<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Siyasette Bugün &#187; demirtaş</title>
	<atom:link href="https://www.siyasettebugun.com/?feed=rss2&#038;tag=demirtas" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.siyasettebugun.com</link>
	<description>Siyasette Bugün</description>
	<lastBuildDate>Tue, 21 Apr 2015 08:15:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr-TR</language>
		<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
		<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=4.0.7</generator>
	<item>
		<title>Mustafa Sarıgül&#8217;ün esrarengiz buluşması</title>
		<link>https://www.siyasettebugun.com/?p=3188</link>
		<comments>https://www.siyasettebugun.com/?p=3188#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Oct 2014 10:46:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Kulis]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[demirtaş]]></category>
		<category><![CDATA[hdp]]></category>
		<category><![CDATA[mustafa sarıgül]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.siyasettebugun.com/?p=3188</guid>
		<description><![CDATA[HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile Mardin Belediye Başkanı Ahmet Türk ve Ağrı Belediye Başkanı Sırrı Sakık önceki gün İstanbul&#8217;da ilginç bir buluşmaya katıldı. Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Tüy tarafından karşılanan heyet, Hilton Oteli&#8217;nde kalırken akşam yemeği için Ulus&#8217;taki Sunset Restaurant&#8217;a gittiler. Dörtlüye burada, Şişli eski Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül&#8217;ün de katıldığı öğrenildi. [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.siyasettebugun.com/wp-content/uploads/mustafa_sarigul_ihsanoglu_chpnin_adayidir_1403876378_1938.jpg"><img src="http://www.siyasettebugun.com/wp-content/uploads/mustafa_sarigul_ihsanoglu_chpnin_adayidir_1403876378_1938.jpg" alt="mustafa_sarigul_ihsanoglu_chpnin_adayidir_1403876378_1938" width="628" height="304" class="aligncenter size-full wp-image-3189" /></a></p>
<p>HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile Mardin Belediye Başkanı Ahmet Türk ve Ağrı Belediye Başkanı Sırrı Sakık önceki gün İstanbul&#8217;da ilginç bir buluşmaya katıldı.</p>
<p>Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Tüy tarafından karşılanan heyet, Hilton Oteli&#8217;nde kalırken akşam yemeği için Ulus&#8217;taki Sunset Restaurant&#8217;a gittiler.</p>
<p>Dörtlüye burada, Şişli eski Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül&#8217;ün de katıldığı öğrenildi. İstanbul&#8217;a program dışı gelen Demirtaş, Türk ve Sakık&#8217;ın Mustafa Sarıgül ile geç saatlere kadar sohbet ettikleri görüldü.<br />
Selahattin Demirtaş, Ahmet Türk ve Sırrı Sakık ile Mustafa Sarıgül&#8217;ün genel seçimler için işbirliği yapmak için bir araya geldiği konuşuluyor.</p>
<p>HDP&#8217;DEN YALANLAMA</p>
<p>HDP attığı tweet ile &#8220;Eş Genel Başkanımız Selahattin Demirtaş Şişli eski belediye başkanı Mustafa Sarıgül ile herhangi bir görüşme veya buluşmaya katılmamıştır&#8221; dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.siyasettebugun.com/?feed=rss2&#038;p=3188</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Davutoğlu&#8217;ndan önemli açıklamalar</title>
		<link>https://www.siyasettebugun.com/?p=3173</link>
		<comments>https://www.siyasettebugun.com/?p=3173#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 18 Oct 2014 09:08:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[ak parti]]></category>
		<category><![CDATA[başbakan]]></category>
		<category><![CDATA[davutoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[demirtaş]]></category>
		<category><![CDATA[dersim]]></category>
		<category><![CDATA[ışıd]]></category>
		<category><![CDATA[kobani]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.siyasettebugun.com/?p=3173</guid>
		<description><![CDATA[İşte Davutoğlu&#8217;nun açıklamalarından satırbaşları: &#8211; Çözüm süreci ortadoğudaki karmaşalar içinde büyük bir başarıdır. Daha önce 90&#8217;lı yıllarda yasaklanan bir çok şeyi biz değiştirdik, getirdiğimiz yeni anlayış, bireylerin devletle ilişkisinin yeniden restore edilmesi için adımlar attık. Bütün bunlar olmuşken şiddetin sebebi ne niye hala silah kullanılıyor? &#8220;DERSİM&#8217;İ BOMBALAYAN CHP İLE, DİYARBAKIR&#8217;I YAKAN HDP ZİHNİYETİ AYNI&#8221; 90&#8217;lı [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>İşte Davutoğlu&#8217;nun açıklamalarından satırbaşları:</p>
<p><a href="http://www.siyasettebugun.com/wp-content/uploads/davutoglundan_onemli_aciklamalar_canli_1413573728_0839.jpg"><img src="http://www.siyasettebugun.com/wp-content/uploads/davutoglundan_onemli_aciklamalar_canli_1413573728_0839.jpg" alt="davutoglundan_onemli_aciklamalar_canli_1413573728_0839" width="628" height="304" class="aligncenter size-full wp-image-3174" /></a><br />
&#8211; Çözüm süreci ortadoğudaki karmaşalar içinde büyük bir başarıdır. Daha önce 90&#8217;lı yıllarda yasaklanan bir çok şeyi biz değiştirdik, getirdiğimiz yeni anlayış, bireylerin devletle ilişkisinin yeniden restore edilmesi için adımlar attık. Bütün bunlar olmuşken şiddetin sebebi ne niye hala silah kullanılıyor?</p>
<p>&#8220;DERSİM&#8217;İ BOMBALAYAN CHP İLE, DİYARBAKIR&#8217;I YAKAN HDP ZİHNİYETİ AYNI&#8221;</p>
<p>90&#8217;lı yıllarda köyleri yakıp, Dersim&#8217;i bombalayan ve bunları yaparken devlet otoritesini koruduğunu sanan CHP zihniyetiyle, o güzelim Diyarbakır&#8217;ı Mardin&#8217;i Batman&#8217;ı savaş alanına çeviren HDP zihniyeti aynıdır.</p>
<p>&#8220;DEMİRTAŞ ÇÖZÜM HARİTASINI BİLİYORDU&#8221;</p>
<p>Bize verilen hiçbir söz yerine getirilmemiş olmasına rağmen çözüm sürecini kararlılıkla sürdürdük. Selahattin Demirtaş&#8217;la yaptığım görüşmede kendisi çözüm süreci haritasını biliyordu ve ona defalarca bunu nihayete erdirelim dedim.</p>
<p>&#8220;KOBANİ BAHANEYDİ&#8221;</p>
<p>Kobani bahane edildi, tıpkı Gezi&#8217;de yapıldığı gibi. Tam bir terör alanı estirildi. Okullar yakıldı, belediyeler taşlandı, Kuran kursları yakıldı. Sonra partilerimize saldırdılar. Yasin Börü, 3 arkadaşıyla kurban eti dağıtırken 3. kattan atılıp, kafası taşla ezilerek öldürüldü. Bunun faili kim? Bu faile karşı çözüm sürecini Kürt kardeşlerimize emanet ediyoruz. Onlar soracak Yasin Börü&#8217;nün faillerini çıkarın diye? Bazı HDP&#8217;li yöneticiler tavşana kaç, tazıya tut. Niye yakıp yıkıyorsun, barışçıl eylem yap. İnsanları katledemezsiniz.<br />
&#8220;MYK&#8217;DA ARKADAŞLARIMA TALİMAT VERDİM&#8221;</p>
<p>MYK&#8217;da ülkenin her bir santimetrekaresini dolaşma talimatı verdim, arkadaşlarıma. Bizi hiçkimse engelleyemez. Genel Başkan Yardımcılarıma, bakanlarıma talimat verdim, çözüm sürecinin muhatabı olan halkımızla konuşacağız.</p>
<p>&#8220;AKİL İNSANLAR YİNE DEVREYE GİRECEK&#8221;</p>
<p>Çözüm sürecinin tekrar olumlu atmosferinin topluma yayılması gerekiyor. Akil insanlarla bunu konuşacağız. HDP&#8217;nin niyeti konusunda bizde ve toplumda ciddi şüphe oluştu. Önce iyi niyetini görmeliyiz. Devlet en müşfik yüzünü göstermişken, gazeteciler bu bölge sadece HDP&#8217;ye mi ait diye niye sormazlar? Bu puslu havada, bazı çevrelerde Türkiye&#8217;ye nasıl zarar veririz diye bir kanaat var, ama toplum bunu görüyor. Adım adım, gıdım gıdım yükselttiğimiz çözüm süreci binasını çökertmeye çalışan, önce kendisi altında kalır.<br />
İÇ GÜVENLİK ROFORMU</p>
<p>80&#8217;li yılları görmemiş kişiler buna Kenan Evren yasaları demiştir. Şuanda hukuksuz iş yapmadıkça kim kapısı çalındığında kuşku duyuyor? Özgürlük ve reform paketi şeklinde olacak. Yetişirse Salı günü parti grubumuzda açıklayacağım.15 gündür bu konuda bir hata yapılmaması için bunların delillerini ben irdeliyorum. Bizim meselemiz suçu işlenmeden önce önleyebilmek.</p>
<p>MOLOTOF SİLAHLA AYNI SAYILACAK</p>
<p>Molotof kokteyli ve benzeri diye kanuna bir yasaklama şeklinde girecek. Silahlı bir saldırı neyse o da odur.  Bu kanunla, Kolluk Denetim Kanunu&#8217;nu getiriyoruz. Bu hakları istismar eden polis de cezalandırılacak.Hiçbir özgürlük kısıtlanmayacak, vatandaşımız mağdur edilmeyecek. Özgürlükleri teminat altına alıcı tedbirler olacak.</p>
<p>DİNLEMELERLE İLGİLİ YASA</p>
<p>Kapsamı genişletilmiyor, dinlemeye kolaylık getirilmiyor. Önleyici istihbarat şeklinde. İnsanların özel hayatları dinlenerek zaafları üzerinden şantajı engelledik, bugün de yarın da buna izin vermeyiz.Siyasilere geçmişte dinlemelerle şantajlar yapıldı, bizim dönemimizde böyle birşey söz konusu olamaz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.siyasettebugun.com/?feed=rss2&#038;p=3173</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Demirtaş net konuştu: Yalnız bırakırsanız&#8230;</title>
		<link>https://www.siyasettebugun.com/?p=2898</link>
		<comments>https://www.siyasettebugun.com/?p=2898#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Sep 2014 12:03:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[demirtaş]]></category>
		<category><![CDATA[hdp]]></category>
		<category><![CDATA[ışıd]]></category>
		<category><![CDATA[kobani]]></category>
		<category><![CDATA[kürt]]></category>
		<category><![CDATA[suriye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.siyasettebugun.com/?p=2898</guid>
		<description><![CDATA[HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, beraberindeki HDP milletvekilleriyle Suriye&#8217;ye geçişlerin yapıldığı Mürşitpınar Sınır Kapısı&#8217;na geldi. HDP grubu, daha sonra terör örgütü Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) ile bazı Kürt gruplar arasındaki çatışmaların yoğunlaştığı Kobani bölgesine geçti. Demirtaş, ziyaretinin ardından Suruç’ta basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Demirtaş, özetle şu ifadeleri kullandı: “IŞİD, Kobani’ye girerse, ‘Kobani IŞİD’in yönetiminde’ demeyeceğiz. [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.siyasettebugun.com/wp-content/uploads/tUrzV_1412075836_6836.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2899" src="http://www.siyasettebugun.com/wp-content/uploads/tUrzV_1412075836_6836.jpg" alt="tUrzV_1412075836_6836" width="628" height="304" /></a></p>
<p>HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, beraberindeki HDP milletvekilleriyle Suriye&#8217;ye geçişlerin yapıldığı Mürşitpınar Sınır Kapısı&#8217;na geldi. HDP grubu, daha sonra terör örgütü Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) ile bazı Kürt gruplar arasındaki çatışmaların yoğunlaştığı Kobani bölgesine geçti. Demirtaş, ziyaretinin ardından Suruç’ta basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.</p>
<p>Demirtaş, özetle şu ifadeleri kullandı:</p>
<p>“IŞİD, Kobani’ye girerse, ‘Kobani IŞİD’in yönetiminde’ demeyeceğiz. IŞİD’e olan mücadelesini her yerde sürdürecek. Onuru olan herkes IŞİD’e karşı mücadele verecek. Bir halk tek yürek olup savaşıyorsa mücadele kazanılmış demektir. ‘Burada bir vahşet var, biz bu vahşetten korkmuyoruz, diz çözmüyoruz dediniz’. Vahşet tüm dünyaya duyuruldu.</p>
<p>Kürtler Türkiye için bir tehdit değil. Buradaki insanlar sorun yaratmak için değil, sorunu çözmek için buradalar. Asıl tehdit, Kobani’ye 2 kilometre yaklaşan IŞİD barbarlığıdır. El ele verirsek IŞİD’i durdurabiliriz. Bugün el ele verme günüdür, Kürt’ü yalnız bırakma günü değil. Kobani, Türkiye’nin her yerinde sahiplenmelidir. Hükümetin doğru okumasını istiyorum. IŞİD’e karşı tarihi direnişi hep birlikte yapalım. Tarihi bir kırılmadan dönme mümkündür. Bu bir yalvarma değildir. Bu halkı yalnız bırakırsanız elbette kendi başımızın çaresine bakarız. Yalnız bırakırsanız ilkesizliğinizle sorgulanırsınız. İnşallah buradaki gidişat tersine döner.”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.siyasettebugun.com/?feed=rss2&#038;p=2898</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>YSK KESİN SONUÇLARI AÇIKLADI</title>
		<link>https://www.siyasettebugun.com/?p=2360</link>
		<comments>https://www.siyasettebugun.com/?p=2360#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 16 Aug 2014 11:11:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[cumhurbaşkanı]]></category>
		<category><![CDATA[cumhurbaşkanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[demirtaş]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[seçim]]></category>
		<category><![CDATA[tayyip]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.siyasettebugun.com/?p=2360</guid>
		<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı seçimi kesin sonuçlarına göre, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan oyların yüzde 51.79&#8217;unu alarak 12. cumhurbaşkanı seçildi. Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından cumhurbaşkanı seçimi kesin sonuçları açıklandı. YSK&#8217;nın açıkladığı kesin sonuçlara göre, ilk defa milletimizin doğrudan katılımıyla yapılan cumhurbaşkanı seçimi sonucunda geçerli oyların salt çoğunluğunu alan Recep Tayyip Erdoğan 12. Türkiye Cumhurbaşkanı olarak seçildi. Yüksek Seçim [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı seçimi kesin sonuçlarına göre, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan oyların yüzde 51.79&#8217;unu alarak 12. cumhurbaşkanı seçildi.</p>
<p>Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından cumhurbaşkanı seçimi kesin sonuçları açıklandı. YSK&#8217;nın açıkladığı kesin sonuçlara göre, ilk defa milletimizin doğrudan katılımıyla yapılan cumhurbaşkanı seçimi sonucunda geçerli oyların salt çoğunluğunu alan Recep Tayyip Erdoğan 12. Türkiye Cumhurbaşkanı olarak seçildi.</p>
<p>Yüksek Seçim Kurulunun internet sitesinde yer alan cumhurbaşkanı seçimi kesin sonuçlarına göre, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan oyların yüzde 51.79&#8217;unu alarak 12. cumhurbaşkanı seçildi.</p>
<p><strong>Cumhurbaşkanı seçimine ilişki kesin sonuçlar, YSK&#8217;nın internet sitesinde yayımlandı.</strong></p>
<p>Kesin sonuçlara göre, 55 milyon 692 bin 841 kayıtlı seçmenin, 41 milyon 283 bin 627&#8217;si oy kullandı. Kullanılan oyların 40 milyon 545 bin 911&#8217;i geçerli, 737 bin 716&#8217;sı geçersiz sayıldı.</p>
<p>Katılım oranının yüzde 74.13 olduğu seçimde, Recep Tayyip Erdoğan, yurt içinde 20 milyon 670 bin 826, yurt dışı sandıklarında 143 bin 873, gümrük kapılarında ise 185 bin 444 oy alarak, Türkiye genelinde toplam 21 milyon 143 oya ulaştı. Erdoğan&#8217;ın oy oranı yüzde 51.79 oldu. </p>
<p>Ekmeleddin İhsanoğlu, yurt içinde 15 milyon 434 bin 167, yurt dışı 64 bin 483, gümrük kapılarında 89 bin 70 olmak üzere Türkiye genelinde 15 milyon 587 bin 720 oy aldı. İhsanoğlu&#8217;nun oy oranı yüzde 38.44 olarak gerçekleşti.  </p>
<p>Selahattin Demirtaş ise yurt içinde 3 milyon 914 bin 359, yurt dışında 22 bin 582, gümrük kapılarında 21 bin 107 oy aldı. Türkiye geneli toplam oyu 3 milyon 958 bin 48 olan Demirtaş&#8217;ın oy oranı yüzde 9.76 olarak hesaplandı. </p>
<p>Geçerli oyların dağılımı</p>
<p>Geçerli 40 milyon 545 bin 911 oyun, 40 milyon 19 bin 352&#8217;si yurt içinde, 230 bin 938&#8217;i yurt dışında, 295 bin 621&#8217;i gümrük kapılarında kullanıldı. </p>
<p>Yurt içi, yurt dışı ve gümrük sandıkları sonuçları dağılımı şöyle oldu:</p>
<p>Adayın adı soyadı               genel toplam      oran </p>
<p>Recep Tayyip Erdoğan        21.000.143       % 51.79</p>
<p>Ekmeleddin İhsanoğlu        15.587.720        % 38.44</p>
<p>Selahattin Demirtaş          3.958.048        % 9.78</p>
<p>Genel Toplam                 40.545.911        %  100</p>
<p>Yurt içinde seçime katılma oranı yüzde 77.05  </p>
<p>Kesin sonuçlara göre, yurt içinde cezaevlerine kurulan sandıklar dahil kayıtlı 52 milyon 894 bin 115 seçmenin 40 milyon 753 bin 492&#8217;si oy kullandı. Bu oyların 40 milyon 19 bin 352&#8217;si geçerli, 734 bin 140&#8217;ı geçersiz sayıldı. Yurt içinde seçime katılma oranı yüzde 77.05 oldu. </p>
<p><strong>Yurt içi oyların seçime katılan adaylara dağılımı ve oranı şöyle oldu:</strong></p>
<p>Adayın adı soyadı              oy                  oran</p>
<p>Recep Tayyip Erdoğan         20.670.826       % 51.65</p>
<p>Ekmeleddin İhsanoğlu        15.434.167        % 38.57</p>
<p>Selahattin Demirtaş          3.914.359        % 9.78</p>
<p>Genel Toplam                40.019.352        % 100</p>
<p><strong>Yurt dışı sonuçları<br />
</strong><br />
Kesin sonuçlara göre, yurt dışı sandıklarında kayıtlı 2 milyon 798 bin 726 seçmenin 232 bin 795&#8217;i oy kullandı. Bu oyların 230 bin 938&#8217;i geçerli, bin 857&#8217;si geçersiz sayıldı. </p>
<p><strong>Yurt dışı oyların seçime katılan adaylara dağılımı ve oranı şöyle oldu:</strong></p>
<p>Adayın adı soyadı                      oy            oran<br />
Recep Tayyip Erdoğan        143.873       % 62.30</p>
<p>Ekmeleddin İhsanoğlu           64.483        % 27.92</p>
<p>Selahattin Demirtaş               22.582       % 9.78</p>
<p>Genel Toplam                      230.938        % 100</p>
<p><strong>Gümrük kapıları sonuçları</strong></p>
<p>Kesin sonuçlara göre, gümrük kapılarında 297 bin 340 seçmen oy kullandı. Bu oyların 295 bin 621&#8217;i geçerli, bin 719&#8217;u geçersiz sayıldı. </p>
<p>Gümrük kapıları oylarının seçime katılan adaylara dağılımı ve oranı şöyle oldu:</p>
<p>Adayın adı soyadı               oy            oran</p>
<p>Recep Tayyip Erdoğan        185.444       % 62.73</p>
<p>Ekmeleddin İhsanoğlu       89.070         % 30.13</p>
<p>Selahattin Demirtaş         21.107        %  7.14</p>
<p>Genel Toplam               295.621       %  100</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.siyasettebugun.com/?feed=rss2&#038;p=2360</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>SEÇİMDE DİKKAT EDİLECEKLER</title>
		<link>https://www.siyasettebugun.com/?p=2282</link>
		<comments>https://www.siyasettebugun.com/?p=2282#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 Aug 2014 10:23:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[cumhurbaşkanı]]></category>
		<category><![CDATA[cumhurbaşkanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[demirtaş]]></category>
		<category><![CDATA[ekmeleddin]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[ihsanoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[mhp]]></category>
		<category><![CDATA[seçim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.siyasettebugun.com/?p=2282</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye’de vatandaşlar, yarın ilk kez cumhurbaşkanı seçmek üzere sandık başına gidecek. ABD modeli, bağış ve yardım kampanyalı seçim için 52 milyon 894 bin 115 seçmen, 165 bin 108 sandıkta, 08.00-17.00 saatleri arasında oy kullanacak. Seçim için 18 milyonu fazladan, yurtiçi, yurtdışı ve gümrükler için ayrı ayrı olmak üzere 75 milyon 708 bin 180 birleşik oy [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de vatandaşlar, yarın ilk kez cumhurbaşkanı seçmek üzere sandık başına gidecek. ABD modeli, bağış ve yardım kampanyalı seçim için 52 milyon 894 bin 115 seçmen, 165 bin 108 sandıkta, 08.00-17.00 saatleri arasında oy kullanacak. Seçim için 18 milyonu fazladan, yurtiçi, yurtdışı ve gümrükler için ayrı ayrı olmak üzere 75 milyon 708 bin 180 birleşik oy pusulası basıldı.</p>
<p><a href="http://www.siyasettebugun.com/wp-content/uploads/25499796.jpg"><img src="http://www.siyasettebugun.com/wp-content/uploads/25499796.jpg" alt="25499796" width="620" height="350" class="aligncenter size-full wp-image-2283" /></a><br />
<strong>MÜHRÜ KONTROL EDİN</strong></p>
<p>Seçmenlere bir zarf ve bileşik oy pusulası verilecek. Zarf ve oy pusulasının üstünde YSK mührü olmasına dikkat edilmesi gerekiyor. Mühürsüz oylar geçersiz sayılacak.</p>
<p><strong>Seçim nasıl yapılacak?</strong></p>
<p>Seçimin ilk turu yarın gerçekleştirilecek. Bu turda hiçbir aday geçerli oyların salt çoğunluğunu alamazsa 2’nci tur 24 Ağustos Pazar günü yapılacak. 2’nci tura kalınması ve 2 adaydan birinin çekilmesi halinde ise seçim referanduma dönüşecek. Halk bu tek aday için ‘evet’ ya da ‘hayır’ diyecek.<br />
Sandık kurulu başkan ve üyeleri ilk ne yapacak?<br />
Sandık kurulu başkan ve üyeleri, oy verme günü göreve başlamadan önce ilk iş olarak sandık başında bulunanlar önünde ant içecekler ve sandığın boş olduğunu kontrol edecekler. Sandık alanında düzeni sandık kurulu başkanı sağlayacak. Başkan, düzeni bozmaya yeltenenleri uyaracak ve çıkarabilecek.<br />
<strong><br />
Kimlere öncelik verilecek?</strong></p>
<p>Seçmenler, sandık kurulu önüne kurul başkanınca sırayla ve birer birer içeri alınacak. Hamileler, hastalar, engelliler, yaşlıların yanı sıra sandıkta görevli güvenlik görevlileri öncelikli oy kullanacak. Saat 17.00’den sonra hâlâ sandık başında bekleyen seçmenler varsa, sandık kurulu başkanı bunları saydıktan sonra sırayla oylarını kullanmalarına izin verecek.<br />
<strong><br />
Hangi belgelerle oy kullanılabilecek?</strong><br />
Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasını taşıyan ‘nüfus cüzdanı, resmi dairelerce verilen soğuk damgalı kimlik kartı, pasaport, evlenme cüzdanı, askerlik belgesi, sürücü belgesi, basın kartı, avukatlık kimlik belgesi gibi kimliğini tereddütsüz ortaya koyan resimli, resmi nitelikteki belgelerden biri’ ile oy kullanılacak.<br />
Nasıl oy kullanılacak?<br />
Her seçmen, hangi sandık seçmen listesine yazılmışsa ancak o sandıkta oy kullanabilecek. Seçmen sandık kuruluna kimliğini verecek. Sandık kurulu başkanı, seçmene kapalı oy verme yerine girmeden önce, oy pusulasını, zarfını ve tercih belirten mührü verecek, nasıl oy kullanması gerektiğini anlatacak. Buna göre seçmen, oy pusulasında tercih ettiği kısmın üzerine, aday için ayrılan bölümden dışarı taşırmamak suretiyle ‘tercih’ veya ‘evet’ mührünü basacak. Oy pusulasında, mühür dışında herhangi bir yerine imza atılması veya işaret konulması durumunda oy geçersiz sayılacak. Oy pusulası düzgün bir şekilde katlanıp zarfa konulacak ve yapıştırıldıktan sonra sandığa atılacak.</p>
<p><strong>Hangi oylar geçersiz sayılacak?</strong></p>
<p>Mühür dışında herhangi bir yerine imza atılıp, işaret koyulan oylarla, oy zarfına oy pusulası dışında herhangi bir şey konulması durumunda oy geçersiz sayılacak. Hata durumunda seçmene yeni bir oy pusulası verilmeyecek.<br />
Oy verme kabininde neler yasak?<br />
Cep telefonu, fotoğraf veya film makinesi gibi görüntü kaydedici veya haberleşme sağlayıcı cihazlarla kapalı oy verme yerine girmesinin yasak olduğu ve cezasının bulunduğu, bu tür cihazlar varsa oy verme işlemi bittikten sonra iade edilmek üzere bırakılması gerektiği seçmenlere bildirilecek.</p>
<p><strong>Yasaklar neler?</strong></p>
<p>10 Ağustos Pazar günü saat 06.00’dan gece saat 24.00’e kadar alkollü içki satılması ve içilmesi yasak olacak. Kahvehane, kıraathane ve internet kafeler dahil eğlence yerleri kapalı kalacak. Emniyet ve asayişi korumakla görevli olanlardan başka hiç kimse silah taşıyamayacak.</p>
<p><strong>Yayın yasağı ne zaman kalkacak?</strong><br />
Oy verme günü saat 18.00’e kadar medya tarafından seçim ve seçim sonuçları ile ilgili haber, tahmin ve yorum yapılması yasak olacak. Saat 18.00-21.00 arasında ancak YSK tarafından seçim ile ilgili verilecek haber ve tebliğler yayınlanabilecek. Saat 21.00’den sonra bütün yayınlar serbest olacak. Ancak YSK’ca saat 21.00’den önce de yayınlar serbest bırakılabilecek.</p>
<p><strong>İlk fotoğraflı oy pusulası</strong><br />
28 Ağustos’ta görev süresi sona erecek 11’inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün yerine gelecek 12’nci Cumhurbaşkanlığı için Tayyip Erdoğan, Ekmeleddin İhsanoğlu ve Selahattin Demirtaş yarışacak. YSK’daki kuraya göre oy pusulasının ilk sırasında Erdoğan, 2’nci sırasında Demirtaş, 3’üncü sırasında ise İhsanoğlu’nun adı ve fotoğrafı yer alacak.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.siyasettebugun.com/?feed=rss2&#038;p=2282</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>SEÇİM KURALLARI VE YASAKLARI</title>
		<link>https://www.siyasettebugun.com/?p=2268</link>
		<comments>https://www.siyasettebugun.com/?p=2268#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 07 Aug 2014 09:56:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[cumhurbaşkanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[demirtaş]]></category>
		<category><![CDATA[ekmeleddin]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[KİMLİK]]></category>
		<category><![CDATA[OY PUSULA]]></category>
		<category><![CDATA[seçim]]></category>
		<category><![CDATA[tayyip]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.siyasettebugun.com/?p=2268</guid>
		<description><![CDATA[&#160; &#160; Cumhurbaşkanı seçiminde 52 milyon 894 bin 115 seçmen, 165 bin 108 sandıkta oy kullanacak. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ekmeleddin İhsanoğlu ve Selahattin Demirtaş&#8217;ın yarışacağı seçimde, vatandaşlar TC kimlik numarası bulunan resmi nitelikteki belgeler ile oy kullanabilecek. Bu seçimde, ilk defa oy pusulalarında adayların fotoğrafları yer alacak. YSK&#8217;da çekilen kura sonucunda pusulanın ilk sırasında [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.siyasettebugun.com/wp-content/uploads/20140724_165646.jpg"><img class="aligncenter  wp-image-2269" src="http://www.siyasettebugun.com/wp-content/uploads/20140724_165646.jpg" alt="20140724_165646" width="633" height="382" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Cumhurbaşkanı seçiminde 52 milyon 894 bin 115 seçmen, 165 bin 108 sandıkta oy kullanacak</strong>.</p>
<p>Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ekmeleddin İhsanoğlu ve Selahattin Demirtaş&#8217;ın yarışacağı seçimde, vatandaşlar TC kimlik numarası bulunan resmi nitelikteki belgeler ile oy kullanabilecek.</p>
<p>Bu seçimde, ilk defa oy pusulalarında adayların fotoğrafları yer alacak. YSK&#8217;da çekilen kura sonucunda pusulanın ilk sırasında Erdoğan, ikinci sırasında Demirtaş, üçüncü sırasında İhsanoğlu&#8217;nun fotoğrafı bulunuyor.</p>
<p>Yurt dışındaki vatandaşların kullandığı ve uçaklarla Ankara&#8217;ya getirilen oylar, Türkiye&#8217;deki seçimin tamamlanmasının ardından buradaki oylarla birlikte sayılacak.</p>
<p>Yurt dışından getirilen oyların bulunduğu mühürlü çuvallar, 10 Ağustos akşamına kadar ATO Congresium&#8217;da bekletilecek.</p>
<p><strong>-Kimliği &#8220;tereddütsüz&#8221; ortaya koyan resmi belge ibrazı gerekiyor</strong></p>
<p>Seçmenin kimlik tespitinde, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasını taşıyan nüfus cüzdanı, resmi daireler veya iktisadi devlet teşekküllerince verilen soğuk damgalı kimlik kartı, pasaport, evlenme cüzdanı, askerlik belgesi, sürücü belgesi, avukatlık kimlik belgesi gibi kimliğini tereddütsüz ortaya koyan resimli, resmi nitelikteki belgelerden birinin ibrazı gerekecek. Üzerinde Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası olmayan resimli ve resmi bir kimlik belgesi ibraz eden seçmenin oy kullanabilmesi için bu belgelerin yanında ayrıca seçmen bilgi kağıdını veya nüfus müdürlüklerince verilmiş nüfus kayıt örneğini ibraz etmesi şart olacak.</p>
<p><strong>-Oy verme saatleri: 08.00-17.00</strong></p>
<p>YSK, bu seçimde doğu illerinde daha erken oy kullanmasına ilişkin düzenleme öngörmedi. Bu kapsamda tüm Türkiye&#8217;de oy verme işlemi 08.00-17.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek. Oy vermenin bitiş saati geldiği halde sandık başında oylarını vermek üzere bekleyen seçmenler varsa, sandık kurulu başkanı bunları saydıktan sonra sırayla oylarını kullanmalarına izin verecek.</p>
<p>Her seçmen, hangi sandık seçmen listesine yazılmış ise ancak o sandıkta oy kullanacak.<br />
<strong><br />
-Oy verme yerleri</strong></p>
<p>Kapalı oy verme yerleri, oyların gizliliğini ve seçmenlerin oylarını tam bir serbestlik içinde vermelerini sağlayacak, dışarıdan içerisinin gözetlenmesine imkan</p>
<p>bırakmayacak durumda hazırlanacak. Sandıkların, kapalı oy verme yerinin ve sandık kurulunun yerleştiği yer merkez olmak üzere yüz metre yarı çaplı alan sandık alanı olacak. Sandık alanına, sandık kurulu başkan ve üyeleriyle oy vermek üzere gelen seçmenler, siyasi partilerin adayları ve gözlemcileri, bağımsız adaylar ve gözlemcileri dışında hiç kimse giremeyecek.</p>
<p>Sandık başında görevli partili kurul üyeleri, adaylar ve gözlemciler (müşahitler), rozet, amblem veya partisini belirtir herhangi bir işaret taşımayacak.</p>
<p>Sandık kurulu başkan ve üyeleri, oy verme günü göreve başlamadan önce ilk iş olarak sandık başında bulunanlar önünde ant içecekler ve sandığın boş olduğunu kontrol edecekler.</p>
<p>Sandık alanında düzeni sandık kurulu başkanı sağlayacak. Başkan, düzeni bozmaya yeltenenleri uyaracak, uyarıyı dinlemeyenleri sandık alanı dışına çıkarabilecek.</p>
<p><strong>-Yaşlı, hasta ve gebelere öncelik<br />
</strong><br />
Sandık alanında alınacak tedbirler, seçmenlerin sandık başı işlemlerini izlemelerini engelleyecek nitelikte olamayacak. Sandık kurulu başkanının çağırdığı zabıta kuvvetleri dışında zabıta amir ve memurları ile resmi üniforma giymiş kimseler ve silah taşıyanlar sandık alanına giremeyecekler. Oy verme işlemi sırasında gebeler, hastalar, engelliler ve yaşlılara öncelik tanınacak. Sandık başında seçmene vereceği oy hakkında hiç kimse müdahale, telkin ve tavsiyede bulunamayacak. Seçmenler oylarını kullandıktan sonra sandık başından ayrılacaklar.</p>
<p>Okuma-yazma bilmeyen seçmene, yardım istemesi durumunda, sandık kurulu başkanı parti işaretlerinin hangisinin hangi partiye ait olduğunu açıklayacak.</p>
<p><strong>-Seçim günü yasakları</strong></p>
<p>10 Ağustos Pazar sabah saat 06.00&#8217;dan gece saat 24.00&#8217;e kadar, her ne suretle olursa olsun alkollü içki satılması, içkili yerlerde ve umumi mahallerde her çeşit alkollü içki verilmesi, içilmesi yasak olacak. Bu saatler arasında emniyet ve asayişi korumakla görevli olanlardan başka hiçbir kimse, köy, kasaba ve şehirlerde silah taşıyamayacak.</p>
<p>Oy verme süresince umuma açık eğlence yeri niteliğini taşıyan lokantalarda yalnız yemek verilebilecek. Kahvehane, kıraathane ve internet kafeler dahil bütün umumi eğlence yerleri kapalı kalacak.</p>
<p>Oy verme günü saat 18.00&#8217;e kadar televizyon ve radyolar ile her türlü yayın organları tarafından seçim ve seçim sonuçları ile ilgili haber, tahmin ve yorum yapılması yasak olacak.</p>
<p>Saat 18.00 ila 21.00 arasında televizyon ve radyolar ile her türlü yayın organlarında ancak YSK tarafından seçim ile ilgili verilecek haber ve tebliğler yayınlanabilecek.</p>
<p>Saat 21.00&#8217;den sonra bütün yayınlar serbest olacak ancak YSK&#8217;ca gerek görülmesi halinde, saat 21.00&#8217;den önce de yayınlar serbest bırakılabilecek.</p>
<p>Yasaklar, seçimin ikinci tura kalması halinde 24 Ağustos Pazar günü de uygulanacak.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.siyasettebugun.com/?feed=rss2&#038;p=2268</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Barış Süreci, Ekonomi ve Mısır Meselesi</title>
		<link>https://www.siyasettebugun.com/?p=2236</link>
		<comments>https://www.siyasettebugun.com/?p=2236#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 Aug 2014 11:01:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[barış süreci]]></category>
		<category><![CDATA[bdp]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[demirtaş]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[iktidar]]></category>
		<category><![CDATA[kürt]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>
		<category><![CDATA[mısır]]></category>
		<category><![CDATA[muhalefet]]></category>
		<category><![CDATA[öcalan]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.siyasettebugun.com/?p=2236</guid>
		<description><![CDATA[Siyasi Gündeme Dair Değerlendirmeler: Barış Süreci, Ekonomi ve Mısır Meselesi “Mutlu Son” ‘lar Yakın mı? Mesele Kürtlere ayrıcalık çerçevesinden çıkartılıp, Türkiye’nin demokratikleşmesi bağlamına oturtulduğu müddetçe süreç krizlere rağmen ilerler kanısındayım. Barış sürecini hükümeti sıkıştırmak için kullanan ülke içi ve dışı mihraklar olduğunu görmemek için kör olmak gerekir. Şu anda ekonomi ve barış süreci en kırılgan [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Siyasi Gündeme Dair Değerlendirmeler:</p>
<p>Barış Süreci, Ekonomi ve Mısır Meselesi<br />
“Mutlu Son” ‘lar Yakın mı?</strong></p>
<p>Mesele Kürtlere ayrıcalık çerçevesinden çıkartılıp, Türkiye’nin demokratikleşmesi bağlamına oturtulduğu müddetçe süreç krizlere rağmen ilerler kanısındayım.<br />
Barış sürecini hükümeti sıkıştırmak için kullanan ülke içi ve dışı mihraklar olduğunu görmemek için kör olmak gerekir. Şu anda ekonomi ve barış süreci en kırılgan noktalardır. Öcalan’ın; elinin kuvvetli olduğunu düşünerek, bundan faydalanmak adına elinden geleni yaptığını görüyoruz. PKK’nın kendi içerisinde de çözüm sürecini desteklemeyen bir kesimin olduğu da göz ardı edilmemeli. Provakatif küçük alevlenmelerin, yangına dönüşmemesi adına çok hassas olunması gerekir. Barış sürecinin aktörleri arasındaki görüş farklılıklarını göz ardı etmeden, genel stratejiye bakarak doğru teşhis ile yola devam edilmelidir.</p>
<p><strong>Barış Sürecinden Çok Karalama Politikası Yürüten Muhalefet</strong></p>
<p>Muhalefeti çözüm süreci pek ilgilendirmiyor gibi gözüküyor. Onların tek derdi; iktidarın değişmesi ya da en azından yıpranması… Barış sürecinin sekteye uğraması halinde AKP’nin ağır bir hasar alacağını düşünüyorlar. Söylemlere ve tutumu doğru şekilde analiz ettiğinizde, muhalefetin özellikle CHP’nin sadece süreçten kendi adlarına “nasıl fayda sağlarız” fikri ile hareket ettiklerini görmek çokta zor olmasa gerek… CHP Genel Başkanı’nın büyük sıklıkta yaşadığı kafa karışıklığı ve zihin karmaşası kendi ülkesine zarar vermekten başka bir işe yaramıyor.</p>
<p>Dinime küfür eden, Müslüman olsa… “<br />
Bu lafı birçoğunuz bilirsiniz, ben tam da muhalefetin tavrını bu şekilde tanımlıyorum. İktidarın Türk halkına verdiği onca hizmeti görmezden gelip aynı zamanda halk için hiçbir proje üretmeyip, sadece karalama yöntemi ile hareket etmeleri gerçekten halkı aptal yerine koyduklarını zannetmekten başka bir şey değil… Halk artık daha bilinçli, daha sürecin içerisinde aktif… O yüzden küçük oyunların bir adım ötesine geçip, halka hizmet için bir adım atmalarını tüm iyi niyetimle muhalefetten diliyorum. MHP’ye baktığımızda, ellerinde “milliyetçilik” ten başka hiçbir şey olmadığını görmek için çok üst seviyede bir siyasi bilgiye ihtiyacımız yok.<br />
Gelelim barış sürecini siyasal rekabete dönüştürmeye çalışmalarına… Süreç sadece AK Parti ve BDP’nin çalışması olarak görülmekten çıkarılıp, Türk toplumunun ortak problemi gibi algılanır ve baltalanmaktan vazgeçilir ise, sorunsuz bir “mutlu son” olacağını düşünüyorum. Bu noktada temel ilke ise; diyalog ve uzlaşma adına karşılıklı iletişimi korumak. Konuşmak, dinlemek ve her şeyden önemlisi anlamak- anlaşılmak çok önemli. Silahların gürültüsü kesildiği anda sesler duyulabilir hale geliyor.</p>
<p><strong>Medyanın Doğru Tavrı</strong></p>
<p>Medya öyle büyük bir güçtür ki, hem savaşın, hem de barışın destekçisi olabilir. Gelelim barış sürecindeki medyanın rolüne… Barış sürecinin Türkiye’nin geleceği için ne kadar önemli olduğunu kısa sürede kavrayan medya, bilinçli bir şekilde sürecin çözümlenmesine destek vermektedir. Zaten kim savaş ister ki?… Bu süreci desteklemeyenlerin vatanına karşı iyi niyetinden şüphe ettiğimi de eklemek isterim.</p>
<p><strong>Barış Süreci ve Ekonomi</strong></p>
<p>Barış sürecinin olumlu gelişmesi en çok Türkiye ekonomisi bakımından önemli. Bu boyutu nedense bazı taraflarca ikinci plana atılıyor. Terörün sona ermesi ile kaynaklar askeri harcamalar yerine sosyal refah alanına kaydırılacaktır, böylelikle genç ve üretken nüfus kaybı büyük olanda önlenecek, ciddi bir üretim ve pazar alanı ulusal ekonomiye kazandırılabilecektir. İşte tam da bu yüzden de çözüm sürecinin başarıya ulaşması şarttır. Bölgeye yönelik teşvikler ve bunun sonucunda gerçekleşen yatırımlar, ülkenin doğusu ve batısının birbiriyle eklemlenmesine ve iktisadi akışın sağlanmasına yol açacaktır. Bu zincirleme sürece büyüyen ve gelişen Türkiye’ye yönelik adımlar olarak bakmak gerekir.</p>
<p><strong>Dünya Gündemi- Mısır Meselesi</strong></p>
<p>Mısır’da yaşanan katliam hiçbir şekilde kabul edilemez ve affedilemez… Devamlı olarak İslam dünyası üzerinde oyunlar oynanıyor tuzaklar oluşturuluyor. Bu katliama sessiz ve tepkisiz kalmak insanlık dışıdır. Uluslararası medya Türkiye’de polisin hukuk dâhilinde kullandığı biber gazını günlerce abartılı bir şekilde yer verirken, bu darbeye karşı neden sessiz kaldıkları bilinmez. Yüzlerce kişinin öldüğü bir katliamı göz ardı etmek, kabul edilemez…<br />
Dualarımız Mısır halkı ile…</p>
<p><strong>Timur Özgönül<br />
TMR Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.siyasettebugun.com/?feed=rss2&#038;p=2236</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Buzdağının Görünmesi Gereken Kısmı</title>
		<link>https://www.siyasettebugun.com/?p=2231</link>
		<comments>https://www.siyasettebugun.com/?p=2231#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 Aug 2014 10:47:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[bdp]]></category>
		<category><![CDATA[buzdağı]]></category>
		<category><![CDATA[Carnegie Medal]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[davos]]></category>
		<category><![CDATA[demirtaş]]></category>
		<category><![CDATA[kafkasya]]></category>
		<category><![CDATA[mhp]]></category>
		<category><![CDATA[mustafa koç]]></category>
		<category><![CDATA[orta asya]]></category>
		<category><![CDATA[rahmi koç]]></category>
		<category><![CDATA[rockefeller]]></category>
		<category><![CDATA[sedat ergin]]></category>
		<category><![CDATA[selahattin]]></category>
		<category><![CDATA[tayyip erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yiğit bulut]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.siyasettebugun.com/?p=2231</guid>
		<description><![CDATA[Buzdağının Görünmesi Gereken Kısmı Farkında olmaksızın siyasi fikir ve düşüncelerini asla kabul etmediğiniz kişi/kişilerin ortaya attığı tezlerin yanlışlığını tartışırken buluverirsiniz kendinizi… O, ‘öyle değil, doğrusu budur’ şeklinde sürekli bir savunma mekanizması geliştirirsiniz. Bunun bir sonraki aşaması da, tartışırkenki kabullenme sürecidir. Sorun olarak algılanmayan bir durum bile bir anda gündemde bomba etkisi ile yerini alır… Kendi [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Buzdağının Görünmesi Gereken Kısmı</strong></p>
<p>Farkında olmaksızın siyasi fikir ve düşüncelerini asla kabul etmediğiniz kişi/kişilerin ortaya attığı tezlerin yanlışlığını tartışırken buluverirsiniz kendinizi… O, ‘öyle değil, doğrusu budur’ şeklinde sürekli bir savunma mekanizması geliştirirsiniz. Bunun bir sonraki aşaması da, tartışırkenki kabullenme sürecidir. Sorun olarak algılanmayan bir durum bile bir anda gündemde bomba etkisi ile yerini alır…<br />
Kendi tezlerimizi üretip ardından da savunmaya geçmeden önce, bu tezlerin eldeki verilerle, kesin bilgilerle çelişip, çelişmediği üzerine de düşünmemiz gerekir. Sadece konuşmuş olmak için konuşan o kadar çok insan türedi ki her birimizin çevresinde…</p>
<p>Bunlardan birisi ile yazımı sürdürmek istiyorum…</p>
<p>Baş Saçmalayıcı: Yiğit Bulut</p>
<p>Başbakanlık Başdanışmanı Yiğit Bulut, katıldığı bir televizyon programında tuhaf konuşmaları ile sadece beni değil eminim birçok duyarlı insanı şoke etti. Kürdistan’ın kurulması ile Türkiye topraklarının genişleyeceğini dile getiren isim, “Türkiye’nin konfederasyona geçmesi anlamına da gelmiyor. Kimse bunu Başkanlık sistemiyle bağlayarak kafaları karıştırmasın. Bugün Erbil’e gittiğinizde havalimanını kim yapmış. Türkler yapmış. Üniversiteyi hastaneyi Türkler yapmış. Markalar Türk markası. Yani Erbil bugün Ankara kadar bir Türk şehridir. Erbil Ankara kadar da bir Kürt şehridir. Eklemlenmek ayrı fiziki sınırların değişip, yeni devletler ortaya çıkması ayrı. Batı dünyasını da en çok rahatsız eden budur. Türkiye eklemlenmiş yeni bölgelerle genleşen bir ülke haline gelmektedir. ” ifadelerini kullandı. Bu açıklamayı Yiğit Bulut’un imzası olmadan yazılı basından okusaydık, sanıyorum açıklamaların Selahattin Demirtaş’a filan ait olduğunu düşünürdük.</p>
<p>BDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş ise aynı günlerde tüm Türkiye için özerklik talebinde bulunuyor ve kendince çözümünü paylaşıyor. Bu kapsamda Türkiye’nin 20 ya da 25 bölgeye ayrılabileceğini söylüyor. Demirtaş; “Türkiye coğrafyası ekonomik, kültürel demografik yapısıyla 20 veya 25 bölgeye ayrılabiliyor. Yerinden yönetim bölgelerine ayrılabilir. Sadece Kürtlere özgü bir özerklik yerine Türkiye’nin katı merkeziyetçi yönetim modelinden vazgeçerek bir yerinden yönetim modelini hayata geçirmesi lazım.” diyor…</p>
<p>Al Selahattin Demirtaş’ı vur Yiğit Bulut’a…</p>
<p>Neden birisi çıkıpta; “sorunu çözmek istiyorsak, kendi gündemimizi kendimizin belirlemesi yeterli olacaktır.” demiyor. Ortada ne “Kürt sorunu” var, ne de “bölge sorunu”. Ortada top yekûn bütün Türkiye’de insanların hepsi için, Aleviler, Kürtler, Sünniler, Türkler için demokratikleşme sorunu ve bu sorunu çözme zorunluluğumuz var gerçek olan bu.</p>
<p><strong>Gelelim Koç’un Boynuzlarına…</strong></p>
<p>Tarih sıralaması ile gitmek istiyorum. ..</p>
<p>AK Parti’nin kurulmasından sadece bir hafta önce 5 Ağustos 2001′de CNN Türk’te Taha Akyol’a konuk olan Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Rahmi Koç, canlı yayında “Tayyip Bey’in 1 milyar doları var” suçlaması ile partinin kuruluşunu baltalamaya ve Tayyip Erdoğan’ı töhmet altında bırakıp diskalifiye etmeye çalışmıştı. Arşivden bu röportaja ulaşabilirsiniz. AK Parti’nin önünü kesmek için her türlü çabanın büyük sermaye tarafından gösterildiği o günlerin sonunda AK Parti 3 Kasım 2002 seçimlerinde iktidara gelince Rahmi Koç, koca Koç Holding’in yönetimini 43 yaşındaki oğlu Mustafa Koç’a devrettiğini açıkladı. Bunun sadece bir emeklilik olduğuna herkesi inandırmak istercesine de Nazenin adlı yatı ile dünya turuna çıktı, fotoğraflar çekti ve üzerine sergiler bile açtı. Her iş adamının hayalidir öyle değil mi emekliliğinde yatı ile dünya turuna çıkmak…</p>
<p>‘Koç Ailesi’ne bildiğiniz üzere 2009 yılında ‘Hayırseverlik’ alanında ABD’nin en prestijli ödülü Carnegie Medal of Philanthropy verildi. Koç Ailesi, 2009 yılında ödül alanlar arasında Amerikan olmayan tek aile oldu. Koç Ailesi adına ödülü, ABD’de iş dünyasının sembol isimlerinden David Rockefeller’ın elinden alan Rahmi Koç’un konuşmasının son cümlesi olan ‘Bu ödülü sadece ailem adına değil ülkem için de alıyorum’ şeklindeki sözlerinin ardından gözleri doldu. Beş yüz kişilik salon Rahmi Koç’u ayakta alkışladı. (…)Rahmi Koç’u uzun zamandan beri tanıdığını belirten David Rockefeller, Koç Ailesi’nin yaptıklarının çok değerli olduğunu, Türkiye’nin geleceğinde bu yardımların önemli rol oynayacağını söyledi. Rockefeller Bu arada ödül alanlar arasında bulunan Sanford Weill de Koç Holding’in yönetim kurulu üyeliğini yapıyor…’</p>
<p>Bu ödülün ardından sadece bir ay geçtikten sonra, Sedat Ergin adeta postacılık yaparak, Council on Foreign Relations’ın (CFR) (Dış İlişkiler Konseyi) iki ayda bir çıkardığı Foreign Affairs’in çok prestijli bir dış politika dergisi olduğunu hatırlatarak, derginin Kasım/Aralık (2009) sayısında Türkiye hakkında çok önemli bir makale yayınlandığından söz ediyordu. ‘Türkiye’yi Dönüştürenler’ başlıklı makaleyi kaleme alanlar, Amerika’nın eski Ankara Büyükelçisi Morton Abramowitz ile Leigh Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Henry Barkey idi. İkili, AKP Hükümeti’nin ‘riskli ve tehlikeli’ yönelişlere girdiğinden bahisle ‘Temeldeki soru; ülkenin en güçlü partisinin, İslami geçmişinin ve taban seçmeninin kültürel açıdan muhafazakâr yönelişlerinden kendisini kurtarıp kurtaramayacağıdır.’ diyorlardı.</p>
<p>Başbakan Erdoğan’ın Davos’ta İsrail Cumhurbaşkanı’nı azarlamasından da yakındıkları yazıda, ‘AKP hükümetinin Batı ile her geçen gün artan uyumsuzluk içinde adım atıyor olmasından duyulan kaygıyı’ seslendiriyorlardı.<br />
CFR’ın (Council on Foreign Relations) Onursal Başkanı David Rockefeller’dır. Babası John D. Rockefeller ise CFR’ın kurucuları arasında yer almıştır. CFR, çıkardığı Foreign Affairs dergisindeki ‘uzman’ yazarlar üzerinden dünyanın farklı yerlerindeki karar alma süreçlerini etkilemeyi amaçlar.</p>
<p>Peki, yine bakalım tarihlere… Derginin tüm makalelerine online olarak ulaşabilirsiniz ve tüm bu bahsettiğim söylemleri sizler de okuyabilirsiniz. Bir arşiv taraması yaptığınızda, 2008 yılına kadar Türkiye’nin Yükselen Yıldızı gibi iddialı kelimelerle övülen AKP Hükümeti ve TC Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, bir anda ne oldu da, risk ve tehlike arz eder oldu. 2008 yılının son aylarına kadar yazılan makalelerde, somut verilerle göklere çıkartılan hükümet ve Başbakan, 2009 yılı itibariyle duygusal analizlerle nasıl olur da zan altında bırakılabilir. Öncelikle bilimsel verilerle desteklenen ve alanının uzmanları tarafından oluşturulan içeriklerin yer aldığı bu prestijli dış politika dergisinde duygusal ve gerçekliği olmayan söylemlerin ne işi var…<br />
Ve de neden Koç’un2009 yılında David Rockefeller’ın elinden aldığı ödülün arkasından bu karalama politikası başlatılıyor!</p>
<p><strong>Ne büyük tesadüf öyle değil mi?</strong><br />
Kılıf mükemmel kurgulanmış… Gelelim Rahmi Koç’un, kurum içi dergisine 2012′de (391. sayısı) verdiği röportajdaki cümlelerine… Soru: “Bu enerjiyi nereden alıyorsunuz? Hiç sakin bir hayat yaşamalıyım” dediğiniz oldu mu?” Cevap: “Bugünkü devirde inzivaya çekilip, köşende oturmak gibi bir şey yok. Ben kendimi emekli addetmiyorum. Sadece kulvar değiştirmiş olarak görüyorum. Şu an geçmişe nazaran daha çok meşguliyetim var.” Emeklilik meşguliyetlerinin ne olduğunu anlamışsınızdır sanırım…</p>
<p>David Rockefeller’ın Türkiye hakkındaki sözleri ile yazımı sonlandırmak istiyorum!</p>
<p>“Türkiye; dünyadaki en stratejik konumdaki ülkedir ve bizim için çok önemlidir. Nedenlerine gelince: Bir kere Büyük İsrail Devleti topraklarının su kaynaklarının önemli bir kısmı şu anda Türkiye’ye aittir. İkincisi, Müslüman ve demokratik bir ülke olarak bu konuda öncü bir ülkedir. İslamiyeti yıkmak istiyorsak önce Türkiye’den başlamalıyız. Üçüncüsü, Avrupa ve Asya arasında bir köprü durumdadır. Maden, petrol, doğalgaz gibi zengin yer altı kaynaklarına sahip Ortadoğu ve Kafkasya’ya hakim olmak istiyorsak bu ülke elimizin içinde olmalıdır. Ortadoğu hemen hemen elimizde sayılır. Kafkasya ve Orta Asya’daki diğer Türk devletleri de yakında darbelerle kargaşaya boğulacaklar ve avucumuzun içine düşecekler. Bu Türkler aslında birleşip bir araya gelseler karşılarında hiçbir güç duramaz. Bu yüzden böyle bir olasılığa karşı, ajanlarımız her an tetikte bekliyorlar. Türk devletlerinde kilit mevkilerdeki adamlarımız, aralarında en ufak bir yakınlaşma sezdiklerinde hemen istikrarı bozacak olaylar ve darbelerle bunu önlüyorlar.” Diyor Rockefeller!</p>
<p>Lütfen ülkemizin jeo-politik konumunun ve ne kadar büyük ve güçlü bir ülke olduğunun en az dış mihraklar kadar farkına varalım… Birlik- beraberlik ve refah içerisinde, daha bilinçli bir şekilde hareket edelim. Yukarıda da belirttiğim gibi, bu sorun hepimizin sorunu… Aleviler, Kürtler, Sünniler, Türkler için demokratikleşme sorunu ve bu sorunu çözme zorunluluğumuz var gerçek olan bu.<br />
Herkese şimdiden Hayırlı Bayramlar diliyorum.</p>
<p><strong>Timur Özgönül<br />
TMR Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.siyasettebugun.com/?feed=rss2&#038;p=2231</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İHSANOĞLU&#8217;NDAN ÇARPICI AÇIKLAMALAR</title>
		<link>https://www.siyasettebugun.com/?p=2173</link>
		<comments>https://www.siyasettebugun.com/?p=2173#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Jul 2014 07:59:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[cumhurbaşkanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[demirtaş]]></category>
		<category><![CDATA[ekmeleddin]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[ihsanoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[seçim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.siyasettebugun.com/?p=2173</guid>
		<description><![CDATA[CHP ve MHP&#8217;nin de aralarında bulunduğu 11 partinin desteklediği çatı Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu, Birgün gazetesine verdiği röportajda &#8220;Meclis&#8217;ten Abdullah Öcalan&#8217;ın özgürlüğünü ya da ev hapsini sağlayacak yasa gelse, onaylar mısınız?&#8221; sorusuna &#8220;Cumhurbaşkanı hükümetten, meclisten gelen her şeyi vicdani kanaati halktan aldığı güçle kamuoyunun hassasiyeti ve Anayasanın hükümleri ışığında yapması lazım. Bu çerçevede davranmayan cumhurbaşkanı, [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>CHP ve MHP&#8217;nin de aralarında bulunduğu 11 partinin desteklediği çatı Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu, Birgün gazetesine verdiği röportajda &#8220;Meclis&#8217;ten Abdullah Öcalan&#8217;ın özgürlüğünü ya da ev hapsini sağlayacak yasa gelse, onaylar mısınız?&#8221; sorusuna &#8220;Cumhurbaşkanı hükümetten, meclisten gelen her şeyi vicdani kanaati halktan aldığı güçle kamuoyunun hassasiyeti ve Anayasanın hükümleri ışığında yapması lazım. Bu çerçevede davranmayan cumhurbaşkanı, görevlerini hakkıyla ifa eden bir cumhurbaşkanı olamaz. Bu anlayış içinde toplumda mutabakat olan her şeyi cumhurbaşkanı da kabul etmek durumundadır&#8221; diye yanıt verdi. Öte yandan Ekmel Bey, Gezi eylemlerinin yapıldığı sırada yurt dışında olduğunu söyledi.</p>
<p><strong>İşte Ekmeleddin İhsanoğlu&#8217;nun Birgün gazetesinden Ömür Şahin Keyif ve Serbay Mahsuroğlu&#8217;na verdiği Mutabakat olan her şeyi onaylarım&#8221; başlıklı o röportajı:</strong></p>
<p><a href="http://www.siyasettebugun.com/wp-content/uploads/fft99_mf4479612.jpeg"><img src="http://www.siyasettebugun.com/wp-content/uploads/fft99_mf4479612.jpeg" alt="fft99_mf4479612" width="606" height="340" class="aligncenter size-full wp-image-2147" /></a></p>
<p><strong>Gezi sürecinde milyonlarca insan muhafazakârlığın dayatılmasına karşı sokağa çıktı. Sizse sürekli muhafazakârlık vurgusu yaparak oy istiyorsunuz. Bu şekilde oy alabileceğinizi düşünüyor musunuz?</strong></p>
<p>Muhafazakâr olmak başka, muhafazakârlığı temsil etmek başka, onu başkalarına zorlamak başka. Ben muhafazakâr bir ailenin evladı olarak yetiştim. Ama ben kendimin tırnak içinde muhafazakâr olarak tarif edilmesini çok eksik buluyorum. Ben muhafazakârım ama aynı zamanda modern bilim okumuş, onu araştırmış, modern bilimin, rasyonalizmin değerini anlayan, anlatan, okuyan, okutan bir insanım. Ben bütün dünya kültürlerine açılan Batı ve Doğu arasında ilişki kuran, bunların sentezini hayatında yaşatan bir insanım. Onun için bu şekilde bir tanımlama ve sınıflandırma benim düşünce tarzımı, zihniyetimi doğru şekilde yansıtmaz.</p>
<p>Türkiye&#8217;de insanların hür iradeleriyle istedikleri hayat tarzını yaşamaları en tabii haklarıdır. Bu kanunlarda da böyledir, insan hak ve hürriyetlerinin evrensel beyannamesinde de böyledir ve Türkiye&#8217;nin hedefi buna ulaşmaktır. Bir siyasi kadronun bir şahsın veya zümrenin fikirlerini başkalarına zorla kabul ettirmek benim reddettiğim bir husus.</p>
<p><strong>&#8216;KİMSEYİ ZORLAMIYORUM</strong>&#8216;</p>
<p><strong>Bu doğrultuda, bir cumhurbaşkanı adayının basın toplantısını besmeleyle açmasını nasıl konumlandırıyorsunuz?</strong></p>
<p>Türkçe besmele okudum, &#8220;Rahman ve rahim olan Allah&#8217;ın adıyla&#8221; dedim. Bunda bir yanlış var mı? Burada ben inanıyorum &#8220;Rahman ve rahim olan Allah&#8217;ın adıyla&#8221; başlıyorum, inandığım Allah&#8217;tan rahmet diliyorum. Başkası farklı düşünüyorsa o onun bileceği iş, ben onu zorlamıyorum. Benim arkamdan sen de söyle demiyorum&#8230;</p>
<p><strong>Referanslarınızı genelde İslamiyetten seçiyorsunuz, öte yandan sekülerim diyorsunuz&#8230;</strong></p>
<p>Sekülerizm ne demektir, laiklik ne demektir? Laiklik dini reddetmek, dini rafa koymak değil; laiklik demek din meselesiyle devlet meselesini birbirine karıştırmamak. Ben bu konuda çok açık bir tavır sahibiyim, diyorum ki dini devlete karıştırırsanız devleti bozarsınız. Dini siyasete karıştırırsanız siyaseti bozarsınız. Siyaseti de dine karıştırırsanız din işlerini bozarsınız ve toplumda huzursuzluk yaratırsınız.</p>
<p><strong>Cumhurbaşkanı olsaydınız, bu şekilde konuşmanız dinle devletin iç içe girmesi olmaz mıydı?</strong></p>
<p>Yok öyle bir şey. Bu mesele icraatte olur, laikliğe inanmak sizin din konusunda tavrınızı değiştirmek değil ki.  Siz laik olursunuz dindar olursunuz o sizin bileceğiniz iş, dindar olmazsınız başka türlü inançtan olursunuz. O sizin bileceğiniz iş. Ama siz bir noktaya gelip de dini devlet işlerine karıştırırsanız veya ayırırsanız o zaman laiklik orada bahis konusu.</p>
<p><strong>Kadınlar için &#8220;Meclisi harekete geçireceğim&#8221; diyorsunuz..</strong>.</p>
<p>Türkiye&#8217;de kadının bir takım problemleri var ama şu da var biz İslam dünyasından daha iyi durumdayız; çünkü bizde 19&#8217;uncu yüzyılda kız öğrencilere eğitim başladı. 20&#8217;nci yüzyılın başında kızların Darülfünun&#8217;da okuma hakkı doğdu, meslek sahibi oldular. Fakat kadına karşı şiddet var&#8230; Kadının hâlâ toplumdaki istenilen aktif göreve katkısı yok, siyasi karar mekanizmalarında yok, toplumun bazı kesimlerinde hor görülüyor. Kızlarımız çok küçük yaşta evlendiriliyor. Bütün bu menfilikleri gidermek lazım. Bunlar sırf kadınla ilgili bir bakanlık kurmakla olmaz. Bu aynı zamanda kadınların dertlerini dinlemek, sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği yapmak ve Kadın Konseyi gibi bir şey kurarak devamlı onlara danışmak&#8230;<br />
<strong><br />
&#8216;KENDİ GÜNDEMİMİ TAŞIMAM&#8217;</strong></p>
<p>Kampanyanızda kadını aile içinde konumlandırıyorsunuz, ancak kadınların buna ciddi bir itirazı olduğunu da biliyoruz&#8230;</p>
<p>Bakın, ben biraz önce neden bahsettim? Kadının sosyal hayattaki, resmi hayattaki durumundan bahsettim. Burada İslam dünyasında daha çok karar mekanizmalarında söz sahibi olmalı aktif olmalı dedim.</p>
<p><strong>Kampanyayı soruyorum&#8230;</strong></p>
<p>Kampanya kaç günlük kampanya Allah rızası için&#8230; Böyle bir kampanyada her şeyi yapmak mümkün mü? Aşk olsun&#8230;</p>
<p><strong>Mutabakata önem veriyorsunuz. Meclis&#8217;ten Abdullah öcalan&#8217;ın özgürlüğünü ya da ev hapsini sağlayacak yasa gelse, onaylar mısınız?</strong></p>
<p>Cumhurbaşkanının görev ve yetkileri ortada. Bu yetkilerle Cumhurbaşkanı hükümetten, meclisten gelen her şeyi vicdani kanaati halktan aldığı güçle kamuoyunun hassasiyeti ve Anayasa&#8217;nın hükümleri ışığında yapması lazım.</p>
<p>Bu çerçevede davranmayan cumhurbaşkanı, görevlerini hakkıyla ifa eden bir cumhurbaşkanı olamaz. Bu anlayış içinde toplumda mutabakat olan her şeyi cumhurbaşkanı da kabul etmek durumundadır. Çankaya&#8217;ya kendi gündemi ve siyasi görüşleriyle çıkan bir cumhurbaşkanı kriz yaratır.</p>
<p><strong>Alkol ya da internet yasağı karşınıza gelseydi onaylar mıydınız?</strong></p>
<p>Ben yasaklara karşıyım. Özellikle fikir ifade hürriyeti konusunda dünya ve Avrupa normlarında uluslararası evrensel insan hakları beyannamesindeki hüküm ve hakların Türkiye&#8217;de uygulanması taraftarıyım.</p>
<p><strong>&#8216;HEDEF AYDINLAR DEĞİL HALK&#8217;</strong></p>
<p>&#8216;Ekmek için Ekmeleddin&#8217; sloganı çok tartışıldı, sizin de itirazlarınız olmuş muydu ilk başta slogana?</p>
<p>&#8216;Ekmek Kuran hakkı için&#8217; diye and içeriz değil mi, bu bizim milletimizin vicdanında, şuur altında bir kutsallık ifade eder. Ekmek teknesi, meslekler, iş hayatı&#8230; Biz bunu Anadolu&#8217;da gördük, insanlar çok sevdiler. Biz değişik fikirlere açığız, karar verirken tartışarak veririz. Bu ekmek meselesinde de buna benzer bir süreç yaşadık ve bizim arkadaşlarımız arasından &#8216;Bu nereden çıktı&#8217; diyenler oldu, sizin gibi düşünenler oldu. Bu da doğru bir düşünce, bir bakış açısıdır. Ben karar alındıktan sonra tartışma esnasında kimseyi şu tarafa bu tarafa zorlamadım, karar alındı ben de buna uydum, ama kafamda çekinceler bulundu bir müddet için. Bursa&#8217;ya gidince, Esnaf ve Zanaatkârlar birliği başkanı bize &#8216;Nereden buldunuz bu güzel sloganı, sembolü?</p>
<p>Bizim esnafımız çok sevindi. &#8220;Biz ekmek parasını kazanmak için çalışıyoruz. Biz işyerimizin ekmek teknesi diyoruz&#8217; dedi. Celal Bayar&#8217;ın mozalesine gittik orada halk bize iki şey getirdi; bir ekmek bir de zeytin fidanı. Biz onu o bahçeye diktik. Ekmeği de akşam iftarında herkesle beraber paylaştık. Aynı şekilde Edirne&#8217;de buğday başakları veriliyor, Tekirdağ&#8217;da iftarda uzun bir ekmeği paylaştık&#8230; Demek ki bazen aydınlar farklı düşünüyor, halkın nabzını yakalayanlar farklı&#8230; Zaten biz halkı hedefliyoruz, aydınlar zaten kültür ve birikimleriyle; okuma, dinleme, seyretmeleriyle karar veriyorlar. Ama mesajınızı geniş kitlelere vermek için, halkın anlayışına uygun mesajlar vermeniz lazım.</p>
<p><strong>İlk turu geçemezseniz, ikinci turda Selahattin Demirtaş&#8217;ı destekler misiniz?</strong></p>
<p>Selahattin Bey bu soruya kendisi de cevap verdi. &#8220;Seçilmezsem hakkımdan feragat etmem&#8221; dedi. Kendisi etmiyorsa ben de etmem.</p>
<p><strong>&#8216;DEMİRTAŞ ÇELEBİ İNSAN&#8217;</strong></p>
<p>Selahattin Demirtaş &#8216;Tutum Belgesi&#8217;ni açıklarken bu seçimde iki çizginin yarıştığını, bu çizgilerden birini siz ve Erdoğan&#8217;ın temsil ettiğini söyledi&#8230;</p>
<p>Selahattin Bey&#8217;i yeni tanıdım. Parti liderlerini ziyaret ederken ziyaretine gittim. Gerçekten pırıl pırıl, genç bir siyasetçi, davasına hizmet eden akıllı bir insan. Türkiye için hukuk mücadelesi, özgürlük meselelerinde çok güzel fikirleri olan zarif bir insan. Çelebi, centilmen bir insan, o bakımdan onu tanıma fırsatı bulduğum için çok mutluyum. Üç adaydan birinin olması çok güzel bir şey. O günden itibaren aramızda güzel bir dostluk oldu, medeni bir ilişki oldu. Ben sunuşumu yaptığım gün, kendisi aradı, tebrik etti başarılar diledi, ben de kendisine aynı şekilde mukabelede bulundum. Biliyorsunuz kampanya hesapları açılınca ben bir jest yapmak istedim, sembolik bir şey yaptım. O da çok zarif bir tvveet attı, biz de ona mukabelede bulunduk.</p>
<p><strong>Peki sizi Erdoğan&#8217;dan ayıran bir fark var mı?</strong></p>
<p>Ben hükümet başkanlığına talip değilim. SırfCumhurbaşkanlığı&#8217;na talibim, Türkiye&#8217;de istikrarı sağlayan, huzuru temin eden, Türkiye&#8217;nin içindeki ikiliği gidermek için sevgi saygı tohumlarını ekmek isteyen bir insanım. Ben Türkiye&#8217;nin yurtdışında itibarının yeniden tesis edilmesini istiyorum. Birlik dirlik tohumları ekmek istiyorum. Aynı zamanda komşularınızla bölgemizde yok olan huzurun yeniden tesisi için Cumhurbaşkanlığına talibim.</p>
<p>Gezi sürecinde, &#8216;İlk üç gün çok temiz duygularla oradalardı, sonradan bozuldu&#8217; şeklinde bir ifadeniz vardı. Bu Erdoğan taraftarlarının söylemi değil mi?</p>
<p>Bakınız, Gezi&#8217;de her şey birbirine karıştı.  Bizim zaten Allah&#8217;a şükür millet olarak her şeyi birbirine karıştırmayı çok seven bir yapımız var. Karıştırdıktan sonra işin içinden çıkılmaz bir hale gelir, düğüm yaparız. Gezi&#8217;ye çok dikkatle, analitik bakın; ilk hareket noktası genç insanların çevre, ağaç, ülke, şehir sevgisi. &#8216;Taksim Meydanı değişmesin, tarihi hafızamızda bu şekilde kalsın&#8217; talebi. Bu bence vatanperver bir tavırdır, toprağını seven ağacını tabiatım seven insanlar vatanperver insanlardır; hain olamazlar. Bunlar ülkelerini sevmişlerdir ve bunlarla kuracağınız ilişki; sopa, biber gazı ilişkisi değil, diyalog içinde çözüm aramaktır. Bu yapılmadı, orada devletin hatası oldu. Gece yarısı sopayla kafalarına vurdu, onların çadırlarını yakıp yıktı, biber gazlarını bastı ve ufak masum bir harekete düşmanca bir tavırla &#8216;çapulcu&#8217; dedi. Bu mesele uzadıkça, gördük ki kamu araçlarını dükkânlan kıran döken, molotof kokteyli kullanan insanlar çıktı. Bunlar marjinal değil mi? Manzaranın tamamına baktığımız zaman kimin haklı kimin hatalı olduğunu tespit etmemiz lazım. Biz &#8216;Eli sopalı devlet yanlış yaptı&#8217; derken bu masum hareketin içine sızan ya da yanından geçip başka sloganlar atan insanlara da göz yummayalım&#8230;</p>
<p>Söyledikleriniz &#8220;Gezi&#8217;de marjinaller vardı&#8221; söylemiyle benzeşiyor. Diyelim ki öyle; &#8216;marjinal&#8217; olmak suç mu?</p>
<p>Hayır değil, şiddet kullanmak suç. İnsanlar istediği gibi düşünmeli, hürsünüz.</p>
<p>Nice marjinal grup vardır ki bir süre sonra ana akım haline gelir. Anayasadaki, kanundaki haklar çerçevesinde; fikir, ifade, gösteri yapma hürriyeti hakkınızdır; başkasına, kamu malına zarar vermeyeceksiniz.</p>
<p>15 Haziran&#8217;da polisin Taksim&#8217;e girişine kadar orada kimseye bir zarar gelmedi. Bahsettiğiniz dükkân camları polisin biber gazı kapsülleriyle inmiş olabilir mi?</p>
<p>Şimdi detay konusunda bu kadar zaman geçtikten sonra, zaten o tarihte yurtdışındaydım, sizin gün ve saat sorunuza cevap veremeyeceğim, kusura bakmayacaksınız, beni mazur göreceksiniz&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.siyasettebugun.com/?feed=rss2&#038;p=2173</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
