk- kürt kardeşliğinin bütünleşmesi ve asla bölünmemesi.</p>
<p><strong>TİMUR ÖZGÖNÜL</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.siyasettebugun.com/?feed=rss2&#038;p=2310</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>YILDIRIM: &#8220;CEMAAT DİNİ İRŞAD EDER, SİYASET ÜLKE YÖNETİR</title>
		<link>https://www.siyasettebugun.com/?p=2285</link>
		<comments>https://www.siyasettebugun.com/?p=2285#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 Aug 2014 10:38:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[binali yıldırım]]></category>
		<category><![CDATA[cemaat]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[ekmeleddin]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[fetullah]]></category>
		<category><![CDATA[paralel yapı]]></category>
		<category><![CDATA[recep]]></category>
		<category><![CDATA[seçim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.siyasettebugun.com/?p=2285</guid>
		<description><![CDATA[&#160; &#8220;MİLLETİN OYLARI CEBİMİZDE DEĞİL&#8221; Cumhurbaşkanlığı Seçimleri öncesi değerlendirme yapan Yıldırım, “Biz erken havaya girmeyiz. Dokuzuncu seçimi yapıyoruz. Seçim sandıkta kazanılır. Sandık önümüze gelmeden, oylar sayılmadan, &#8216;Kazandık&#8217; demeyiz. Bu, siyasete uymaz. Vatandaşa dayatma olur. Son dakikaya kadar çalışacağız. Başbakanımız, Cumhurbaşkanı adayımız, son güne kadar miting yapmaya devam edecek. Geçmişte yaptığımız işler, gelecek Türkiye&#8217;sinin ipuçlarını veriyor. [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p><strong>&#8220;MİLLETİN OYLARI CEBİMİZDE DEĞİL&#8221;</strong><br />
Cumhurbaşkanlığı Seçimleri öncesi değerlendirme yapan Yıldırım, “Biz erken havaya girmeyiz. Dokuzuncu seçimi yapıyoruz. Seçim sandıkta kazanılır. Sandık önümüze gelmeden, oylar sayılmadan, &#8216;Kazandık&#8217; demeyiz. Bu, siyasete uymaz. Vatandaşa dayatma olur. Son dakikaya kadar çalışacağız. Başbakanımız, Cumhurbaşkanı adayımız, son güne kadar miting yapmaya devam edecek. Geçmişte yaptığımız işler, gelecek Türkiye&#8217;sinin ipuçlarını veriyor. Biz milletin oylarını cepte görmeyiz” ifadelerini kullandı.</p>
<p><a href="http://www.siyasettebugun.com/wp-content/uploads/binali-yildirim.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2286" src="http://www.siyasettebugun.com/wp-content/uploads/binali-yildirim.jpg" alt="binali-yildirim" width="444" height="333" /></a><br />
<strong>“DEVLETİN BİLEĞİ BÜKÜLMEZ, DEVLETLE GÜREŞ OLMAZ”</strong></p>
<p>Yıldırım, Cumhurbaşkanlığı Seçimi öncesi 17 Aralık sürecindeki gibi bir karalama bekleyip beklemediği sorusuna, “Kasetlerle, montajlarla, şantajlarla bir şey olacak olsaydı; 30 Mart&#8217;tan önce olurdu. Her şeyi yaptılar. İnsanların uykularını kaçırdılar. Millet dedi ki; &#8216;Dürüst siyaset istiyorum. Bu ülkede tek irade vardır; o da benim. Tayyip Erdoğan&#8217;ı alaşağı edeceksem, ben ederim. Bu sizin işiniz değil. Ülkenin siyasi kaderinde etkili olmak istiyorsanız; çıkarın cübbenizi, takkenizi buyurun meydanlara&#8230;’ böyle söyledi millet. Hiç kimse devletin bileğini bükemez. Hiç kimse de devlet ile bilek güreşi yapamaz. AK Parti olmasın, Recep Tayyip Erdoğan olmasın; böyle kayıt dışı paralel yapılara, illegal örgütlenmelere &#8216;eyvallah&#8217; dediğiniz an, Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin hükümranlığının tartışmaya açıldığını görürsünüz” diye cevap verdi.<br />
<strong> &#8220;BUGÜN KELEPÇEYE İSYAN EDENLER; O GÜN BAŞBAKANA KELEPÇE TAKMAK İÇİN BİRBİRLERİNİ YUMRUKLUYORLARDI&#8221;</strong><br />
Herkesi başını ellerinin arasına alıp düşünmeye davet eden Yıldırım, &#8220;Referandum oldu, HSYK kuruldu biz ipleri elimize aldık, bundan sonra duman edeceğiz sizi; düşüncesi, bu kafa, milletle kavga etme kafasıdır. &#8216;HSYK Seçimleri de olacak, o zaman siz görürsünüz&#8217; ve benzeri tehditleri, biz geçmişte daha açık olarak gördük. Bunlar milli iradeyi alaşağı etmek istiyor. Bugün kelepçeye isyan edenler, o gün ülkenin Başbakanı&#8217;na kelepçe takmak için birbirlerine yumruk atma yarışına girdiler. Dönemin Başbakanı, eski sağlık bakanı, komiserler kavga ettiler; &#8216;Ben kelepçe takacağım&#8217; diye&#8230; Bu ülke halkının oyunun yüzde 50&#8217;sini alan Başbakan&#8217;a ve partisine, terörle mücadele kanununa göre; silahlı terör örgütü kurmak, ülkeyi yıkmak, demokrasiyi yok etmek gibi bir suçlama yapabildiler. Örgüt başkanı Recep Tayyip Erdoğan, örgüt başkan yardımcısı Binali Yıldırım. Bunu duyunca Başbakan&#8217;a sitem ettim. &#8216;Sayın Başbakan&#8217; dedim &#8216;Ya hakikaten teessüf ediyorum&#8217; dedim. Şaşırdı; &#8216;Ne oldu&#8217; diye tekabül etti. &#8216;Böyle önemli bir örgütün başkanı oluyorsunuz, beni de muavin yapıyorsunuz, haber vermiyorsunuz. İnsan söyler de kılığımıza, kıyafetimize, yürüyüşümüze daha bir dikkat ederiz.&#8217; Gülünecek bir şey bu; ama bu ülke bunu yaşadı. Bunlar, 27 Nisan bildirgesinden hiç ders almamışlar&#8221; dedi.</p>
<p><strong>&#8220;CEMAAT DİNİ İRŞAD EDER, SİYASET ÜLKE YÖNETİR&#8221;</strong></p>
<p>&#8216;Milli iradenin seçtiği hükümet, ne kadar zayıf olursa olsun, bu ülkenin sistemini, rejimini, bekasını, güvenliğini hedef alan iç ve dış her türlü tehdide her zaman aynı kararlılıkta karşılık verir&#8217; diye meydan okuyan Yıldırım, &#8220;Cemaatin görevi dini irşad etmektir, dini öğretmektir; siyasetin görevi ülke yönetmektir. Dini öğretmek için devlet içinde teşkilatlanmaya, görev almaya gerek yok. Bunlar çılgınlık&#8230; Kimi silah alır, kimi tank alır, kimi yetkisini aşarak aymazca davranır. Bunlar oldu; Türkiye bunları yaşadı. Ama hâlâ akıllanmadılar. Hâlâ yargı elimizde diyorlar; fakat siz de milletin elindesiniz. Geçmiş geçmişte kaldı. Herkes hesabını verecek. Hiç kimse bir daha böyle abuk sabuk işler yapmayacak&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>&#8220;HOROZ SÖYLÜYOR; BUNLAR, ADAYININ ADINI SÖYLEYEMİYOR&#8221;</strong></p>
<p>&#8216;Bu muhalefet partileri, daha kendi adaylarının isimlerini doğru telaffuz edemiyor, olduğu gibi söyleyemiyor&#8217; diyen Binali Yıldırım, &#8220;Bir video izledim; bir horoz bile Ekmeleddin İhsanoğlu diyor; bu muhalif liderler tanıttıkları kendi adaylarının adını söyleyemiyor. Bu şu demek, kendilerinin bile adaylarına alışamadığını gösteriyor. Diyor ki Kılıçdaroğlu, &#8216;Sevdikçe alışacaksınız.&#8217; Sanki gönülsüz bir evlilik yaptım; sevdiğimi bulamadım, o hâlde bulduğumu sevmeye çalışayım. Böyle bir şey olur mu? Millet neden bunlara oy versin ki?&#8221; değerlendirmelerinde bulundu.<br />
<strong><br />
&#8220;İHSANOĞLU İLE TÜRKİYE EDİLGEN YAPILMAK İSTENİYOR&#8221;</strong><br />
Ekmeleddin İhsanoğlu&#8217;nun öğretilenleri yaptığını, liderlik vasfı olmadığını dile getiren Yıldırım, &#8220;Sağa bak, sola bak, ileri bak, gülümse diyorlar; siyasi bir geçmişi de olmadığı için şiir okurken komik duruma düşebiliyor. Siyasi geçmiş önemli bir kazanım, seçim kaybedeceksin, milletten azar işiteceksin, yılmayacaksın, milletin desteğini alacaksın, mücadele edeceksin, iyi işler yapacaksın, kötü işler de, bilip bilmeden hataların da olacak. Onları telafi etmek için de ciddi bir mesai harcayacaksın, bugünlere geleceksin. Bu işler öyle, &#8216;Hoop! İyi, hoş adam, okumuş, dil biliyor; bunlar değil. Ülke yönetmek bu kadar kolay değil. Türkiye gibi dinamik bir ülkeyi yönetmek ayrı bir şey. Etrafı ateş çemberi. İhsanoğlu üzerinden Türkiye&#8217;yi edilgen hâle getirmek istiyorlar&#8221; diyerek çatı adayın tercih edilmemesi, yeni Türkiye&#8217;nin seçilmesi gerektiği uyarısı yaptı.</p>
<p><strong>&#8220;65 YAŞ ÜSTÜ VE İHSANOĞLU MARMARAY&#8217;A BEDAVA BİNEBİLİR&#8221;</strong></p>
<p>Ekmeleddin İhsanoğlu&#8217;nun Marmaray için Demirel ve Ecevit&#8217;e teşekkür etmesine manidar bir cevap veren Yıldırım, &#8220;Marmaray&#8217;a binmesi çok hoşuma gitti. Demek ki; faydalı şeyler yapıyoruz. Ekmeleddin bey, çıkışta herkese teşekkür etti. Teşekkürün bini bir para&#8230; Ulan, bu işe başlayan bitiren, sıfırdan yapan ne Başbakan&#8217;a ne de onun bakanına bir teveccüh yok. Bu cahillik, bilgisizlik olamaz; bu şark kurnazlığı&#8230; Teşekkür edeceksen, Sultan Abdülmecid&#8217;den başlamalısın. Sen ister teşekkür et, ister etme; oradan geçen milyonlar her gün dua ediyor bize&#8230; Ekmeleddin İhsanoğlu seyahat ederken bilet almış, keşke almasaydı. Çünkü biz, 65 yaşın üzerindeki yaşlılar için bedava yapmıştık. Parası ziyan olmuş&#8221; diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.siyasettebugun.com/?feed=rss2&#038;p=2285</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erdoğan&#8217;dan çarpıcı yanıt</title>
		<link>https://www.siyasettebugun.com/?p=2241</link>
		<comments>https://www.siyasettebugun.com/?p=2241#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 05 Aug 2014 16:19:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[beddua]]></category>
		<category><![CDATA[çerkez]]></category>
		<category><![CDATA[çözüm süreci]]></category>
		<category><![CDATA[cumhurbaşkanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[cumhurbaşkanlığı seçimi]]></category>
		<category><![CDATA[fetullah]]></category>
		<category><![CDATA[gülen]]></category>
		<category><![CDATA[kürt]]></category>
		<category><![CDATA[maltepe]]></category>
		<category><![CDATA[miting]]></category>
		<category><![CDATA[paralel]]></category>
		<category><![CDATA[pensilvanya]]></category>
		<category><![CDATA[pomak]]></category>
		<category><![CDATA[seçim]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[yenikapı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.siyasettebugun.com/?p=2241</guid>
		<description><![CDATA[Başbakan ve cumhurbaşkanı adayı Recep Tayyip Erdoğan, Fethullah Gülen’in yeniden beddua ettiği son konuşmasıyla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu… Erdoğan, “Gülen’in İsrail’e beddua ettiğini duydunuz mu?” diye sordu…. Başbakan ayrıca, paralel yapının darbe girişiminin önlendiğine de işaret etti Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, seçilmesi durumunda nasıl bir cumhurbaşkanı olacağını açıkladığını belirterek, “Şimdi diğer arkadaşların [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Başbakan ve cumhurbaşkanı adayı Recep Tayyip Erdoğan, Fethullah Gülen’in yeniden beddua ettiği son konuşmasıyla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu… Erdoğan, “Gülen’in İsrail’e beddua ettiğini duydunuz mu?” diye sordu…. Başbakan ayrıca, paralel yapının darbe girişiminin önlendiğine de işaret etti </strong></p>
<p><a href="http://www.siyasettebugun.com/wp-content/uploads/25231358.jpg"><img class="aligncenter  wp-image-2101" src="http://www.siyasettebugun.com/wp-content/uploads/25231358.jpg" alt="25231358" width="477" height="269" /></a></p>
<p>Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, seçilmesi durumunda nasıl bir cumhurbaşkanı olacağını açıkladığını belirterek, “Şimdi diğer arkadaşların da ne yapacaklarını söylemeleri lazım. ‘Biz gelirsek veya ben gelirsem şunu şunu yapacağım’ demeleri lazım. Ama kalkıp da bir aday, ‘ben yolla filan uğraşmam’ derse, ‘onu zaten hükümet yapıyor’ derse, bu tabii şöyle bir şeyi ortaya koyar, demek ki siz hizmete talip değilsiniz, efendiliğe talipsiniz” dedi.<br />
“Çok önemli seçim başarılarınız, tecrübeleriniz oldu ama bu farklı. Hem siyasi kariyeriniz açısından çok farklı hem de uzun süredir Türk siyasal sistemine yönelik eleştirileriniz ve önerileriniz açısından da önemli bir tecrübe. Ne hissediyorsunuz” yönündeki soru üzerine Erdoğan, “Tabii bu seçim sistemlerindeki gelişmelere de baktığımız zaman, bildiğiniz gibi ilçe belediye başkanlığı seçim adaylığından tutun il belediye başkanlığı seçim adaylığına ve oradan tabii milletvekili adaylığı ve en sonunda şimdi cumhurbaşkanlığı seçim adaylığına girmiş bulunuyoruz. Hepsini bu vesileyle sizin de ifade ettiğiniz gibi aşağıdan yukarıya gelmiş bulunuyoruz” diye konuştu.</p>
<p>“Siyasetin içerisinde de şöyle yaklaşık 40 yıllık geçmiş var” diyen Erdoğan, şöyle devam etti:<br />
“Hep bu siyasetin içerisinde geçti. Siyasette çıraklığı da yaşadık, kalfalığı da yaşadık, ustalığı da yaşadık, yaşıyoruz. Çünkü siyaseti bir insan yönetme sanatı olarak ele aldığınız zaman bu seçimin nedenli önemli olduğu ortaya çıkıyor. Bugüne kadar tabii halkın bizzat kendi iradesiyle seçilen cumhurbaşkanları ülkemizi yönetmedi. Daha çok geçmişte ihtilaller sonrası iş başına getirilen cumhurbaşkanları vardı. Ama Allah rahmet etsin, Turgut Bey ile bir süreç başladı. Onu da vekiller seçti, yani Parlamento içinde. Daha sonra Süleyman Bey’in seçimi var, ardından Abdullah Bey’in seçimi var ki Abdullah Bey’i engellemek için ellerinden gelen her şeyi yaptılar. Malum 367 garabetini çıkardılar karşımıza. Fakat millet tabii adayına sahip çıktı ve Parlamentodan daha sonra Abdullah Bey’i seçtirmek suretiyle cumhurbaşkanı hamdolsun yaptık. Şimdi ise iş çok daha farklı. O seçimlerde biliyorsunuz yüzde 47 ile bizim erken seçim yaparak tekrar seçimi kazanmamız vardı ama arkasından da hemen biz bir referanduma gittik. O referandumdan da yüzde 69 gibi bir yüksek oyla halkın cumhurbaşkanını seçmesi kararını çıkardık.”</p>
<p>Milli irade şimdi çok daha güçlü bir şekilde tecelli ediyor<br />
Erdoğan, kısa süre sonra yapılacak cumhurbaşkanı seçiminin çok daha farklı olduğuna işaret ederek, şunları söyledi:<br />
“Şimdi tabii burada öyle bir güzellik var ki bir taraftan cumhurbaşkanını halk seçecek, başbakanı halk seçecek, parlamentosunu halk oluşturacak, dolayısıyla halkın kendi seçtikleri, halkı yönetecek. İşte burası çok anlamlı. Onun için bunun ilk cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesinin olması sebebiyle bu pazar hakikaten çok çok büyük önem ifade ediyor. Milli irade şimdi çok daha güçlü bir şekilde tecelli ediyor.”<br />
İstanbul hakikaten benim aşkım, sevdam, her şeyim<br />
“İstanbul mitinginden bir mesaj aldınız, onu özellikle konuşmak istiyorum. Hem bir kere Yenikapı’dan sonra daha riskli meydandı, yani daha önce denemediğiniz meydandı, Maltepe, hem de bir seçim yorgunu olduğu düşünülüyor bütün ülkenin ama çok güçlü bir mesaj çıktı. Siz orada biraz duygusal mesajlar verdiniz, vasiyetten bahsettiniz. O nasıl bir atmosferdi. İstanbul’un bir uğurlaması gibi yorumlandı” yönündeki soruya karşılık Erdoğan, şöyle konuştu:<br />
“Doğup büyüdüğüm vilayet İstanbul. Tabii ‘sevgililer sevgilisi’ne’ mazhar olmuş bir şehir, İstanbul. İstanbul, bir başka ama maalesef İstanbul’da yaşayanlar, İstanbul’un kıymetini, kadrini tam bilemediler. İstanbul’un hakkını tam bilemediler. Biliyorsunuz insanların şehirler üzerinde hakkı olduğu gibi şehirlerin de insan üzerinde hakkı vardır. İstanbul hakikaten benim aşkım, sevdam, her şeyim. Çünkü 45 yıl İstanbul’da belediye başkanlığı yaptım. Bu belediye başkanlığım esnasında İstanbul’da gerçekten ilçe belediye başkanı arkadaşlarımla beraber kimsenin girmediği yerlere alt yapısıyla üst yapısıyla biz girdik. İstanbul’u o zaman ciddi manada değiştirmeye başladık. Sene 94. Bunun şöyle 2-3 sene öncesine gittiğiniz zaman bazı ilçelerde bunu daha önce başlattık.”<br />
Erdoğan, İstanbul’daki yeni miting meydanlarıyla ilgili olarak da “Tabii Belediye Başkanıma onu söyledim, dedim ki ‘Avrupa, Anadolu yakasında iki tane meydan yapalım ve bu meydanlarda artık kim mitingini yapacaksa gelsin, bu meydanlarda yapsın. Söyleyecek sözü olan gelsin, orada söylesin. İlla Taksim de Taksim, Kadıköy de Kadıköy, illa Tandoğan da Tandoğan olmaz.’ Yani bu meydanları yaparsanız huzur içinde gel burada istediğini söyle, nasıl bağıracaksan yine orada bağır ama bundan kimse de zarar görmesin. Valilik size hangisini tavsiye etti, git orada yap ama düşünün yürüyüş yapacaklar halkın alışveriş yaptığı merkezlerde yürüyüş yapıyorlar, böyle bir şey olabilir mi? Yani siz özgürlüğü her yeri istediğim gibi kullanırım tanımıyla, tanımlayamazsınız” ifadesini kullandı.<br />
“Şimdi İstiklal Caddesi’nde yürüyüş yapayım, dediğiniz zaman siz o İstiklal Caddesi’nde alışveriş yapan tüm İstanbul halkına ihanet ediyorsunuz, saygısızlık yapıyorsunuz” diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:<br />
“Vandalizme dönüşüyor zaten. Eninde sonunda oradaki esnafların cam çerçeve her şey indiriliyor. O insanlar ondan sonra hakikaten ciddi zararlar yapıyorlar, alışverişlerini yapamıyorlar. Şimdi bunlar hakikaten özgürlük adına yapılamaz. İşte özgürlük adına gel bakalım nerede yapacaksın, Anadolu yakasında mı, buyurun sana Maltepe, gel burada yap. Şimdi bunun örneğini verdik. Nerede yapacaksın Avrupa yakasında mı buyurun sana Yenikapı. Şimdi buna alışmamız lazım, alıştırmamız lazım. Bunların bir de ufaklarını ben belediye başkanı arkadaşlarıma söyledim, ‘bunların daha ufaklarını yine ilçelerin uygun yerlerinde yaparsak daha ufak çapta olanlar da gitsin orada yapsınlar ama bunlar vandalizme dönüşmesin, bunları başaralım’ dedik. Sağolsun arkadaşlarım bunu yapacaklar. Aynı şekilde diğer vilayetlerde de başta büyükşehirler olmak üzere bunlar yapılacak.”<br />
Cumhurbaşkanı olarak da halkla meydanlarda bir araya gelinebilir<br />
Erdoğan, cumhurbaşkanı seçilmesi durumunda İstanbul’daki mitingin de Başbakan olarak halkla son görüşmesi olacağını belirterek, “Bu demek değildir ki cumhurbaşkanı olarak siz halkınızla yine böyle meydanlarda bir araya gelemezsiniz, böyle bir şey yok. Cumhurbaşkanı olarak da yine halkımızla meydanlarda bir araya gelinebilir” diye konuştu.<br />
Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Erdoğan, “Son mitinglerde bilhassa görüyorum, eşiniz hanımefendi hep yanınızda. Çocuklarınız, hatta torunlarınız da mitingdeydi. Nasıl oluyor evde bir miting motivasyonu, miting konuşması oluyor mu, yoksa zaten herkes kendini bir motive halde mi orada buluyor? Yani sizin için de sürpriz oluyor mu? Siz mi onları motive ediyorsunuz onlar mı sizi motive ediyor” yönündeki soruya şu yanıtı verdi:<br />
“Zaman oluyor onlar bizi motive ediyor. Zaman oluyor ben onları motive ediyorum. Şimdi tabii onların bu havaları teneffüs etmesi lazım ki yarınları bu noktada iyi görsünler. ‘Dedemle beraber böyle böyle şu meydandaydık, orada İstanbul halkıyla şöyle bütünleştik.’ İşte bunlardır zaten büyüdükleri zaman anlatacakları hatıraları. Bunlar çok önemli. Bu tür hatıraları onların bizim sermaye hanesine yazdırmamız lazım.”<br />
Erdoğan, “Bu akşam reklam filmlerinizden bir tanesi daha yayınlanmaya başladı. Ne zaman vakit bulup da bu çekimlere katılabildiniz? Çekimlerde de rolünüz vardı” yönündeki soruya karşılık soruya karşılık da “Durmak yok, yola devam diyoruz ya, gece gündüz demeden çalışacağız. Sağolsun arkadaşlar da hazırlıklarını yaptılar. Bayramda araya sıkıştırdık ve hemen zor da olsa gittik ama yani yapımcı arkadaşlar çok memnunlar. Bu kadar seri bu işi yapmak, çıkarmak kolay olmuyor” dedi.<br />
Başbakan Erdoğan, Anadolu’nun farklı bölgelerinden ve tarihteki 16 Türk devletini temsil eden altın yıldızların bir Cumhurbaşkanlığı forsunda toplanmasını anlatan reklam filmini kendisinin henüz izlemediğini belirterek, filmde şiirini seslendirdiği Sezai Karakoç’a teşekkür etti.<br />
Farklı bir çalışma esası da getirebiliriz<br />
“Cumhurbaşkanlığı seçim kampanyası sistem üzerindeki eleştirilerinizi, önerilerinizi de net bir şekilde ortaya koyarak yürüttüğünüz bir kampanya. Daha ilk günden nasıl bir cumhurbaşkanı olacağınızı, nasıl bir cumhurbaşkanı olmayı düşündüğünüzü anlattınız. Şöyle anlıyorum, sadece cumhurbaşkanlığı seçimine girmiyoruz halka seçmeninize, ‘ben seçilirsem böyle bir cumhurbaşkanı olacağım ve beni böyle seçin’ mesajını vermiş oluyorsunuz. Yanılıyor muyum?” sorusu üzerine Erdoğan, şunları kaydetti:<br />
“Meydanlara niye çıkılır veya basın toplantıları niye yapılır, televizyon programları niye yapılır? Şimdi diğer arkadaşların da ne yapacaklarını söylemeleri lazım. ‘Biz gelirsek veya ben gelirsem şunu şunu yapacağım’ demeleri lazım. Ama kalkıp da bir aday, ‘ben yolla filan uğraşmam’ derse, ‘onu zaten hükümet yapıyor’ derse, bu tabii şöyle bir şeyi ortaya koyar, demek ki siz hizmete talip değilsiniz efendiliğe talipsiniz. Yani ben çıkacağım oraya beyefendi, oradan talimatı vereceğim, hükümet de çalışacak. Hükümet, işte yol kanalizasyon, su bu işleri yapacak, yerel yönetimlerle beraber, ben de Çankaya’da oturacağım, Çankaya’dan, oradan gerekenleri söyleyeceğim. Bu, değil. Yani cumhurbaşkanı halkın oylarıyla oraya geliyor. Dolayısıyla aynı zamanda devletin başı olması hasebiyle Bakanlar Kurulu’na gerekli hallerde istediği zaman başkanlık yapabileceğine göre, bu ne demektir? Bir defa orayla sürekli kontakta olacaksın. Sürekli irtibatta olacaksın, yatırımlar devam ediyor mu, etmiyor mu, yeni neler yapılabilir, bunların hepsini işte şimdi ben Sayın Başbakan ile diyelim ki haftada bir normal rutin görüşmem olmasıyla yetinmeyebilirim, belki daha farklı burada bir çalışma esası da getirebiliriz. Ne yapıyoruz, ne diyoruz, neler yapacağız, şu ana kadar biz 12 senede bir şeyler yaptık ama bunlar bizim için yeterli değil. Bundan sonra neler yapacağız. Bunların da takipçisi olmaya mecburuz.”<br />
İsrail ortada, Pensilvanya o da ortada<br />
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “İsrail ortada, Pensilvanya o da ortada, Pensilvanya’dan İsrail’in bu kıyımına karşı, bakın bu kadar insan orada şehit edildi, neredeyse bin 900′e yaklaştı ölenlerin sayısı, 9 bine yaklaştı yaralı sayısı, Pensilvanya’dan ciddi bir açıklama duydunuz mu? Onlara beddua eden, onları lanetleyen bir şey duydunuz mu?” dedi.<br />
Başbakan Erdoğan, “Siz bütün dış politikadan iç politikaya, ekonomiden yatırımlara, altyapıya, sosyal politikalara, bütün sorumlulukları, Kürt sorununun çözümü, “paralel yapı” ile mücadele… Bütün bu sorumlulukları üstlenerek gidiyorsunuz” ifadesi üzerine, “Anayasa 104, cumhurbaşkanı devletin başıdır, bu sıfatla Türkiye Cumhuriyeti’ni ve Türk milletinin birliğini temsil eder. Türkü, Kürdü, Lazı, Çerkezi, Arabı, Boşnağı, Romanı, Pomağı, Arnavutu, bu ülkede kim yaşıyorsa bunların tamamının birliğini temsil eder, bunu göreceğiz ve devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını da gözetir. Bakın öyle basit bir görev değil orada yan gelip yat, böyle bir şey olmaz. Yani makamlar mesela diyelim şu anda tek başına bir iktidar var. Bu iktidarın kendi içinde uyumu zaten vardır ama bir de kurumlar arasında aksamalar var mı, yok mu bunu da takip edecek” dedi.<br />
Şu ana kadar yaptıklarımız bizim referansımızdır<br />
Cumhurbaşkanıyla olağanüstü bir durum olmadığı takdirde haftalık rutin görüşme gerçekleştirdiklerini hatırlatan Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:<br />
“Burada da bu olacak. Ama belki bunun dışında ayrıca Bakanlar Kurulu’na katılmak suretiyle o havayı daha farklı hale getirmek gibi olabilir. Bu tabi kabine diyelim ki, haftada bir, 15′te bir toplanır da siz de ayda bir böyle bir toplantıya katılırsınız. Şimdi mesela Milli Güvenlik Kurulu ne oluyor, 2 ayda bir cumhurbaşkanımızın başkanlığında toplanıyor. Burada ülkenin sorunlarını, meselelerini çok daha farklı bir şekilde görüşme imkanımız oluyor. Yani cumhurbaşkanı, devletin başı o kadar rahat olamaz. Zaten eğer o ülkenin sorunlarını kendinde hissedemiyorsa onu çözmenin heyecanın kendinde hissedemiyorsa o zaman bu yapılan seçimin bana göre hiçbir anlamı yok. Ben ona inandığımı için bunları anlatıyorum ve ‘Şu ana kadar yaptıklarımız bizim referansımızdır’ diyorum ve bundan sonraki süreçte inşallah Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak seçilmiş bir hükümetle el ele vereceğiz, çok daha farklı yatırımları 2023 hedefimizi, 53 hedefimizi, 71 hedefimizi inşallah altyapısını da bu şekilde hazırlayacağız.”<br />
“Bir anlamda yeni cumhurbaşkanı anlayışının teamülünü de pazar günü oylatmış oluyorsunuz” denilmesi üzerine Başbakan Erdoğan, “Halkımıza sunuyoruz. Halkımızın oylama sürecinde inşallah böyle bir süreci başlatmış olacağız” dedi.<br />
“Başkanlık ve yarı başkanlık tartışmaları da gündemden kalkmış olmayacak” yönündeki görüşlerin hatırlatılması üzerine de Erdoğan, başkanlık, yarı başkanlık benzer yanlarının olmasına rağmen bundan farklı olduğunu belirtti. Birçok ülkede başkanlık sistemi olduğunu ancak birbirinden farklılıklar gösterdiğini dile getiren Erdoğan, “Ama bir şey var, gelişmiş ülkelerin genelinde başkanlık sisteminin olması anlamlıdır, yarı başkanlık sisteminin olması anlamlıdır. Şimdi bizim artık burada bir sıçrama yapmamız lazım, yani bir sistem değişikliğine gitmemizde fayda var” diye konuştu.<br />
Biz dillendirince birileri rahatsız olmaya başladı<br />
Turgut Özal’ın da Süleyman Demirel’in de bu konuyu dillendirdiklerini söyleyen Erdoğan, “Nedense biz dillendirince birileri rahatsız olmaya başladı. Ama ben şimdi görüyorum ki milletim başkanlık sistemini bu seçimle beraber benimseyecek ve konuşmaya başlayacak. Çünkü ‘Ben cumhurbaşkanını seçiyorum. Madem cumhurbaşkanını seçiyorum niye başkan seçmeyim’ diyecek, ondan sonra başkanı seçecek. Yani bunu farklı yerlere çekenlere de gereken cevabı verecek. Ve tabi başkanlık sisteminin ne içerdiği çok daha açık net bu tartışmalarla beraber ortaya çıkacak” dedi.<br />
Randevu olayı her şeyi altüst etti<br />
Yurtdışında oy kullanan vatandaşlarda katılımın düşük kalmasının kendisinde hayal kırıklığı oluşturup oluşturmadığına yönelik soru üzerine Erdoğan, “Aslında seçmenden kaynaklanmıyor. Maalesef bu Yüksek Seçim Kurulu’ndan kanaklanıyor, kusura bakmasınlar. Randevu diye bir olay çıkardılar, bu randevu olayı her şeyi altüst etti. Vatandaş, randevu almak, vesaire bu işlerle uğraşır mı?” yorumunda bulundu.<br />
Türkiye’de vatandaşın sabah 8′den akşam 17′ye kadar oy kullandığını hatırlatan Erdoğan, şunları söyledi:<br />
“Burada da icabında 8 saat değil, 12 saat veya iki ekip, üç ekip orada çalışır, vatandaş uzak yerlerden geliyor. Gelir orada oyunu kullanır. Bu onun için şu anda bambaşka bir hava, bambaşka bir heyecan, bir aidiyet duygusu var. O mensubiyet duygusunun cevabını Yüksek Seçim Kurulumuzun farklı vermesi lazımdı. Ama randevu olayı ortaya çıkınca, vatandaş randevu alacak, bu randevuya göre oraya gelecek, bunlarla uğraşmaz. Biz kolaylaştırıcı olmamız lazımdı. Çünkü benim yaptığım Avrupa’daki kapalı salon toplantılarındaki heyecanı ben görmenizi isterdim, böyle bir heyecan var ama şu anda gördüğümüz o ki yüzde 10′u bile belki zor aşacak, öyle gözüküyor.”<br />
Pazar günü gerçekleştirilecek seçimde katılım düşüklüğü bekleyip beklemediği yönündeki soru üzerine ise Erdoğan, “Şu anda Türkiye’deki kamuoyu araştırmalarında katılım yüksek gözüküyor. Yani eğer kamuoyu araştırmalarındaki rakam bir yanılma payı olmazsa orada ciddi manada yüzde 90′ın altında gözükmüyor” dedi.<br />
Pensilvanya şu anda bizim ulusal güvenliğimizi tehdit eden bir unsurdur<br />
Kendisinin, Çözüm Süreci ve “paralel yapı” ile mücadele konusunda net bir taahhüt ortaya koyduğu belirtilerek, “Sayın İhsanoğlu, rakiplerinizden biri, onunla ilgili tanımlamalarınız var ve ‘Pensilvanya adaylığı’ kavramını da bu hafta içinde siz kullanmaya başladınız. Bugün de Pensilvanya’dan o adaylığı destekleyen birtakım cümleler geldi, dinleme imkanınız oldu mu? Sayın İhsanoğlu’yla ilgili olarak birtakım tanımlama, bir dua zinciri oldu. Zaten tavır belliydi ama ilan edilmiş oldu bugün. Ne diyorsunuz, 30 Mart öncesinde de size karşı bir rekabet vardı” değerlendirmesi üzerine ise Erdoğan, şunları söyledi:<br />
“Şimdi bunu anlamamak için siyasetin içinde bulunmamak gerekirdi. Yani biz yıllardır siyaseti yapıyoruz ve bu işin nerede tezgahlandığı zaten belli. Bunu biz söyledik, şimdi de ne kadar gerçek olduğu, ne kadar doğru olduğu ortaya çıktı. Pensilvanya şu anda bizim ulusal güvenliğimizi tehdit eden bir unsurdur. Onun da şu anda yani buradaki hareket noktasındaki mekanizmaları var. Şu anda CHP bunlardan bir tanesi, MHP bunlardan bir tanesi, tabi bu monşer aday da onların bir tanesi oldu. E tabii bir de Türkiye’deki bunların, biliyorsunuz, medyası, malum medya onlarla beraber hareket ediyorlar ve müşterek olarak bu çalışmayı sürdürürken, burada şunu da çok açık net söylemem lazım, faiz lobisi de tabi yine aynı şekilde bunların yanında yerini almış vaziyette.”<br />
“Bunlar 30 Mart’ta bunu yine yaptılar” ifadesini kullanan Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:<br />
“Bakın çok enteresandır, bize karşı CHP’nin güçlü olduğu yerde CHP’yi, MHP’nin güçlü olduğu yerde MHP’yi desteklediler, BDP’nin güçlü olduğu yerde BDP’yi desteklediler. Bunlarda böyle bir çizgi söz konusu değil. Yalpalıyorlar, her şey olabilir. Fakat biz çizgimiz neyse bu çizgimizde sonuna kadar, hiçbir sapma yapmadan yolumuza devam ettik. Bakın burada bu kadar, yani dualar, vesaire şunları bunları söylüyorsunuz, ben burada tabi önemli olan bir şeyi söylemem lazım, şimdi İsrail ortada, Pensilvanya o da ortada, Pensilvanya’dan İsrail’in bu kıyımına karşı, bakın bu kadar insan orada şehit edildi, neredeyse bin 900′e yaklaştı ölenlerin sayısı, 9 bine yaklaştı yaralı sayısı, Pensilvanya’dan ciddi bir açıklama duydunuz mu? Onlara beddua eden, onları lanetleyen bir şey duydunuz mu?”<br />
Tuzluklar, muzluklar hepsi Çağlayan’a aktı<br />
Fethullah Gülen’in sözlerinin okunması ve sonrasında, “Burada özellikle sizin son dönemde Pensilvanya’ya karşı yaptığınız tanımlama, verdiğiniz mücadeleye karşın kendince bir çıkış arayışı gibi görülüyor” ifadesinin ardından Erdoğan, şunları dile getirdi:<br />
“Tabi kendileri bunda ne kadar kendileri için çıkış yolu arasalar da ortada artık hani ‘İnlerine girilecektir’ tespitimizden sonra bazı gerçekler ortaya çıkmaya başladı. Şu anda işte biliyorsunuz paralel emniyetteki yapı ortaya çıkmaya başladı ve bunlar ortaya çıkınca şovmenler de ortaya çıkmaya başladı, tuzluklar, muzluklar hepsi Çağlayan’a aktı. Şimdi burada sormak lazım, bir defa oraya gelenler hepsi suç işledi onu da söyleyim. Öyle zannediyorum ki savcılar bunlarla ilgili de gerekli olan davayı açacaktır. Senin milletvekili olman nezarethaneye girmenin hakkını sana vermez. Orada gelip onlarla beraber şov yapma hakkını sana vermez. Orada sadece nezarethanede olanlarla görüşme hakkı avukatlarındır. Senin öyle bir hakkın yok, ama bunlar geldiler oralarda şovlar yaptılar.”<br />
“Şimdi bunun tabi peşi bırakılamaz, bunun da takibi olacak” ifadesini kullanan Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:<br />
“Bunlar bunun bedelini ödemek durumundalar. Ve daha önce farklı farklı ifadeler verirken, hatta bir tanesinde de ‘Üstlerimiz bunu biliyordu, başbakana da gerekli bilgiyi verdiler’ diye içlerinden bir tanesinin açıklaması var. Ben de meydanlarda söyledim ‘Kimse, açıkla bunu’ dedim. Eğer zerre kadar sizde haysiyet varsa, namus varsa açıkla. Bana böyle gelmiş bir bilgi yok. Yani kendilerini kurtarabilmek için bunlarda takiye var, yalan var, iftira var. Dürüst ol, doğru ol, kimmiş o, bize bilgi veren kim? İşte bütün bu adımlarla beraber inşallah, tabi burada o paralel vesayet süreci de inşallah bu da sona erecek ama işin daha henüz başında olduğumuzu da söylemem lazım. Sağolsun burada geçmişte olanlar ortadaydı şimdi de yargı gereğini yapmaya başladı.”<br />
“Gezi olayları, arkasından 17 Aralık ve 25 Aralık’ın tamamıyla bu ülkede bir darbe girişimi” olduğunu anlatan Erdoğan, şunları kaydetti:<br />
“Ve bu darbe girişimi akamete uğramıştır. Eğer bunlar başarılı olabilseydi Pensilvanya’daki buraya başka havayla gelecekti. Ama şimdi herhalde bu gidiş ertelendi, öyle zannediyorum. Ve şahsımla ilgili biliyorsunuz kayıtlara giren şey ‘dönemin başbakanı’. Belgelerin içinde bunlar yakalandı, çıktı bunlar meydana. Dönemin başbakanı, bakanlar, daha ilerisini söylüyorum, benim uluslararası yaptığım telefon görüşmelerini adamlar dinliyor. Yanımdaki danışmanım, aynı zamanda tercümanım, o diyelim ki Ortadoğu’yla yaptığımız görüşmeler, bunları dinliyorlar. Şimdi bunların içinde Mahmud Abbas’la yaptığımız görüşmeler var, Halid Meşal’le yaptığımız görüşmeler var, yani birçoğuyla yaptığımız görüşmeler var, adamlar bunu dinliyor. Kim bilir bunu ondan sonra nereye servis ettiler. Örneğin diyelim, Dışişleri Bakanlığı’nda Ahmet Bey’in, Milli İstihbarat, aynı şekilde Türk Silahlı Kuvvetleri temsilcisi ve Dışişleri Müsteşarı dörtlü yaptıkları toplantıyı aynı şekilde dinliyorlar. Bunların şirazesi kaçmış, böyle bir şey olabilir mi? Aynı şekilde mesela eski Adalet Bakanı’yla, Enerji Bakanımızın arasında geçen, benimle Enerji Bakanımın, Adalet Bakanımın arasında geçen görüşmeler, bunlar dinleniyor.”<br />
Bu can bu tende oldukça<br />
Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Milletim, Tayyip Erdoğan’a cumhurbaşkanlığı görevini verirse şunu bilmelerini isterim ki, bu can bu tende oldukça ulusal güvenliğimizi tehdit eden bu paralel yapı ve benzer unsurlarla mücadele etmeye kesinlikle sonuna kadar devam edeceğim” dedi.<br />
“Paralel yapıyla mücadelede zaten açık bir pozisyonunuz var. Gittikçe görüyorsunuz, gittikçe şaşırıyor musunuz, yoksa şifrelerini çözdünüz mü artık” sorusuna karşılık Erdoğan, şifreleri tamamen çözdüklerini söyleyemeyeceklerini, çözmeye başladıklarını ve bundan sonrasının daha da kolaylaşacağını söyledi.</p>
<p>Erdoğan, şöyle konuştu:<br />
“Peki onlar rahat duracaklar mı? Tabi durmuyorlar. Onlar şu anda inanıyorum ki inşallah son çırpınışlarını yapıyor. Milletim, Tayyip Erdoğan’a cumhurbaşkanlığı görevini verirse şunu bilmelerini isterim ki, bu can bu tende oldukça ulusal güvenliğimizi tehdit eden bu paralel yapı ve benzer unsurlarla mücadele etmeye kesinlikle sonuna kadar devam edeceğim. Çünkü şu son iki, üç senede olanları gördükten sonra benim milletim buna layık değil. Milletimin bu bedeli de asla ödememesi gerekir.<br />
Mesela bunlardan çok önemli bir tanesi, iki de bir Bahçeli konuşuyor ya, Türkmeneli, Türkmenler falan. İşte biz Türkmenlere insani yardım götürürken Adana’da o Milli İstihbarat Teşkilatı’nın tırlarını çevirenler kimdi? Paralel yargı ve maalesef paralel güvenlik. Yere yatırıp dövdükleri kimdi, Milli İstihbarat Teşkilatı’nda olan asker.”<br />
Savcının da tırın üstüne çıkıp ne var ne yok onu kontrol ettiğini anlatan Erdoğan, “Milli İstihbarat Teşkilatı’nın aracını arayamazsın, öyle bir yetkin yok” dedi.<br />
Erdoğan, “Ne zaman sizin için kırılma oldu? Bu yapının karşınıza bir vesayet gücü olarak çıktığını, 7 Şubat’ta hissettiniz ama” değerlendirmesi üzerine, “Orada hissettik ama böyle bir yapılanmanın başladığını yüzde 58 oyla, referandumun arkasından yapılan atamalarda maalesef hissettim” diye konuştu.<br />
“Atamalar yapılırken orada, ‘nereye gidiyoruz’ diye baktım. Maalesef orada bazı bakanlıktaki arkadaşlarımızın gafleti bize böyle bir bedeli maalesef ödetti” diyen Erdoğan, Yargıtay ve Danıştay’da bunun görüldüğünü anlattı. Erdoğan, “Şu anda da bunun uygulamalarını kendilerinde görüyoruz zaten. Bunlar çok farklı bir yaklaşım içindeler. Bunlarda nankörlük var, ihanet var, ne istersen var ve devleti çalıştırmamak için ellerinden ne gelirse yapıyorlar” dedi.<br />
Kürt meselesi ve paralel yap<br />
“Kürt meselesi ve paralel yapı” ile ilgili bir gelecek tahmini olup olmadığı sorulan Erdoğan, bunlarla ilgili bir tarih açıklamanın doğru olmayacağını söyledi.<br />
Erdoğan, Kürt vatandaşların sorunlarıyla ilgili 2005′te Diyarbakır’da yaptığı açıklamadan sonra buna yönelik “Milli birlik ve kardeşlik projesi”ni açıkladıklarını ve sonrasında çözüm süreciyle ilgili adımlar attıklarını anlattı.<br />
Konuyu “akil insanlarla” farklı bir noktaya da getirdiklerini dile getiren Erdoğan, çözüm sürecine yönelik parlamentoda bir yasal düzenleme yaptıklarını bildirdi. Erdoğan, “Çözüm süreci yasal zemini olarak halkımıza hizmet vermeye başladı” değerlendirmesinde bulundu.<br />
Güneydoğu ve Doğu Anadolu’nun çözüm sürecini benimsediğini vurgulayan Erdoğan, gittikleri yerlerde herkesin kendilerine dua ettiğini kaydetti.<br />
Güneydoğu ve Doğu Anadolu’daki vatandaşların “güvenliği, huzurlu yaşam ortamı, özgürlükler noktasında yasanın getirileri, silahsızlanma, insanların köylerine, evlerine dönmesi, sosyal noktada hazırlanacak imkanların sağlanması” gibi hedefler olduğunu belirten Erdoğan, kamu görevlilerinin de çözüm sürecine yönelik verdikleri mücadelede idari, cezai, hukuki yaptırım olmaması gerektiğini de bildirdi. Erdoğan, “Çünkü onlar bundan ürktükçe, korktukça onlar da bu alanda gerekli olan adımları atamıyorlardı” diye konuştu.<br />
Bunun kamu görevlilerini rahatlattığını, daha rahat adım atabilir hale getirdiğini ifade eden Erdoğan, paralel yapıyla mücadelede de kendini tam manasıyla bu işe vakfedemeyenler bulunduğunu dile getirdi.<br />
“7 Şubat olayı çok çok manidardır” ifadesini kullanan Erdoğan, devletin en hassas noktasının köreltilmeye, örselenmeye çalışıldığını anlattı. Erdoğan, o zaman tepkilerini ortaya koyduklarını belirterek, istihbarat teşkilatının yeri geldiğinde Oslo’da, yeri geldiğinde İmralı’da görüşmeler yaptığını bildirdi.<br />
Erdoğan, şunları söyledi:<br />
“İstihbarat teşkilatının başında olan insanlar veya mensuplarının zaten görevi budur. Dünyanın her yerinde bu böyledir. Yani sen bunu bir yargı mensubu olarak bilmiyorsan yazıklar olsun. Biliyorsan o zaman da demek ki burada bir kasıt var. Bu kasıtla bunu yapıyorsun. Onlara bu tür görevi veren bir başbakan eğer onlara sahip çıkmazsa, mesai arkadaşlarına sahip çıkmazsa o zaman bu da makama ihanettir. Aldığınız sorumluluğa ihanettir. Biz buna tabii ki evet diyemezdik, demedik. Şimdi bakın her şey yavaş yavaş çözülmeye başladı.”<br />
O gün yaşananlardan anlatabileceği bir şey olup olmadığı sorulan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:<br />
“Ben açıkça müsteşarıma dedim, sen dedim ‘Bir defa makamdan çıkmayacaksın. Orada kal. Orada kalacaksın, çıkmayacaksın. Diğer arkadaşları da misafir edeceksin, onlar da çıkmayacaklar’. Diğer birimlere de gerekli talimatları aynı şekilde verdik. ‘Böyle bir şeye alet olamazsınız, aracı olamazsınız’. Sağolsunlar onlar da aracı olmadılar. Onlar da dik durdular, sağlam durdular ve oyun öyle bozuldu. Yoksa, Allah muhafaza, darbenin başlangıç adımı belki de orasıydı. Böyle bir şeye müsaade etmek bir defa kendimizi inkar olurdu. Allah’ın bir lütfu oldu bize.”<br />
Askeri vesayet<br />
Siyasi hayatının vesayetle mücadeleyle geçtiği belirtilerek, “Tayyip Erdoğan olarak geriye baktığınızda ’2014 senesinde, askeri vesayetten kurtulduk’ diyebiliyor musunuz?” sorusu üzerine Erdoğan, “Askeri vesayetle ilgili olarak, bu anlatılan veya anlaşılan böyle bir dönem artık ben büyük ölçüde yok diyorum” değerlendirmesinde bulundu.<br />
“Ama şunu bilmek gerekir. Vesayet bağıra bağıra gelmez. Vesayet adeta bir sır zinciridir. O sır zinciri içerisinde tahakkuk eder. Ondan sonra da sizi o zincirle bağlar” diyen Erdoğan, çok dikkatli olup rehavete kapılamayacaklarını dile getirdi. Erdoğan, şunları söyledi:<br />
“Hatırlayın 27 Nisan, 28 Nisan olaylarını. Orada askerin yapmış olduğu bir açıklama vardı. Bu açıklamayla ilgili çok farklı şeyler söylendi ama biz arkadaşlarımızla o gece istişarelerimizi yaptık ve ertesi gün de Hükümet Sözcüsü arkadaşımız Cemil Bey’e sen dedik ‘bu metni okuyacaksın’. Hükümet sözcümüz de ertesi gün o metni okudu. O, işte kırılma noktasıdır. Eğer o yapılmamış olsaydı bu günlere belki de çok daha farklı gelinirdi. Orada biz ‘ey millet, sen bizi buraya gönderdin, bak biz de senin iradene şu anda yaptığımız bu açıklamayla sahip çıkıyoruz. Vekaletine sahip çıkıyoruz. Sen bize bu vekaleti verdin. Biz de buna sahip çıkıyoruz’.<br />
Çünkü bu ülkenin yöneticisi demokratik parlamenter sistem içiresinde hükümettir. Bu devleti hükümet yönetir. Bu adımı biz bu kararlılık içerisinde attık. Bu asker bizim askerimiz, polis bizim polisimiz. Bunlar kalkıp da hükümeti değiştirme yetkisine, hakkına sahip değiller ki. İstikamet verme hakkına da sahip değiller. Bütün bunların istikametini verecek olan nedir, hükümettir. Bunları görevden alacak olan kimdir, millettir. Bu daha önce 5 seneydi, daha sonra 4 seneye indi. Süresi gelir indirir. Erken seçim yapılacaksa erken seçimle indirilir. Ama buna herhangi bir kurum, kuruluş giremez. Girdiği andan itibaren o ülke zaten çöküşe gider. Nitekim geçmişte bunları çok yaşadık. 10 yılda bir darbeler, darbeler, darbeler. Bu darbelerin hiçbirisi bize kazandırmadı. Hep kaybettirdi. Şimdi, bakın şu son 12 yıllık iktidarımız dönemini masaya yatırdığımız zaman, hamdolsun ülkemiz her yönüyle güçleniyor. Güçlenirken silahlı kuvvetler de güçleniyor. Yani, iktidarımız döneminde silahlı kuvvetlerin modernizasyonu noktasında atılan adımları hiçbir dönemde hiçbir iktidar atamadı. Bu nasıl oldu? Biz biliyoruz ki silahlı kuvvetler de bizim için gerekli olan bir unsurdur.”<br />
Başbakanlığı üstlenen aynı zamanda Parti genel başkanı olmalı<br />
Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Başbakanlık görevini üstlenen arkadaşımızın, kardeşimizin aynı zamanda partinin de genel başkanı olması lazım ki güçlü olsun. Genel başkan da başbakan olduğu için güçlü olsun, bu karşılıklı bir güç devşirmesi olayıdır. Eğer genel başkan farklı, başbakan farklı olursa burada bir defa zafiyet başlar ve bu fitneye de çok açıktır, fitne orada çok çabuk kendisi için zemin bulur” dedi.<br />
Türkiye’nin bulunduğu coğrafyadaki gelişmelerin anımsatılarak, diplomatik mesaisini nasıl yönettiği sorusu üzerine Erdoğan, Ukrayna, Irak, Suriye, Mısır, Filistin, Gazze ve İsrail politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.<br />
Ukrayna’da, Avrupa Birliği’ne girip, girmeme tartışmalarının yaşandığı esnada iç ayaklanma çıktığını ve Ukrayna’nın adeta bir parçalanma noktasına geldiğini belirten Erdoğan, Kırım’ın Rusya tarafından ilhak edildiğini, Doğu Ukrayna’nın ise sahibinin belli olmadığını anlattı.<br />
Başbakan Erdoğan, Irak’ta da bugüne kadar sağlıklı gelişmeler yaşanmadığını, en sağlıklı yapının Kuzey Irak Kürdistan Yerel Yönetimi’nin idaresindeki bölgede bulunduğunu ifade ederek, “Burada en azından altyapı, üstyapı yatırımlarıyla kendine geliş oldu ama ne Bağdat çevresinde ne güneyde şöyle bir kendine gelme, bir yatırım, bunlar istenilen seviyede değil. Bir de son dönemlerde orada IŞİD olayı çıktı. IŞİD olayıyla orada yüzlerce, binlerce insan malum ölüyor ve iş orada iyice karışmaya başladı” değerlendirmesinde bulundu.<br />
“Suriye’nin de hali ortada. İslam dünyası karma karışık, burada da 200 bini aşkın insan ölmüş vaziyette” diyen Erdoğan, Türkiye’de şu anda 1 milyon 200 bin Suriyelinin sığınmacı durumda olduğunu, bunlardan 220-230 bine yakınının çadırlar ve konteyner kentlerde, diğerlerinin de değişik kentlerde bulunduklarını söyledi. Türkiye’deki, Suriyelilerin sorunlarına çözüm bulmaya çalıştıklarını, gıda, ilaç ve çeşitli ihtiyaçlarını karşılamak için bugüne kadar Türkiye’nin yaptığı yatırımların 3,5 milyar dolara ulaştığını kaydeden Erdoğan, Birleşmiş Milletler’in bu konuda ciddi bir desteği bulunmadığını, BM’nin yaptığı desteğin 150 milyon doları aşmadığını belirtti.<br />
Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:<br />
“Filistin’in de hali ortada. İsrail, bu Filistin’i niye acaba bombaladı, niye acaba bunlara böyle saldırıyor? İkide bir İsrail’e esiyor, İsrail elindeki sınırsız imkanlarla birlikte, elinde imkanı hemen hemen hiç yok denecek kadar az Filistin’i, Gazze’yi vuruyor. Şu anda bin 500′ü aşkın insan öldü, bunların içinde çocuklar var, kadınlar var. Yaralıya bakıyorsunuz, 9 bine yakın yaralı var.<br />
Mısır’a geliyorsunuz, Mısır’da bir darbe yönetimi var, ‘darbe yönetimi’ deyince rahatsız oluyor beyler ama darbe yönetimisin sen, sen demokratik yollarla gelmedin, oraya güdümlü sandık koymakla demokratik olunmuyor. Siz, demokratik yoldan gelmiş Mursi’yi maalesef apoletlerinizle indirmiş iktidarsınız, sözde iktidarsınız. Refah kapısını bile, ben geçenlerde söyledim de rahatsız olmuşlar. Dedim ki ‘Bir Müslüman, bir Müslüman’a insani yardım noktasında bile yardım elini uzatmaz mı?’ Bundan rahatsız olmuş, ‘bizim içişlerimize niye karışıyor’ diye. Ben senin içişlerine karışmıyorum, sen yönetiyorsun orayı, biz yönetmiyoruz ama sadece bizim ciğerimiz yanıyor, sesleniyoruz. ‘Bir Müslüman, bir Müslüman’a insani yardım noktasında elini uzatmaz mı?’ diyoruz. Ne zaman uzatacaksınız elinizi? Ama senin halkın ben inanıyorum ki senin gibi düşünmüyor.”<br />
Başbakan Erdoğan, Türkiye’nin Gazze’ye TİKA ile yardım elini uzattığını ama yardımları ulaştırmakta zorlandıklarını ifade ederek, “Şu anda İsrail kanalıyla, o taraftan, o kapılardan girme şartlarını zorluyoruz. Kızılayımızla gıda yardımlarımız gidiyor, gitmeye devam edecek, durana kadar gidecek. Orada yaptığımız hastane bombalandı, Şifa Hastanesi, onu biz yaptık. Bizim bu şekilde girişimlerimiz var ama acımasızca İsrail adeta orada terör estiriyor, bu bir vaka olarak ortada” diye konuştu.<br />
Erdoğan, programa katılmadan önce, BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun ile görüştüğünü dile getirerek, Ban’a İsrail’in Gazze’ye saldırıları nedeniyle BM Güvenlik Konseyi’ni toplantıya çağırması gerektiğini söylediğini aktardı. İsrail’in, Gazzelilerin sığındığı 8 ayrı noktadaki, BM’ye ait okul ve binaları vurduğuna dikkati çeken Erdoğan, BM’nin konuya ilişkin “Bu herhangi bir ahlak ölçüsüne sığmaz” açıklamasını da hatırlatarak, “Teröristin ahlakı olur mu? Bunlar bunu böyle yapıyor” yorumunda bulundu.<br />
Ey Kılıçdaroğlu, 10 tane gazeteci öldürüldü, öldürüldü<br />
İsrail’in, Gazze’de görev yapan 10 gazeteciyi de öldürdüğünü belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:<br />
“Kılıçdaroğlu çıkmış hala diyor ki ‘İsrail cezaevlerinde gazeteci mahkum bulamazsınız’ diyor. Ey Kılıçdaroğlu, 10 tane gazeteci öldürüldü, öldürüldü. Bu Kılıçdaroğlu’nu anlamak mümkün değil, bunun dünyadan haberi yok, başka yerlerde dolaşıyor. Buradaki bu gelişme maalesef ortada, geçen gün bir açıklama yaptı. ‘Eğer bu iktidarın, Başbakan Erdoğan’ın gücü yetiyorsa Kürecik’teki üssü kaldırsın’ diyor. Ne kadar zavallısın sen, bir defa Kürecik’teki üssün İsrail ile yakından, uzaktan alakası yok. Orası bir NATO üssüdür, NATO’nun kararlarıyla, emriyle 4 ayrı noktada onlar kurulmuştur. Burası bir radar üssüdür. İsrail’in zaten böyle bir üsse ihtiyacı yok, çok daha donanımlısı, ilerisi onda fazlasıyla var, böyle bir şeye ihtiyacı yok. O bizim için, onun için değil, onunla alakası yok. Sen kime çalışıyorsun? Dünyadan bir haber, siyasetten bir haber, bu işleri bilmez bir haber, kılavuzu karga bir zat bu.”</p>
<p>Türkmen kardeşlerimize yönelik en büyük desteği veren biziz<br />
Türk dış politikasında bazı ülkelerin önceliği var mı? Türkmenlerin önceliği yok mu” sorusu üzerine Başbakan Erdoğan, “Türkmen kardeşlerimize yönelik en büyük desteği veren biziz” dedi.<br />
TBMM’de bugün MHP’li ve AK Parti’li milletvekillerinin Türkmenlere yapılan yardım konusu görüşülürken kavga ettiklerinin anımsatılmasının ardından Erdoğan, şunları kaydetti:<br />
“Bunların zaten en iyi bildiği iş bu, MHP’lilerin budur. Çünkü kendilerinin ellerinden gelen budur. Ama biz gerek Irak’taki Türkmen kardeşlerimize, Suriye’deki Türkmen kardeşlerimize, benim onlarla defaetle yaptığım toplantılar var, Dışişleri Bakanımın yaptığı toplantılar var, Akraba Topluluklar birimimizin yaptığı toplantılar var. Onlara bizim her türlü ayni, nakdi desteğimiz var, bu kadar nankör olunmaz ama bunlar nankör. Bunu, şu anda Irak Türkmen Cephesi’nin başındaki kardeşlerimiz çok iyi bilirler, onlar da 2 gün önce açıklama yaptılar, bundan onlar da rahatsız oldular. Biz, Kızılayımız, TİKA’mız, AFAD’ımız, bütün bunlarla buralardayız. Hem Irak’tayız hem Suriye’deyiz. Adana’daki MİT’in tırı oraya gidiyordu. MHP’nin ağzından bir söz çıktı mı, CHP’den çıktı mı? Niye? Bu tür şeylerde onların çok büyük bezi yok.”<br />
Partimin asla bir zarar görmesini istemem<br />
Erdoğan, “Cumhurbaşkanı olmanız halinde AK Parti’de ne olacak” sorusuna, “Partimin asla bir zarar görmesini istemem. Partimin herhangi bir zarar görmemesi için ne yapılması gerekiyor, bunu arkadaşlarımla hep paylaştım, paylaşıyorum. Bir anne, yavrusunun nasıl ki boğulmasına müsaade etmezse, ben de partimin, bu 40 yıllık siyaset tecrübemle, boğulmasına asla tahammül edemem” yanıtını verdi.<br />
“Başbakanlık görevini üstlenen arkadaşımızın, kardeşimizin aynı zamanda partinin de genel başkanı olması lazım ki güçlü olsun” diyen Erdoğan, şöyle devam etti:<br />
“Genel başkan da başbakan olduğu için güçlü olsun, bu karşılıklı bir güç devşirmesi olayıdır. Eğer genel başkan farklı, başbakan farklı olursa burada bir defa zafiyet başlar ve bu fitneye de çok açıktır, fitne orada çok çabuk kendisi için zemin bulur. Buradaki süre 45 gün içerisinde, 45 gün sonra değil, 45 gün içerisinde büyük kongreye gidilmesidir. Bu 2 hafta içinde de olur, 3 hafta içinde de olur, 4-5 hepsi de olabilir. Daha sonra normal kongreye gelince, normal kongre 2015 seçiminin öncesinde de olabilir, sonrasında da olabilir” değerlendirmesinde bulundu.<br />
Erdoğan, AK Parti tüzüğünde yer alan 3 dönem üst üste seçilememe şartının da millet tarafından kabul gördüğünü, yaptığı anketlerde, AK Parti Büyük Kongre delegelerinin neredeyse yüzde 80′inin bu kuralın devamından yana olduğu sonucuna ulaştığını anlatarak, “Çünkü genç kuşakların kendilerine yer bulması lazım. Her şey parlamento mu? Değil, parlamentoya getireceğin insan sayısı bellidir. Burada 30 kişilik parti grubu da var, 50 de var, 150 de var ama 330′u yakalamış, 335′i yakalamış bir AK Parti de var” diye konuştu.<br />
AK Parti olarak seçilme yaşını 30′dan 25′e indirdiklerini, şimdi de seçilme yaşını 18′e indirmeyi istediğini dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:<br />
“(Seçme, seçilme yaşı 18 olsun) dediğiniz zaman parlamento 18 yaşında gençlerle mi dolacak? Hayır, belki 5 tane, 10 tane, 15 tane genç olacak. Şu anda Almanya’da bu oluyor da Hollanda’da bu oluyor da Avusturya’da bu oluyor da burada da yapalım. Biz, gencimize değer verdiğimizi bununla uygulamalı ifade etmiş oluruz. Zor olan seçmektir, seçilmek kolaydır. Bu ülkede öyle siyasetçiler geldi ki ’4 yaşındaki eşeği Taksim Meydanı’na koyarım, seçtiririm’ diyordu. Çünkü seçilmek kolay ama seçmek zor. Seçme hakkını veriyorsun 18′e, ama seçilme hakkını vermiyorsun. Ama işte ‘üniversiteyi bitirmiş olamaz’ deniyor, lise mezunundan olmaz mı? Bu da olur, bir taraftan üniversitesine devam eder, bir taraftan gelir parlamentoda görev yapar ama maalesef biz gencimize güvenmiyoruz. Ama AK Parti olarak biz gencimize güveniyoruz. 25′i nasıl getirdiysek, ben inanıyorum bundan sonra AK Parti inşallah seçme ve seçilme yaşını 18 olarak Meclis’ten geçirecektir.”<br />
Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Erdoğan, partisinin 3 dönem kuralına takılanların da bir dönem ara verdikten sonra tekrar aday olabileceğini, ara verdiği dönemde de partinin kurullarında görev alabileceklerini, hükümetin herhangi bir organında danışmanlık yapabileceklerini, buna engel bulunmadığını söyledi.<br />
Erdoğan, “Başbakan sizi kabineye layık görüyorsa parlamento dışından da sizi kabineye alabilir, bu da olur, bunun da önü kapalı değil, yol çok” dedi.<br />
Seçildikten sonra hemen bir MKYK toplantısı yapmak istiyorum<br />
Erdoğan, “Benim Abdullah Bey ile yaptığım çalışma var, bir de Sezer ile yaptığım çalışma var. Abdullah Bey ile olan uyumdur bizi daha iyi bir noktaya taşıyan. Aynı uyumu biz Sayın Sezer ile de yaşayabilseydik belki çok daha farklı bir noktada olabilirdik” dedi.<br />
10 Ağustos’ta cumhurbaşkanı seçilmesi halinde 24 Ağustos’ta AK Parti kongresi yapılıp yapılmayacağına ilişkin soruya Erdoğan, “Seçildikten sonra hemen bir MKYK toplantısı yapmak istiyorum. O MKYK toplantısında bütün arkadaşlarımızla A’dan Z’ye istişare yapacağız. O istişareden sonra kararımızı veririz” diye yanıt verdi.<br />
Geçiş döneminde yerine gelecek kişiye yönelik tanımlamasının sorulması üzerine Erdoğan, şunları söyledi:<br />
“Ara dönem diyeceğimiz bir 8-9 aylık süreç olacak ki bu süreçte genel başkan veya başbakanlık görevini üstlenen arkadaşımız bu işi eğer başarıyla götürüyorsa ve büyük kongrenin delegeleri yeni bir şeye ihtiyaç duymuyorsa zaten götürür. Yok eğer yeni bir çıkış varsa, yeni bir umut varsa, böyle bir isim etrafında bütünleşme kararını verecek olan kimdir, partinin genel kuruludur, büyük kongre delegeleridir. Onlar da böyle bir adım verir ama o adımın atılabilmesi için seçimin yapılması lazım. Seçimden sonra milletvekilleri ortaya çıkıp ondan sonra da normal büyük kongreye gidilir.<br />
Büyük kongreden sonra mevcut genel başkan böyle bir değişikliği kendisinde gerekli görüyorsa, partinin, Allah muhafaza, herhangi bir fitneye kurban edilmesine fırsat vermeden böyle bir adım atılabilir. Ama şu anda böyle bir adımı konuşmak bile yanlış olur. Çünkü şu anda gündemimizde böyle bir şey yok.”<br />
Bugünlere dayanışma içinde gelmiş olduk<br />
“Sizden sonraki başbakan kriterleri içerisinde cumhurbaşkanı olarak sizinle uyumlu çalışmak ne kadar önemli” sorusunu yanıtlarken de Erdoğan, “Çok, çok önemli” dedi.</p>
<p>Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>“Benim Abdullah Bey ile yaptığım çalışma var, bir de Sezer ile yaptığım çalışma var. Abdullah Bey ile olan uyumdur bizi daha iyi bir noktaya taşıyan. Aynı uyumu biz Sayın Sezer ile de yaşayabilseydik belki çok daha farklı bir noktada olabilirdik. Düşünün ki atamalar yapıyorsunuz, bu atamalarda ikide bir cumhurbaşkanı eğer onu veto ederse, ‘Hayır, bu uygun değildir’ derse olmaz. Kendilerinin bile yerindelik hakkının yürütmeye ait olduğunu söyledikleri halde buna uymamışlardır. Bırak da yürütme üzerine düşeni yapsın çünkü halkın karşısında bunun faturasını ödeyen o. Dolayısıyla buralarda çok sıkıntılar çektik ama Abdullah Bey ile bu tür şeyleri yaşamadık. Bir şeyin düzeltilmesi gerekiyorsa bunu aramızda istişaresini yaparak yeri geldi düzelttik ve adımları o şekilde attık. Hamdolsun bugünlere de böylece dayanışma içerisinde gelmiş olduk.”<br />
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün veda ziyaretleri yaptığını hatırlatan Erdoğan, bu ziyaretlerinde Gül ile neler konuştukları sorusunu, “Mahrem şeyler, aramızda olan hukuka dayalı şeyler. Bir tarafta Ortadoğu’daki son gelişmeleri değerlendirdik. Yüksek Askeri Şura malum, Sayın Cumhurbaşkanımızla onu da görüşme imkanımız oldu” diye cevapladı.<br />
O tavsiyeler çok önemli<br />
Erdoğan, Gül’ün nasıl bir cumhurbaşkanlığı dönemi geçirdiğine ilişkin ise şu değerlendirmelerde bulundu:<br />
“Şu bir vakıa, ben bunu Turgut Bey’in cumhurbaşkanlığına benzetiyorum. Turgut Bey’in cumhurbaşkanlığında onu rahat bırakmayan bir partisi vardı. Bunun yanında Süleyman Bey’in ona salladığı tehditler vardı. Rahat, huzurlu bir cumhurbaşkanlığı dönemi yaşayamadı rahmetli. Şu anda bizim aramızda bu tür şeyler olmuyor. Niye, biz tabii ne kadar cumhurbaşkanımıza bir iktidar partisi olarak güç veriyorsak, sağolsun o da bize o denli bir yerde güç kattı. Bundan kim kazandı? Milletimiz kazandı, ülke kazandı. Birbiriyle takışan, sürtüşen değil, birbiriyle uyum içinde olan, zaman zaman belki ufak şeyler olmuştur ama hamdolsun uyum içerisinde bir süreci yaşadık. Bu hem iktidarın hem cumhurbaşkanımızın kar hanesine yazılmış oldu.”<br />
Cumhurbaşkanı seçilmesi halinde, sonrası için istişare yapıp yapmayacağının sorulması üzerine ise Erdoğan, kendi ekibi ve en üst düzeyde istişare mekanizması olan MKYK ile istişare yapacaklarını belirtti.<br />
Erdoğan, “MKYK’nın orada vereceği karar, yapacakları tavsiye bizler için çok çok önemli. Bizler de o tavsiyeler istikametinde inşallah adımımızı atarız” diye konuştu.<br />
İmzaları atmadan YAŞ ile ilgili konuşmayız<br />
Erdoğan, Yüksek Askeri Şura (YAŞ) çalışmaları sonrası nasıl bir komuta kademesi olacağı sorusunu yanıtlarken, “Şura toplantısını yaparız, imzaları atmadan YAŞ ile ilgili konuşamayız veya konuşmayız” ifadesini kullandı.<br />
Ağustos şurasının terfi ve atamalarla ilgili olduğunu anımsatan Erdoğan, “Şu anda atama ve terfilerle ilgili olanların özellikle generaller kısmını hallettik. İnşallah yarın da albaylar kısmını halledip, böylece işi hazır hale getireceğiz. Daha sonra da genelkurmay başkanımız ile milli savunma bakanımız ya yarın akşam veya çarşamba sabahı cumhurbaşkanımıza çıkaracaklar. Cumhurbaşkanımızın onaması halinde, onadığı andan itibaren yürürlüğe girmiş olur” diye konuştu.<br />
“Yeni ordu düzenine ilişkin bir tanımlama yapmıyorsunuz” ifadesine karşılık da Erdoğan, “Bizim bütün tanımlamamız, bugünkü Anıtkabir ziyaretinde deftere yazdığımız çerçevedir. Bu çerçevenin içerisinde hepsi var. Modernizasyonda gayet ileri, hakikaten bölgesinde ve uluslararası camiada caydırıcı bir güç olma özelliğine sahip bir ordu, inanıyorum ki Türkiye’nin büyümesine, kalkınmasına çok büyük katkı sağlayacaktır” yorumunda bulundu.<br />
Çözüm sürecini kararlılıkla sürdüreceğiz<br />
Seçilmesi halinde cumhurbaşkanlığında nasıl bir gündemi ve perspektifi olacağına ilişkin soru üzerine de Erdoğan, 11 yılı aşkın bir süredir başbakanlık görevi yapmış bir kişi olarak başladıkları ve başlayacakları hizmetler olduğunu söyledi.<br />
CHP, MHP, HDP, BBP ve Saadet Partisi’ne gönül verenlerin kendisini iyi tanıdıklarını, Türkiye’ye yaptıkları hizmeti iyi bildiklerini ifade eden Başbakan Erdoğan, “Onlar bizim aslında ispat-ı vücudumuzdur. Bunlar bugüne kadar yaptıklarımız, şimdi de bundan sonra yapacaklarımız” dedi.<br />
Türkiye’yi muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkarma yarışında, 2023′te dünyada ilk 10 arasına sokma hedefinden taviz vermeyeceklerinin altını çizen Erdoğan, kültür alanında çok önemli adımlar atılacağını belirtti. Erdoğan, “Çözüm sürecini kararlılıkla sürdüreceğiz ve Türkiye’nin barış ve özgürlükler noktasında, o özlemlerini gidermek için hiçbir ayrımcılığa prim vermeden, hep söylüyorum, Türkü, Kürdü, Arabı, Lazı, Çerkezi, Gürcüsü, Romanı, Boşnağıyla biz bir olacağız, beraber olacağız, tek millet olacağız” ifadesini kullandı.<br />
Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:<br />
“Aday arkadaşlardan bir tanesi ‘tek millet’ kavramını bile anlayamıyor. ‘Tek millet’ dendiği zaman o sadece Kürt milleti anlıyor veya ‘tek millet’ dediğiniz zaman sadece Türk milleti anlıyor. Hayır, hepsinin hülasasıdır. Bu ülkedeki 77 milyon o tek milletin çatısı altındadır. Biraz daha açayım yani Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı diyeyim. Bu çatı birleşmek, bütünleşmek.<br />
Tek bayrak diyoruz, bundan da rahatsızlar. Kendi kongrelerine bile bayrağı kavga, gürültü sokuyorlar. Tek vatan diyoruz, 780 bin kilometreyi kapsıyor. Sen eğer kalkar da hala ‘Bunun şu kadarı bize aittir’ dersen kusura bakma ona biz müsaade edemeyiz. Tek devlet diyoruz, işte şimdi onlar öyle bir yarışın içinde, bir de paralel devlet çıktı. Bunlarla mücadele etmek bizim boynumuzun borcu.”<br />
Gel, oyunu kullan<br />
Vatandaşlardan pazar günü muhakkak sandığa gitmelerini isteyen Erdoğan, “Hatta biliyorlar ki komşum köyde, fındığa gitmiş, çaya gitmiş neyse… Arayıp, ‘Oyunu muhakkak gel kullan’ demeli. Çünkü bu, çocuklarımıza, torunlarımıza bırakacağımız en büyük miras olacak. ‘Ben, halkın ilk defa seçtiği cumhurbaşkanında oy kullandım’. Bunu diyeceksin. Bu çok büyük bir onur. Onun için bütün vatandaşlarımı, özellikle pazar günü oy kullanmaya davet ediyorum” diye konuştu.<br />
Seçime kadar 7 miting daha yapacağını dile getiren Erdoğan, 6 Ağustos Çarşamba Aydın ve Muğla, 7 Ağustos Perşembe Malatya ve Gaziantep, 8 Ağustos Cuma Kayseri ve Ankara, 9 Ağustos Cumartesi günü de Konya’da olacağını söyledi.<br />
Vatandaşlarla sohbet etti<br />
Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, konutunun yakınında kendisini bekleyen vatandaşlarla sohbet etti, fotoğraf çektirdi.<br />
AK Parti Genel Merkezi’ndeki çalışmalarının ardından evine giden Erdoğan’ı, Subayevleri kavşağında bir grup vatandaş karşıladı.<br />
Konvoyu durdurarak aracından inen Erdoğan, “Elini öpmek istiyorum” diyen bir kadına, “El öpmek yok” karşılığını verdi. Erdoğan, slogan atan kalabalığı da “Malum arkadaşlar herkes uyuyor” diye uyardı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.siyasettebugun.com/?feed=rss2&#038;p=2241</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BURASI MUZ CUMHURİYETİ DEĞİL… HERŞEYİN ZAMANI VAR !!!!</title>
		<link>https://www.siyasettebugun.com/?p=2089</link>
		<comments>https://www.siyasettebugun.com/?p=2089#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Jul 2014 15:08:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[cemaat]]></category>
		<category><![CDATA[fetullah]]></category>
		<category><![CDATA[gül]]></category>
		<category><![CDATA[gülen]]></category>
		<category><![CDATA[özgönül]]></category>
		<category><![CDATA[timur]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.siyasettebugun.com/?p=2089</guid>
		<description><![CDATA[1-Seçimlere son günler kala, 24 Mart tarihli Zaman Gazetesi’nin yazarlarından Washington’dan yazan Ali M. Aslan’ın yazısını okudum. Aynı tarihli aynı gazetede ki Brüksel’den yazan Selçuk Gültaşlı’nın yazısını da okudum. Twitter yasağını bahane ederek , ondan öncesi için de gezi olaylarında ‘haşin ve anti demokratik tavır sergilemiş ‘ diye Başkanımızın Washington’da ki imajının yıkıldığını belirtip, 17 [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.siyasettebugun.com/wp-content/uploads/1014283_571989699532096_1590913711_n.jpg"><img class="aligncenter  wp-image-2057" src="http://www.siyasettebugun.com/wp-content/uploads/1014283_571989699532096_1590913711_n.jpg" alt="1014283_571989699532096_1590913711_n" width="397" height="310" /></a></p>
<p>1-Seçimlere son günler kala, 24 Mart tarihli Zaman Gazetesi’nin yazarlarından Washington’dan yazan Ali M. Aslan’ın yazısını okudum. Aynı tarihli aynı gazetede ki Brüksel’den yazan Selçuk Gültaşlı’nın yazısını da okudum. Twitter yasağını bahane ederek , ondan öncesi için de gezi olaylarında ‘haşin ve anti demokratik tavır sergilemiş ‘ diye Başkanımızın Washington’da ki imajının yıkıldığını belirtip, 17 Aralıkta ki yolsuzluk operasyonunda dik duruşundan ve twitter yasağından dolayı başbakanımızı diktatörlükle suçluyor. Bütün bu beyanları Obama’mı veriyor yoksa cemaatin tetikçileri cemaat adına mı söylüyor ? bu husus önemli bir çelişki ya ancak önemli olan bizim Amerika’nın himayesinde ve yönettiği bir ülke olmamamız. Bütün bunları Amerika veya başka bir ülke liderinin konuşmaya da hakkı yoktur. Yazıda İran’la Türkiye mukayese ediliyor. Baskıcı bir rejimden bahsediliyor. Başbakanımıza, Cumhurbaşkanımıza ve başbakan yardımcısı Ali Babacan’a ‘puan kaybettiniz’ diyerek sanki maaşlı personelilermiş gibi hitap ediyor. Başbakanımız ve Hükümeti Türkiye’nin çıkarlarını düşünüyorlarsa istifa ederek yolsuzluk iddialarından aklanmaları gerektiği de yazıda geçiyor. Merak ettiğim bunu Obama’nın mı yoksa cemaat lideri Fetullah Gülen’in mi söylediğidir.</p>
<p>2- Akp hükümetini ve başbakanımızı istifaya davet eden her kimse, 30 Mart seçimleri ile cevabını alacaktır. 23 Mart Akp partisinin Yenikapı meydanında yaptığı mitingle , tarihin en büyük mitingi olarak iki milyon kişi toplanıyor. Gelen vatandaş sevgiyle birlik beraberlik için toplanmıştır. Millet iradesine sahip çıkmıştır. Millet sandıkta cevabını oylarıyla verir. Gitmesi gerekeni sandıkta oylarıyla gönderir. Milletin seçtiğini göndermeye ne Pensilvanya’nın ne de haşhaşilerin gücü yeter.</p>
<p>3-Zaman Gazetesi yazarı Selçuk Gültaşlı, başbakanımız için ‘Erdoğan bitmiş’, Cumhurbaşkanımız için ‘Gül intihar etmiş’, başbakan yardımcımız için ‘Arınç sükut etmiş’ şeklinde başlıklar atarak yazılar yazmıştır. Sanki asker arkadaşlarından bahseder gibi yazılarını yazmıştır. Üslubu çok çirkin ve yanlıştır. Sevmeyebilirsin ancak makamlarına bir saygın olmalı. Yetmiş altı milyonun temsilcilerinden bahsediyorsun . Sen Türk Halkından büyükmüsün ? Paralel yapı yalan beyanlarda bulunuyor buna rağmen HSYK ‘yı değiştiriyor. Başbakanımıza ‘yalanlarla sınır tanımıyor’ diyorsun Önce şunu anlaman lazım, 17 aralık darbe girişiminde cemaat başarısız oldu. Mensup olduğun paralel yapının maskesi düştü. Başbakana yazılarında yakıştırdığın ‘ korkak, küstah ‘ tabirleri üzüyor insanı. Biz cemaat mensubu değiliz. Biz Türk Milletiyiz. Bizim Başbakan’ımız daima her yerde dimdik duruyor. Kendisinin söylemlerine karşı çıkan varsa, başka ülkelerden değil, gelecek Türkiye’den söyleyecek. Başbakanımızın arkasında yetmiş altı milyon türk vatandaşı var. Senin mensup olduğun cemaatin arkasında CIA var. Bir CIA projesinden bahsetmiyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’nden bahsediyoruz.</p>
<p>4- ‘Akp iktidarının geldiği 2002 yılından itibaren Avrupa’da Türkiye’nin rezil olduğu bir dönem olmadı ‘ diye yazmışsın. Demek ki sen de aynı tarihlerde, hoca ile birlikte Türkiye’den çıkmışsın. Türkiye’de yapılan projelerden, gelişmelerden bihabersin. Bizim Avrupa Birliği’ne, kimseye borcumuz yok. Eski Türkiye değil, menfaatlerine ters geliyor diye mi, bizi artık sülük gibi ememiyorlar diye mi tüm bu yazdıkların ? Ergenekoncuların serbest bırakılması ile ulusalcıların yeniden yargılanma süreci de Türkiye yargılama sistemini temizliyor. Bizim bitmemize ya da başarısızlığımıza ne Brüksel, ne Amerika, ne Avrupa Birliği ne de cemaat lideri Fetullah Gülen’in karar verme hakkı var. Her şeyin hesabını sandık verecek, sonrasında da herkesten hesap sorulacaktır</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.siyasettebugun.com/?feed=rss2&#038;p=2089</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>SANILDIĞI GİBİ OLMADI</title>
		<link>https://www.siyasettebugun.com/?p=2066</link>
		<comments>https://www.siyasettebugun.com/?p=2066#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Jul 2014 09:17:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[17 aralık]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[cemaat]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[fetullah]]></category>
		<category><![CDATA[gülen]]></category>
		<category><![CDATA[özgönül]]></category>
		<category><![CDATA[tayyip]]></category>
		<category><![CDATA[timur]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.siyasettebugun.com/?p=2066</guid>
		<description><![CDATA[30 Mart seçimlerine az bir vakit kala Akp’ ye ve Başbakan’a yapılan darbe girişimi, 17 Aralık operasyonu ve tüm girişimler ile sandıkta Akp hükümetinin oylarının düşeceği zannediliyordu. Cemaat ve paralel yap,ı başbakanı ve hükümeti haksız yere yapılan saldırılarla, iftiralarla başarısızlığa uğratamadılar, silah ters tepti. Akp’nin çalıştığı üç araştırma şirketinden biri Polmark firması 8-11 mart tarihleri [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.siyasettebugun.com/wp-content/uploads/timur0010.jpg"><img class="aligncenter  wp-image-2067" src="http://www.siyasettebugun.com/wp-content/uploads/timur0010.jpg" alt="timur0010" width="177" height="244" /></a></p>
<p>30 Mart seçimlerine az bir vakit kala Akp’ ye ve Başbakan’a yapılan darbe girişimi, 17 Aralık operasyonu ve tüm girişimler ile sandıkta Akp hükümetinin oylarının düşeceği zannediliyordu.</p>
<p>Cemaat ve paralel yap,ı başbakanı ve hükümeti haksız yere yapılan saldırılarla, iftiralarla başarısızlığa uğratamadılar, silah ters tepti. Akp’nin çalıştığı üç araştırma şirketinden biri Polmark firması 8-11 mart tarihleri arasında Türkiye’de yaptıkları ankette sonuçlar ;</p>
<p>Akp’nin %49,4 , Chp’nin %28,3, Mhp’nin %13,2, Bdp’nin %6,2 olacağı şeklindedir. Bu sonuçlara göre Büyükşehir Belediyelerinin üçte ikisinin , bütün belediyelerin ise dörtte üçünün Akp tarafından kazanılacağı ortadadır. Esas seçimlerden sonra paralel yapı ve cemaatin temizlenmesi için Türkiye’de esas süreç başlayacaktır.</p>
<p>Şu anda cemaat kıvranmaktadır. Bunun sebebi de 17 Aralık darbe girişimiyle, bütün oyunlarının ortaya çıkmasıdır. Başarılı olsalardı siyasallaşacaklardı. Paralel yapı olarak yerleştirdikleri kadrolarla emniyette, yargıda çeteleştikleri bir gerçektir.</p>
<p>Dini bir yapılanmayken kendilerini önceleri Türkiye’de etkili sivil toplum örgütü görüp çeteleşmeye başlamışlardır. Herşey artık ortaya çıkmıştır. Fetullah Gülen artık kendisini kurtarmak için kendi medya gruplarında sütten çıkmış ak kaşık misali kendisini kurtarmaya çalışmaktadır.</p>
<p>Başbakan ve Akp iktidarı uğradıkları haksızlıkları artık affetmeyecektir. Tek tek gerekli hesaplar sorulacaktır. Yapılan şantajların ve kasetlerin hesapları sorulacaktır. Cemaatin adamları şimdiden Pensilvanya’ya kaçmaya başlamışlardır. Nereye kaçarlarsa kaçsınlar kanunlardan kurtulamayacaklardır.</p>
<p>Başbakanımızın demiş olduğu gibi iyi ki oldu. Kamuflaj olarak kullandıkları islam dinin artık kullanamayacaklar. Maske düştü. Mağdur olanların mağduriyetini zamanla Akp hükümeti giderecektir. Türkiye’nin kilit noktalarını işgal edemeyecek, emniyette ki, yargıda ki çeteleşmeleri de bu sayede çökmüştür.</p>
<p>İletişim özgürlüğümüz resmen gasp edilmiş , özel hayatımız şantaj malzemesi olmuştur. Siyasi amaçlar için bu tip girişimler artık olamayacaktır. Gerçeği gören Türk halkı için 30 mart seçimleri bir kader günü olacak, siyasetin ve demokrasinin başarısının zaferi olacaktır.</p>
<p>Bilinç düzeyi çok yüksek , eğitimli, düşünen insanlarımızın başarısı olacaktır. El ele bu sorun da aşılmış olacaktır. Hükümet sandıktan aldığı güç ile Türkiye’deki cemaatin yapısını tamamen temizleyecektir.</p>
<p>Türk halkı temsilcisi Başbakan’a ve Akp hükümetine yapılan beddualar ters tepmiştir. İktidarı gömmek için açmış oldukları kuyulara kendileri düşmüşlerdir. Dış güçlerin taşeronu olan paralel yapı , yetmiş altı milyonun birlik beraberliği karşısında başarısız olup sonlarını hazırlamışlardır.</p>
<p>TİMUR ÖZGÖNÜL</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.siyasettebugun.com/?feed=rss2&#038;p=2066</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>CIA’nin Başarısız Operasyonu Fetullah Gülen’in Çırpınışları</title>
		<link>https://www.siyasettebugun.com/?p=2056</link>
		<comments>https://www.siyasettebugun.com/?p=2056#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 Jul 2014 09:19:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[cemaat]]></category>
		<category><![CDATA[fetullah]]></category>
		<category><![CDATA[gülen]]></category>
		<category><![CDATA[özgönül]]></category>
		<category><![CDATA[timur]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.siyasettebugun.com/?p=2056</guid>
		<description><![CDATA[CIA’nin Başarısız Operasyonu Fetullah Gülen’in Çırpınışları 17-25 Aralık Türkiye’de tek hükümeti yıkmak için yapılan bir operasyon değildi. Hayallerindeki büyük Ortadoğu projesinde başarısızlıktan dolayı Suriye’de ki Esat rejiminin bittiği anda Türkiye’nin bölgede tek güç olacağı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bölgedeki tek başarılı lider olmasından dolayı panikten emirleri altında Fetullah Gülen’e bağlı olan cemaatin paralel yapısında [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.siyasettebugun.com/wp-content/uploads/1014283_571989699532096_1590913711_n.jpg"><img class="alignnone  wp-image-2057" src="http://www.siyasettebugun.com/wp-content/uploads/1014283_571989699532096_1590913711_n.jpg" alt="1014283_571989699532096_1590913711_n" width="601" height="413" /></a></p>
<p><strong>CIA’nin Başarısız Operasyonu Fetullah Gülen’in Çırpınışları<br />
</strong><br />
17-25 Aralık Türkiye’de tek hükümeti yıkmak için yapılan bir operasyon değildi. Hayallerindeki büyük Ortadoğu projesinde başarısızlıktan dolayı Suriye’de ki Esat rejiminin bittiği anda Türkiye’nin bölgede tek güç olacağı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bölgedeki tek başarılı lider olmasından dolayı panikten emirleri altında Fetullah Gülen’e bağlı olan cemaatin paralel yapısında darbe için start verdirttiler.</p>
<p>Hocayı darbeden sonra Türkiye’ye Humeyni gibi gönderecek ,Recep Tayyip Erdoğan ve çalışma arkadaşlarını cezaevlerine atacaklardı. Onlara göre Başbakan Erdoğan’ın sağlık problemleri vardı.</p>
<p>Ricciardone, Erdoğan’la ilgili yaptığı araştırmayla kendisine altı aylık ömür biçmişlerdi ama Başbakan’ın sağlığının düzelmesi 17 Aralık darbe girişimiyle paralel yapı cemaatin başarısız oluşu çok büyük fiyasko oldu.</p>
<p>Yerel seçimlerde AKP hükümetine karşı destekledikleri muhalefet partilerinin yerel seçimlerde başarısızlığıyla, Türkiye’de bu yapının tamamen temizlenmesi biraz zaman alsa da hükümet bunun altından kalkacaktır.</p>
<p>Hükümet şimdi Fetullah Gülen’in iade edilmesi için girişimlere başladı. Gülen cemaatinin tek güvendiği yurt dışında ki okullarından dolayı kendilerini Amerika için çok güçlü görmektedirler.</p>
<p>Amerika’nın hocalarını iade etmeyeceğini düşünmektedirler. Ancak Fetullah Gülen’e yakın bazı basın yayın organlarında ‘Hoca 17 Aralık darbe operasyonuna karşı çıktı. Yapmayın başarısız olursunuz dedi ‘ şeklinde haberler yayınlandı.</p>
<p>Hoca 17 Aralıktan seçimlere kadar nasıl oldu da iç ve dış basında ki demeçlerini , Türkiye’yi ele geçirmek için neler yaptığını unuttu. Ne olursa olsun Türk halkının Akp hükümetini ve Başbakan Erdoğan’ı desteklediklerini yerel seçimlerde görmüş oldu.</p>
<p>Devletin içine yerleştirdikleri paralel yapının ne olursa olsun , şantajda yapsalar, kumpasta kursalar Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkamayacaklarını anladılar. Etkileri altına kimi alırlarsa alsınlar, Başbakan Erdoğan’a karşı başarısız olacaklarını yaşayarak öğrendiler.</p>
<p>Türkiye’de Gülen cemaatinin ve paralel yapısının bittiğini CIA’de, dış güçlerde, kendi cemaat üyeleride anladı. Hoca kendisini kurtarmak için yurt dışındaki okullarını koz olarak kullansa da bunun hiçbir faydası olmayacak.</p>
<p>Türkiye yaklaşan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde , Başbakan Erdoğan’ın cumhurbaşkanı olmasıyla , Amerika’da Fetullah Gülen’i Türkiye Cumhuriyeti ile ters düşmemek için iade edecek. Amerika Türkiye Cumhuriyeti ile ters düştüğü anda Ortadoğu’da hiçbir etkisi kalmayacak.</p>
<p>Fetullah Gülen ne kadar çırpınsa da hesap zamanından kaçışı yok. Bu durumu artık dış güçlerde anlamış durumda. Türkiye bulunduğu coğrafya üzerinde oyun kurulacak bir ülke değildir.</p>
<p>Bulunduğu coğrafyaya hakim, güçlü bir ülke olarak hak ettiği ülkeler arasındaki yerini en kısa zamanda alacaktır.</p>
<p><strong>TİMUR ÖZGÖNÜL</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.siyasettebugun.com/?feed=rss2&#038;p=2056</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
